Haber Detayı

Trump tek cümleyle İsrail'in 60 yıllık en iyi korunan 'sırrını' ifşa etti
Dünya aydinlik.com.tr
17/03/2026 11:04 (3 saat önce)

Trump tek cümleyle İsrail'in 60 yıllık en iyi korunan 'sırrını' ifşa etti

Trump, İsrail’in nükleer silah kullanmayacağına güvendiğini söyleyerek Tel Aviv’in 50 yıldır koruduğu stratejik sessizliği bozdu. Tel Aviv’ın Kennedy dönemindeki sürtüşmelerle başlayan nükleer muğlaklık siyaseti, Trump’ın ifadeleriyle fiilen sona mı erdi?

ABD Başkanı Donald Trump, “en büyük müttefiki” İsrail’in nükleer kapasitesini ilk kez açıkça dile getirerek 1960'ların başından beri sürdürdüğü sırrı tek cümlede yerle bir etti.

Trump, İran’la süren savaşta İsrail’in nükleer silah kullanmayacağına güvendiğini söyledi.

Bu sözlerle Washington’un nükleer suskunluğu Trump’ın tek cümlesiyle fiilen çöktü.

İsrail, yaygın olarak kabul edilen bir gerçek olsa da nükleer silahlara sahip olduğunu resmen kabul etmiyor.

Önceki ABD başkanları İsrail’in nükleer silahlara sahip olabileceğini ima eden açıklamalar yapsa da Trump’la birlikte Washington ilk kez bu kadar net bir ifadeyle bu gerçeği dile getiriyor.

Tahminlere göre İsrail’in 80 ile 200 arasında nükleer başlığa sahip olabileceği değerlendiriliyor.

Pazartesi günü Beyaz Saray’da konuşan Trump, danışmanı David Sacks’in İsrail’in savaşın haftalar ya da aylar sürmesi halinde nükleer seçeneği değerlendirebileceği yönündeki yorumlarını reddetti.“İsrail bunu yapmaz.

İsrail asla böyle bir şey yapmaz” diyen Trump, bu ihtimali kesin bir dille dışladı. 'UZARSA İSRAİL YOK EDİLEBİLİR' Sacks son günlerde Washington’a “çıkış yolu” aranması çağrısı yapmıştı. “All-In” adlı podcast yayınında konuşan Sacks, savaşın uzamasının İsrail’in savunma kapasitesini zorlayacağını ve daha sert bir tırmanma baskısı yaratacağını söyledi. “Eğer bu savaş haftalar ya da aylar sürerse İsrail yok edilebilir” diyen Sacks, özellikle hava savunma sistemlerinin zamanla tükenebileceğini ve bunun nükleer bir karşılık riskini artırabileceğini vurguladı.

NECEF ÇÖLÜ - DİMONA TESİSİ İsrail’in nükleer programının merkezi, Necef Çölü’nde yer alan Dimona tesisi olarak biliniyor. 1950’lerin sonlarında kurulan bu kompleks uzun yıllar boyunca “tekstil fabrikası” ya da “araştırma merkezi” olarak tanıtıldı.

Ancak ABD istihbaratı daha 1960’larda gerçeği biliyordu.

CIA raporları, Dimona’daki reaktörün sivil değil, doğrudan plütonyum üretimine uygun şekilde kurulduğunu ve İsrail’in nükleer silah programı yürüttüğünü açıkça ortaya koydu.

BEN GURİON–KENNEDY HATTI İsrail’in kurucu lideri David Ben Gurion, nükleer programı ülkenin güvenliği için stratejik bir zorunluluk olarak gördü.

Ancak ABD Başkanı John F.

Kennedy, Dimona’daki faaliyetlerden ciddi şekilde rahatsızdı.

CIA’nın 1960’larda hazırladığı raporlar Dimona’nın gerçek amacını ortaya koyunca, Kennedy yönetimi İsrail’e baskı yaptı.

Washington, tesisin denetlenmesini isterken Tel Aviv programı gizlemek için yıllarca oyalama taktikleri uyguladı.

KENNEDY’NİN İTİRAZLARI Kennedy yönetimi, İsrail’in nükleer silah geliştirmesinin Batı Asya’da zincirleme bir silahlanma yarışını tetikleyeceği uyarısında bulundu.

ABD, Dimona tesisine düzenli denetim talep etti.

Ancak İsrail bu denetimleri sınırlı ve kontrollü şekilde kabul etti, programın gerçek kapsamı uzun süre gizli kaldı.

VANUNU İFŞAATLARI İsrail’in nükleer kapasitesine dair en somut bilgiler, 1986’da eski Dimona teknisyeni Mordehay Vanunu’nun açıklamalarıyla ortaya çıktı.

Vanunu, İsrail’in yüzlerce nükleer başlık üretebilecek kapasiteye ulaştığını öne sürdü.

Bu ifşaatlar sonrası İsrail tarafından kaçırılarak yargılandı ve uzun yıllar hapis yattı.

İlgili Sitenin Haberleri