Haber Detayı
CHP’li belediyenin at kesip yedirmesine sözde hayvan aktivistleri sessiz
AK Parti iktidarının yasal düzenlemelerine sert eleştiriler getiren sözde hayvan hakları savunucuları, CHP'li Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin at kesip vatandaşa yedirmesi skandalına sessiz kaldı. Hükümet karşıtı slogan atmaya gelince mangalda kül bırakmayan sözde hayvanseverler, CHP’li belediyede atlar kesilirken adeta üç maymunu oynadı. AK Parti’li belediyede köpek toplansa ortalığı ayağa kaldıran malum koro, Mersin’deki kavurma rezaletine karşı günlerdir hiçbir tepki açıklaması yapmadı. İdeolojik “at gözlükleri” vicdanlarının önüne geçen sözde aktivistlerin ikiyüzlü tavrı, hayvan hakları mücadelesinin siyasi oyuncağa dönüştüğünü bir kez daha tescilledi.
CHP'nin yönettiği belediyelerdeki hayvan skandalları salgına dönüştü.
İBB'nin Adalar'daki 978 atı adeta yok etmesinin ardından Mersin'de yarış atının kesilip kavurma yapılarak vatandaşlara yedirildiği ortaya çıktı. 'Smart Latch' adlı yarış atının sakatlanması üzerine kesilerek kavurma yapıldığı, Mersin Büyükşehir Belediyesi tesislerinde vatandaşlara servis edildiği TAKVİM tarafından ortaya çıkarıldı.
Tüylerin ürperdiği, midelerin kaldırmadığı hayvan hakları ve gıda güvenliği skandallarıyla ilgili sözde hayvanseverlerin 'üç maymunu' oynaması ise tuhaf karşılandı.
İlgili ilgisiz hemen her konuda ahkam kesen sözde hayvan hakları aktivistleri, CHP'li İBB'nin 978 atı nasıl kaybettiğiyle ilgili ölçülü hiçbir tepki göstermediği gibi, Mersin'deki yarış atının kavurma yapılıp halka yedirilmesine de suskun kaldı.
CHP'NİN ARKA BARINAĞI Son olarak Hayvanları Koruma Kanunu'nda değişiklik yapılarak sokak köpeklerinin problem olmaktan çıkarılmasına dönük adım atan AK Parti iktidarına ağır eleştiriler yönelten sözde hayvan hakları savunucuları, ideolojik tutumunu hemen her vakada ortaya koydu.
CHP'nin arka bahçesi gibi faaliyet yürüten sözde hayvan hakları savunucuları, vakıflar ve aktivistler; AK Parti iktidarının kanuni düzenlemeleri ile belediyelerin barınak merkezli faaliyetlerine hep itiraz etti.
AK Parti'li belediyelerdeki en küçük hayvan olayı anında büyütülerek sosyal medyanın gücüyle ajitasyonlarla geniş kitlelere yayıldı.
İşte geçmişten günümüze sözde hayvanseverlerin ikiyüzlü tavırlarından bazıları...
BARINAK YAPTI DİYE AK PARTİ'Lİ İBB'YE 'SOYKIRIMCI' DEDİLER 2015 yılında AK Parti yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından inşa edilen Kısırkaya Hayvan Bakımevi, 'mega barınak' modelinin ilk büyük krizini başlattı. 100'e yakın örgütün destek verdiği eylemlerde, bu tesislerin hayvanları şehirden tecrit eden birer 'sürgün yeri' ve 'toplama kampı' olduğu savunuldu.
Dönemin İBB yönetiminin projeyi HAYTAP'ın desteklediği iddialarına karşılık Federasyon, 'Biz İBB'nin tarafında değil, dava açan tarafın yanında olacağız' diyerek projeye karşı duruşunu netleştirdi.
Sözde hayvanseverler, Vezneciler'den İBB Başkanlığı önüne yürüyerek sözde 'soykırım projelerine' karşı çıkacaklarını ilan etti.
BİR KÖPEK İÇİN YAYGARA 2022 yılı sonunda Konya Büyükşehir Belediyesi barınağında bir köpeğin kürekle vurularak telef edildiği öne sürüldü.
Münferit hadise üzerinden yaygara koparıldı.
Sosyal medyada #KonyadaKatliamVar başlıklı kampanyalar yürütüldü.
Barınak önünde fiziki eylem tertiplendi.
Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), bu tesislerin 'sıcacık yuvalar' değil, birer 'ölüm kampı' olduğunu iddia etti.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hayvan Hakları Komisyonu 'Saray'ın yaşama açtığı savaşta tarafız' açıklamasını yaptı.
HAYTAP Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat, barınakların 24 saat izlenebilir olması ve gönüllü denetimine açılması gibi radikal maddeler içeren 7 maddelik talep listesini belediyeye sundu.
Sözde hayvanseverler, Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin yarış atlarını kesip vatandaşa kavurma olarak yedirmesine ve CHP'li İBB'nin kaybolan atlarına ses çıkarmadı.
BAŞIBOŞ KÖPEKLER İÇİN ORTALIĞI AYAĞA KALDIRDILAR Özellikle çocuklara yönelik saldırıları ciddi vakalara yol açan sokak köpeklerinin sahiplendirilmesi veya barınaklara toplanması için AK Parti tarafından Avrupa'dan somut örneklerle hazırlanan kanuna ayak diretildi.
Sokak köpekleriyle ilgili hazırlanan kanun 'Katliam Yasası' olarak yaftalandı.
