Haber Detayı

Okuldaki şiddet evde başlıyor
Gündem hurriyet.com.tr
17/03/2026 07:00 (2 saat önce)

Okuldaki şiddet evde başlıyor

Okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından uzmanlar, bunların temelinde aile olduğuna dikkat çekti. Çocuğa yaklaşım açısından 4 tip aile modelinin bulunduğunu ve bunlardan ikisinin şiddeti körükleyebildiğini belirten uzmanlar, sorunun çözümü için özellikle ailelere yönelik rehberlik çalışmalarının yapılması gerektiğini dile getirdi.

OKULLARDA şiddetin boyutu her geçen gün daha da artıyor.

Öğrencinin öğrenciye, velinin öğretmene ve hatta öğrencinin öğretmene uyguladığı şiddet son bulmuyor.

Meselenin artık yalnızca ‘akran zorbalığı’ başlığı altında değerlendirilmemesi ve toplumsal şiddetin ele alınmasının vaktinin geldiğini dile getiren uzmanlar, yaşanan bu acı olayların çok boyutlu bir şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Nurten Sargın, okullarda yaşanan şiddetin nedenlerine dair şu değerlendirmeyi yaptı:ERGENLİĞE DİKKAT“Şiddet kültürü uzun yıllardır ve gittikçe dozu arttı.

İlk başlarda hoş görülebilir bir seviyedeyken başladı ve bugünkü noktaya geldi.

Yaptırımlar, gerçekleşen davranışlarla doğru orantılı olmadığı için pekiştirilmiş ve ödüllendirilmiş oldu.

Öncelikle ergenlik dönemindeki gençleri çok iyi tanımak gerekiyor.

Bu dönemdeki çocukların enerjilerinin olumlu alana çekilmesi gerekiyor.

Hangi alana ilgililerse o alana yönlendirilmeleri şart.

Bu sayede kendilerini değerli hissetmelerini sağlamak gerekiyor.

Günümüzde çok fazla uyaran olduğu gibi şiddetle ilgili çok fazla rol model de var.

Çocuklar dijitalleşmeyle birlikte olumsuz rol modellere çok fazla maruz kalıyor.

Bu durum şiddeti ve dilini normalleştiriyor.

Prof.

Dr.

Nurten SargınAİLEYE BAKILMALIAyrıca şiddet, akranlar arasında bir prestij ya da güç gösterisi olarak da görülüyor.

Bunun böyle görünmesi şiddetin daha fazla gerçekleşmesine yol açıyor.

Diğer yandan çocukların kendilerini okula ait hissetmesi gerekiyor.

Bunun için de okullarda yaş gruplarına yönelik etkinliklerin olması lazım.

Bu sayede onların kendilerini ifade etmesine alan açılabilir.

İyi davranış modellerinin artırılması da şart.

Yaşadığımız acı olaydaki saldırgan çocuğun ailesine de bakılmalı.

Bu tarz çocukların aile düzenleri incelenmeli hatta aile fertlerine yönelik müdahale ve tedavi edici çalışmalar yapılmalı.

Eğer çocuklar kendilerini okula ait hissetmiyorsa bu tür olayların daha da artması söz konusu olabilir.” Gözden Kaçmasın İnsanlar çocuk fikrinden vazgeçmiyor ama bekliyor Haberi görüntüle 4 FARKLI AİLE TUTUMUYıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Ali Eryılmaz, çocuğun ihtiyaçlarına anında cevap vermenin ya da onları görmezden gelmenin doğru davranış modelleri olmadığı belirterek, bu tür çocukların izin verici ya da ilgisiz aile tutumuyla yetişenlerden oluştuğuna dikkat çekti.

Prof.

Dr.

Eryılmaz, ailelerin sergilediği dört farklı tutumu şöyle sıraladı:Demokratik: En çok önerilen bu tutumda aileler hem çocuğa sınır koyuyor hem de çocuğun isteklerini doyuruyor.Otoriter: Burada çocuğun istekleri doyurulmuyor ve çocuğa sınır koyuluyor.İzin verici: Sadece çocuğun istekleri doyuruluyor ve ona sınır koyulmuyor.İlgisiz: Ne çocuğa sınır koyuluyor ve ne de istekleri doyuruluyor.Eryılmaz, izin verici aile ile ilgisiz aile ortamında yetişen çocukların şiddete yönelmeye daha yatkın olduğunu belirtti.

Prof.

Dr.

Ali Eryılmaz‘SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK’ KAVRAMI BİLİNÇLİ BİR TERCİH18 yaşını doldurmamış kişinin çocuk sayıldığını vurgulayan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç.

Dr.

Zafer İçer, şöyle konuştu: “Türk hukuk sisteminde ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramının tercih edilmesi, yalnızca terminolojik bir farklılık değil.

Bu tercih, çocuklara yönelik ceza adaletinin koruyucu, eğitici ve rehabilite edici yaklaşımını yansıtan bilinçli bir hukuk politikasının sonucu.

Çocukların kusur yeteneklerinin henüz yeterince gelişmemesi, kişilik gelişiminin devam ediyor olması, çocukların yeniden topluma kazandırılması ve ıslah amacının ön planda olması gibi sebeplerle, suça sürüklenen çocukların cezalarında yaş grubuna göre belirli indirimler uygulanır. 0-12, 12-15 ve 15-18 yaş gruplarına göre farklılık gösteren bu uygulamalar değişiklik gösterir.

Gözden Kaçmasın Bayramda yollar kan gölüne dönmesin Haberi görüntüle ŞARTLAR DEĞİŞTİKÇE CEZALAR DA DEĞİŞİYORSuça sürüklenen çocuğun kasten yaralama suçunu işlemesi durumunda, yaralamanın ağırlığına göre, 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya daha ağır nitelikte bir yaralama söz konusu ise 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası aralığında belirlenecek cezadan, çocuğun içinde bulunduğu yaş grubuna göre gerekli indirimler yapılır.

Yaralama suçunda ağırlaşan neticelere bağlı olarak, Türk Ceza Kanunu’nun 87’nci maddesinde öngörülen şekilde cezaların artırılması söz konusudur.

Örneğin yaralama sonucu mağdurun organını kaybetmesi, kemik kırığına yol açılması ya da ölümüne sebebiyet verilmesi, ağırlaşmış hallerden bazılarıdır.

Suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçunu işlemesi durumunda, 12-15 ve 15-18 yaş grubunda yer alan çocuklar bakımından cezada indirim uygulanması söz konusu. 15-18 yaş grubundaki çocuğun kasten öldürme suçunu işlemesi durumunda 12 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Kasten öldürme suçunun nitelikli halleri gerçekleşmiş ise de 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilir.

Psikolojik rahatsızlığı bulunan çocukların cezai sorumlulukları açısından, bu rahatsızlığın akıl hastalığı boyutunda olup olmamasına göre farklı durumlar oluşabilir.

Her psikolojik rahatsızlık bir cezasızlık hali ya da cezada indirime sebebiyet vermez.

Rahatsızlığın akıl hastalığı mahiyetinde olması gerekir.”

İlgili Sitenin Haberleri