Haber Detayı
Bayramda yollar kan gölüne dönmesin
Bu yıl uzun değil, kısa ve hafta sonuna denk gelen 3 günlük bir bayram tatili var. Ancak bu bayram, 1 haftalık okul tatili ile birleştiği için, işten izin alabilenler yollara döküldü bile. Yani yüzbinlerce araç yollarda, ki en korktuğum! Zira araç bakımını ihmal eden, yorgun ya da aceleci şoförler her yıl maalesef ölümlü trafik kazalarına sebep olmakta. Geçtiğimiz yıl Ramazan Bayramı’nda 6 bin 268 kazada 74 can gittiğini ve “Yollar kan gölüne dönmesin” diye alınması gereken önlemleri hatırlatmak isterim.
ZAM GELDİ: OTOBÜS BİLETLERİ UÇAKLA YARIŞIYOR Şehirlerarası ulaşımda geçtiğimiz cuma günü, okulların kapanmasıyla başlayan hareketlilik sürüyor.Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Genel Başkanı Birol Özcan, bayram ve ara tatilin aynı döneme denk gelmesiyle şehirler arası yolculuk talebinin arttığı ve İstanbul çıkışlı, ana seferlerde doluluk oranının yüzde 90’ı aştığını söylüyor: “Ulaştırma Bakanlığı, 29 Mart’a kadar ek seferlere izin verdi.
Bilet satışlarımız devam etmekte.
Bayram dönemi günlük otobüs sefer sayısının 1300-1400’e çıkmasını bekliyoruz” diyor.
Bir de uyarısı var: “Olası riskleri azaltmak, yarı yolda kalmamak için yalnızca otogarlardan hareket eden otobüsleri tercih etsinler, ‘korsan’ firmalara güvenmesinler.”Yolculuğun maliyeti ise biraz “tuzlu.” Bayram öncesi zam geldi!
Bazı tek yön fiyatları şöyle:* İstanbul-İzmir: 1.370 TL* İstanbul-Ankara: 949 TL* İstanbul-Eskişehir: 875 TL* İstanbul-Muğla: 1.900 TL* İstanbul-Samsun: 1.450 TL* İstanbul-Bursa: 720 TL* Ankara-Antalya: 1000 TLOtobüsçülerin savunması ise şu: “Akaryakıt fiyatlarındaki artış, otogarlardan verilen ücretsiz servis hizmeti, ücretli otoyol, İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün kullanması gibi kalemler maliyetleri ciddi şekilde arttırmakta.”UZMANINDAN UYARI: PARA HIRSINA KAPILMAYIN Üzücü ama şu da bir gerçek ki neredeyse her bayram bir otobüs, ölümlü bir kazaya karışıyor.Güvenli Sürüş Uzmanı Serkan Çabuş’un bu konuda bir uyarısı var: “Özellikle tatil dönemlerinde bazı firmalar, ‘yeter ki para kazanayım’ mantığıyla hareket ediyor, şoförleri tek başına, yorgun şekilde yola çıkarmak ya da yasal olarak kullanacağı saatten fazla araç kullanmaya zorluyor.
Lütfen şoförler bunu kabul etmesin, haklarını savunsun ne kendi hayatlarını ne de başkalarınınkini tehlikeye atsın.
Yine işini hakkı ile yapanları tenzih ediyorum ama sadece ehliyeti olduğu için niteliksiz, deneyimsiz kişiler, ‘bayram yoğunluğu’ sebebiyle istihdam edilebiliyor.
Oysa şoförlerin kadrosu, sigortası ve Sürücü Mesleki Yeterlilik ile Psikoteknik Belgeleri tam ve yeterli olmalı.Ayrıca zorunlu olarak devlet yapmasa da şoförler, ‘yeni’ ve ‘eski’ kuralları ne kadar bildiklerine dair, şirket içi denetim ve eğitimden geçmeli.