Hayvanları Koruma Kanunu değişikliğine karşı 2024 Haziran ayında Türkiye genelinde büyük mitingler düzenlendi.
İstanbul Yenikapı miting alanında bir araya gelen sözde hayvanseverler 'Öldüren değil, yaşatan yasa' sloganıyla toplandı. 'Yaşatacağız Platformu' isimli marjinal grup, Beyoğlu'daki AK Parti İl Başkanlığı'na yürüdü. 'Yasal olan her şey meşru değildir.
Sorumlular hesap verene kadar elimiz yakanızda olacak' açıklaması yapıldı.
Binlerce sözde hayvansever İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda 'Barınaklarınız kan kokuyor' ve 'Toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin' sloganlarıyla yürüdü.
İzmir Yaşam Hakları Savunucuları adına Pınar Alpasil tarafından yapılan açıklamada, 'uyutma' gibi yumuşatılmış ifadelerin 'katliamın üzerini örtmek için kullanıldığı' yalanı dillendirildi.
Gaziantep'teki eylemlerde ise 'Önce bizi öldürün, sonra köpekleri' diyen aktivistler başıboş köpeklerin toplatılmasına itiraz etti.
Ankara'da Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, Sakarya Caddesi ve Çankaya Belediyesi önünde 19 günü aşan kesintisiz oturma eylemleri başlattı.
Temmuz 2024'te kanun teklifinin TBMM'de komisyona gelmesiyle sözde hayvan hakları savunucuları Kadıköy İskele Meydanı'nda el ele tutuşarak 'Hayat Zinciri' oluşturdu.
Yayımlanan bildiride, 'Bu teklifin halk nezdinde hiçbir meşruiyeti yoktur.
Yüzyıllardır komşumuz olan köpeklerin 'ulusal güvenlik sorunu' olarak yaftalanmasına izin vermeyeceğiz.' denildi.
Aynı koro, at yarışlarında koşturulan, sakatlanınca kesilip CHP'li belediyenin tesisinde kavurma yapılan atlar için çıt çıkarmadı.
ŞİŞİRME RAKAMLAR GİZLENEN SKANDALLAR Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) hayvan hakları ihlallerinin raporlanması ve yaptırım ile sonuçlanması için çabaladığını iddia ediyor.
Hayvan Hakları İzleme Komitesi, 2025'in ilk 6 ayında en az 477 bin 952 hayvanın hayat hakkının ihlal edildiğine dair rapor yayımladı.
Raporda CHP'li belediyelerle ilgili hiçbir atıf yer almadı.
ANESTEZİYE BİLE ALGI AK Parti'nin yönettiği İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde, patisi kırık olduğu için teslim edilen hayvanların kısa süre sonra 'yüksek doz anestezi' şüphesiyle öldüğü iddiasıyla sanal ortamlarda algı oluşturuldu.
KÖPEKLERİ TOPLADILAR DİYE SUÇ DUYURUSU Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi, Kasım 2022'de Mamak Belediyesi'nin küpeli köpekleri 'hukuka aykırı şekilde' toplamasına müdahale etti.
Müdahale sırasında belediye görevlilerinin baro üyelerine fiziki şiddet uyguladığı öne sürüldü.
Ankara Barosu, yasadışı olduğunu iddia ettiği toplama ve darp nedeniyle Mamak Belediyesi hakkında suç duyurusunda bulundu.
DÜNDEN BUGÜNE DEĞİŞMEDİLER 2014 yılında Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılmak istenen değişikliklere karşı sözde ayvan hakları savunucuları, Kadıköy'de büyük bir protesto düzenledi.
Aktivistler, sokak hayvanlarının şehir dışındaki 'besleme odaklarına' sürüleceğini ve deneylerde kullanılacağını iddia ederek kanunun 'soykırım' anlamına geldiğini savundu.
Kanun tasarısının geri çekilmesini isteyen sözde hayvan savunucuları, 'Devlet elini hayvanlardan çek', 'Yeni tasarı ölüm kokuyor' sloganları attı.
ÜÇ MAYMUNLUK Bahse konu hayvan hakları savunucularının hiçbiri, CHP'li belediyelerde patlak veren hayvan skandallarına karşı kamuoyuna yansıyan güçlü bir tepki veremedi.
Sözde hayvanseverler, Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin kavurma yapıp Mersinlilere yedirdiği yarış atları hakkında üç maymunu oynadı.
NE OLMUŞTU Mersin Büyükşehir Belediyesi tesislerinde vatandaşlara yarış atı etinden kavurma yedirildiği ortaya çıkmıştı.
Yapılan incelemeler sonucunda, belediye tesislerinde vatandaşlara servis edilen kavurmanın, Adana Yeşiloba Hipodromu'nun şampiyon atlarından Smart Latch'e ait olduğu tespit edilmişti.
Yarış atının sakatlandığı gerekçesiyle kesildiği ve ardından kavurma yapılarak halka yedirildiği belirlenmişti.
Skandal, Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı aşevinden yemek alan vatandaşın, kavurmanın içinde sert cisim fark etmesiyle açığa çıkmıştı.
Vatandaşın durumu yetkililere bildirmesi üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri tarafından inceleme başlatılmış ve yapılan laboratuvar tetkikleriyle kavurmanın at etinden yapıldığını kesinleşmişti.
Yemekten çıkan yabancı maddenin ise ata takılan elektronik kimlik çipi olduğu saptanmıştı.
Olayın ardından aşevinde bulunan 213 kilogram kavurma imha edilmiş ve işletme bakanlığın tağşiş listesine dahil edilmişti.