Haber Detayı

Savaş ne zaman biter üzerine çeşitlemeler
Yazarlar hurriyet.com.tr
17/03/2026 05:42 (3 saat önce)

Savaş ne zaman biter üzerine çeşitlemeler

SORULUYOR: Sen gazetecisin, söyle bakalım: Bu savaş ne zaman biter?

- CEVAP VERİYORUM: Valla bunun cevabını Trump bile bilmiyor azizim, ben nereden bileyim?*- SORULUYOR: Şu anda hangisi savaşın bitmesini istiyor: İran mı?

ABD mi?- CEVAP VERİYORUM: Şu sıralar İran, “maliyeti artırmak” amacıyla savaşın uzamasını isteyen taraf olabilir.*- SORULUYOR: Trump, savaşı uzatmak mı istiyor, bitirmek mi?- CEVAP VERİYORUM: Bitirmek istiyor da onurlu bir çıkışı henüz bulabilmiş değil.*- SORULUYOR: Peki ya İsrail?- CEVAP VERİYORUM: İsrail için “ideal İran” şöyle bir İran: Yanmış, yıkılmış, bölünmüş, parçalanmış, içten içe eriyen bir İran.

Bu sapkın hedefe ulaşmak için elinden geleni yapmak istiyor.*- SORULUYOR: Savaş yarın bitse zafer kimin olur?- CEVAP VERİYORUM: İki taraf da zafer ilan eder.

Trump, ağız kalabalıklığıyla bunu zafer olarak satmaya çalışır.

İran, meydanlara toplayacağı kalabalıklarla bunu zafer olarak satmaya çalışır.*- SORULUYOR: Hangisinin zafer ilanı, dünya kamuoyu tarafından daha inandırıcı bulunur?- CEVAP VERİYORUM: Trump’ın zafer ilanının çok inandırıcı bulunacağını sanmıyorum.

Aradaki muazzam asimetri nedeniyle İran, bu açıdan daha avantajlı.*- SORULUYOR: Bırak şimdi laga lugayı da hadi söyle: Bu savaş ne zaman bitecek?- CEVAP VERİYORUM: Savaş, biraz zor bitecek galiba.

Çünkü Trump, şu üç açıdan sıkışmış durumda: BİR: Batağa saplandı saplanacak, bir çıkış bulamıyor.

İKİ: Muzaffer olamadığının bal gibi farkında.

ÜÇ: Netanyahu’ya “yeter artık, düş yakamdan” deme cesaretini gösteremiyor.İRAN’I EN İYİ ONLAR ANLATIYORİRAM / İran Araştırmaları Merkezi’nde yer alan isimler şunlar:- Doç.

Serhan Afacan (Başkan)- Oral Toğa- Emine Gözde Toprak- Rahim Farzam- Dr.

Çağatay Balcı*Her biri yıllardır İran’ı değişik açılardan inceliyorlar, hayatlarını bu işe adamışlar.İran’ın rejimini, vekil güçlerini, siyasetini, etki alanlarını, ekonomisini, askeri gücünü, etnik yapısını çok iyi biliyorlar.Dilleri mesafeli.

Yaklaşımları objektif.Bilimselliği zerre kadar terk etmiyorlar.*Onlar sayesinde İran’la ilgili gelişmeleri Washington’dan, Londra’dan izleme utancından kurtulduk.İran’ı anlamak için İRAM’a kulak verme gereğini duyuyoruz ve bundan ziyadesiyle memnunuz.Var olsun İRAM - İran Araştırmaları Merkezi!İLBER HOCA’NIN MÜSLÜMANLIĞIErhan Afyoncu anlatmış.*İlber Hoca, Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olunca bir gelenek başlatmış.Şöyle bir gelenek:Her ramazan Topkapı Sarayı’nda görev yapmış ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için hatim okutma geleneği.*Dikkat: Paşalar, devletliler, sadrazamlar, ulular için değil hizmetliler için hatim.İlber Hoca’nın hem Müslümanlığını hem de hakkaniyetli zarafetini bundan daha iyi ne anlatabilir.*Aşk ile bir kez daha:Allah gani gani rahmet eylesin sana İlber Hocam.İLBER HOCA’NIN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ“Türkiye’yi birleştiren cenaze törenleri” diye bir liste yapsak...

İlber Hoca için yapılan cenaze töreni o listenin ön sıralarında yer alır.*Özgür Özel de oradaydı Ömer Çelik de...

Müsavat Dervişoğlu da oradaydı Hüseyin Yayman da...

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy da oradaydı eski Sanayi Bakanı Mustafa Varank da...

Yavuz Ağıralioğlu da oradaydı Fahrettin Koca da...

Binali Yıldırım da oradaydı Mehmet Ağar da...

Celal Adan da oradaydı Ahmet Davutoğlu da.*Sadece siyasi yelpaze mi genişti?

Tabii ki hayır.

Toplumun tüm renkleri, tüm kesimleri, tüm farklılıkları cenazede yer aldı.Galatasaray Üniversitesi ile Fatih Camisi’ni birleştirdi İlber Hoca.Hepsinin en üstüne de Fatih Sultan Mehmet’i koymasını bildi.*İlber Hoca, Türkiye’nin üzerinde birleştiği ender isimlerindendi.

Cenazesi de bunun kanıtı oldu.Nurlar içinde yatsın hocamız.

Allah rahmet eylesin.OSCAR’A AZICIK ISINDIMÇok tuhaf, hiçbir şeye benzemeyen “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” adlı şapşal filme ödülleri yağdırdıkları yıldan beri süper soğumuştum Oscar’dan.*Bu yıl iki nedenle azıcık da ısındım:*- BİR: “Savaş Üstüne Savaş” isimli çok beğendiğim filmin önemli ödülleri alması nedeniyle.*- İKİ: Adam gibi adam Javier Bardem’in “Savaşa hayır!

Özgür Filistin!” diye haykırması nedeniyle.OSMANLICA CEHALETİ İLE ARAPÇA NEFRETİBugün Türkiye’de okumuş yazmışlar arasında şu iki şey var:*- BİR: Korkunç bir Osmanlıca cehaleti.*- İKİ: Korkunç bir Arapça nefreti.*Osmanlıca cehaleti şu düzeyde:*Osmanlıca denilenin Türkçe olduğunun farkında değiller.Türkçe yazılabilen her cümlenin Arapça harflerle de yazılabileceğini bilmiyorlar.Öyle cahiller ki Osmanlıca ile Arapçayı birbirine karıştırıyorlar.İstiklal Marşı’nın orijinalinin Osmanlıca yazıldığının farkında bile değiller.*Arapça nefreti ise şu seviyesizlikte:*İngilizce: Kafasını gözünü kırarak konuşsalar da saygıda kusur etmezler.Fransızca: Anlamasalar da işittiklerinde tatlı bir zevk alırlar.İtalyanca: Bilmeseler de hayata bağlılığın göstergesi sayarlar.Ama sıra Arapçaya gelince...Harflerinden, yazılışından, telaffuzundan bile nefret ederler.

İnsan bir dilden tiksinir mi yahu?

Tiksiniyorlar resmen.Biraz ırkçılık, çokça İslam alerjisi.

Nefretlerinin nedeni bu.Profesörü de böyle siyasetçisi de böyle.*Denemesi bedava:*Karaman’da bir törende birkaç öğrenci, İstiklal Marşı’nın birkaç dizesini İngilizce okusun...“Karaman’da Arapça İstiklal Marşı okundu” diye ortalığı inim inim inletenlerin bunu en küçük bir sorun haline getirme olasılığı sıfırdır.

İlgili Sitenin Haberleri