Zira otobüs kazaların çoğu sabaha karşı, yorgun, uykulu, uzun saatler çalışmış, gerekli deneyim ve donanıma sahip olmayan sürücüler sebebiyle yaşanmaktadır.” KAZALARIN ÇOĞU HIZ VE ŞERİT İHLALLERİNDEN KAYNAKLANIYOR Üsküdar Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener ise otoyollarda hızın azaldığı giriş-çıkış noktalarını kullanacak olan sürücülerin, hızlanma-yavaşlama şeritlerini iyi bilmesi ve fonksiyonuna uygun kullanılmasının güvenli sürüş açısından hayati önem taşıdığına vurgu yaparak, diyor ki: “Oysaki Türkiye’de sürücüler, çoğu zaman bu şeritleri yanlış kullanmakta.Hızlanma şeridi; otoyol veya ana yola katılan araçların güvenli şekilde hızlanarak trafiğin akış hızına uyum sağlaması için ayrılmıştır.
Bu şeritler, sürücülerin ana yoldaki araçların hızına ulaşmasını kolaylaştırır.
Bu hıza ulaşmak için; hızlanma şeridinin mümkün olduğunca sonuna kadar gidilmesi, aynaların kontrol edilmesi, sinyal verilmesi ve ani manevralardan kaçınmak gerekmektedir.Yavaşlama şeridi ise otoyoldan çıkacak araçların güvenli şekilde hızlarını azaltması içindir.
Ancak birçok sürücü, çıkışa kadar otoyolda hızla ilerleyip, son anda sapaktan çıkmaya çalışıyor.
Bu da arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini ciddi şekilde artırıyor.İŞTE YOLA ÇIKMADAN YAPILMASI GEREKENLER“Otoyollarda mesafe-hız planlaması da hayati önemde.
Bu nedenle sürücüler yalnızca önlerini değil, aynalarla arkadan gelen trafiği de sürekli kontrol etmeli, güvenli sürüş için araçlar arasında en az 6 saniyelik takip mesafesi bırakılmalıdır.
Mümkün olduğunca en sağ şeridi kullanmak da en doğrusudur.
Zira diğer şeritler sollama amaçlıdır.
Emniyet şeridinde duran, tünellerde arızalanan araçlar ile yola düşen yükler gibi risklere karşı da ‘uyanık’ olunmalı.
Uzun süreli sürüşlerin, dikkat kaybına yol açabileceği, dolayısıyla 2-3 saatte bir mola vermek, el- yüz yıkamak, uykusuz, yorgun bir halde yola çıkmamak gerektiğini, yine yola çıkmadan önce öz bakımınız gibi araç bakımınızı yaptırmanız gerektiğini de lütfen unutmayın.
Son anda gişe değiştirme veya yanlış gişeye girip geri manevra yapma gibi davranışlar da en sık görülen kaza nedenleridir.”YENİ CEZALAR YÜRÜRLÜKTE Bir uyarı da benden. 26 Şubat’ta yeni trafik düzenlemesi ile trafik cezaları da artırıldı.Hız limitleri, otomobiller için şehirler arası çift yönlü karayollarında 90, bölünmüş yollarda 110, devlet tarafından işletilen otoyollarda 130, ‘yap işlet devret’ yollarda ise 140 km oldu.
Sürücüler şehir dışında bu limitleri 10 km, şehir içi trafikte ise 5 km aşabilecekler.Kuralların ihlal edilmesi halinde ise cezalar da kademeli olarak artacak.
Şehir içinde, belirtilen hız sınırını; 6 ila 10 km aşanlar 2 bin TL, 11 ile 15 km aşanlar 4 bin TL, 16 ile 20 km aşanlar 6 bin TL ödeyecek.
Eğer hız sınırı 46 km aşılırsa, yani 50 olan sınır 96 km süratle ihlal edilirse, 20 bin TL ve yanı sıra ehliyete 30 gün, 56 km ile ihlal edilirse 25 bin TL ve ehliyete 90 gün el konulma cezası var.