Haber Detayı
EGSD Başkanı Yasin Akçakaya: “Üretmek yetmez, finansı da yönetebilen ayakta kalır”
EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisinin omurgası olduğunu ancak son yıllarda artan maliyetler ve kur belirsizliği nedeniyle üreticilerin zorlu bir denklemi yönetmek zorunda kaldığını belirtti.
EKONOMİ / İZMİR Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) tarafından düzenlenen Üye Buluşmaları etkinliği Buca Ege Giyim Organize Sanayi Bölgesi (BEGOS) ev sahipliğinde gerçekleştirilirken toplantıda, hazır giyim sektöründe kur riskleri, kredi enstrümanları ve sürdürülebilirlik bağlantılı finansal ürünler uygulama örnekleriyle ele alındı.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, günümüz rekabet koşullarında şirketleri ayakta tutan unsurun yalnızca üretim gücü değil aynı zamanda finansal riskleri doğru yönetebilme kabiliyeti olduğunu vurguladı.
Akçakaya, hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisinin omurgası olduğunu ancak son yıllarda artan maliyetler ve kur belirsizliği nedeniyle üreticilerin zorlu bir denklemi yönetmek zorunda kaldığını belirtirken, “Bugün şirketlerimizin başarısını belirleyen unsurların başında finansal yönetim becerisi geliyor.
Sipariş almak mı daha zor yoksa o siparişi finansal olarak doğru yönetmek mi sorusuyla her gün karşı karşıya kalıyoruz.
İzmir gibi girişimci kültürü yüksek ve ihracat kapasitesi güçlü bir kentte üreticilerimizin bu risklere karşı donanımlı olması sürdürülebilir büyüme için hayati önem taşıyor.” dedi.
Akçakaya, “13 Mayıs Çarşamba günü EGSD olarak gerçekleştireceğimiz, 7.
Ege Tekstil ve Konfeksiyon Tedarikçileri Buluşması etkinliğine tüm üyelerimizi davet ediyoruz” diye belirtti.
Figen Atmaca: “Dolarizasyondan ‘metalizasyon’a geçtik” Etkinlikte küresel ekonomik görünüm ve enerji piyasaları üzerine bir sunum gerçekleştiren QNB Hazine Ticaret Satış Müdürü Figen Atmaca, Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki etkisine ve yatırımcı tercihlerindeki değişime değindi.
Brent petrolün 9 Mart tarihinde gün içinde yaklaşık 119 ile 120 dolar seviyelerine kadar yükseldiğini ancak yapılan açıklamalar sonrası 94 ile 96 dolar bandına gerilediğini kaydeden Atmaca, piyasalardaki değişkenliğin sürdüğünü belirtti.
Yatırımcı davranışlarına ilişkin bir tespitte bulunan Atmaca, “Piyasalarda artık klasik dolarizasyon eğiliminin yerini, güvenli liman arayışıyla altın ve değerli metallere yönelimin arttığı bir ‘metalizasyon’ dönemine bıraktığını görüyoruz.
Jeopolitik riskler taşıma maliyetlerini doğrudan etkilerken ihracatçıların sürdürülebilirlik bağlantılı türev ürünlerle kendilerini korumaları gerekiyor” dedi.
Enerji maliyetleri ve ABD ile İran arasında süren savaşın enflasyon görünümü üzerinde baskı yarattığını belirten Atmaca, yılsonu enflasyon beklentilerini yüzde 25,5’e, politika faizi beklentilerini ise yüzde 32’ye revize ettiklerini ifade etti.
Ezgi Şener: “Enflasyon ile mücadele 2026’da da önceliğini koruyor” QNB Hazine Kurumsal Bankacılık Satış Müdür Yardımcısı Ezgi Şener ise sunumunda Türkiye ekonomisinin makro dengelerine ve 2026 yılı projeksiyonlarına odaklandı.
Türkiye piyasası için enflasyon politikası ve merkez bankası politikalarının ihracatçı üzerindeki yansımalarını değerlendiren Ezgi Şener, sanayicilerin nakit akışını planlarken iç piyasadaki likidite koşullarını ve liralaşma stratejilerini göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.
Şener, Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme modelinde kur istikrarının önemine değinerek “2026 yılına dair Türkiye piyasası özetinde enflasyonla mücadele ve para politikası adımları önceliğini koruyor.
Firmalarımızın finansal dayanıklılıklarını artırmak adına modern risk yönetimi araçları her zamankinden daha önemli hale geldi” diye konuştu.
Ertan Aslan: “İhracat Alacak Sigortası güvenli büyümenin anahtarı” Hazır giyim ihracatında tahsilat riski ve nakit akışı yönetimi üzerine bilgiler paylaşan EGSD Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Aslan ise, sektörde satışların çoğunlukla 30 ile 120 gün vadeli yapıldığını hatırlattı.
Üretim maliyetlerinin peşin ödenip tahsilatın uzun vadeye yayılmasının nakit akışı üzerinde büyük baskı oluşturduğunu dile getiren Aslan, ihracat alacak sigortasının firmaları ödeme riskine karşı koruduğunu belirterek, “Doğru finansman araçlarını kullanmak ihracatçının yeni pazarlara güvenle açılmasını sağlar.
Alacak sigortası ve faktoring sistemleri ile sevkiyat sonrası erken nakit akışı elde etmek üretim finansmanını kolaylaştırıyor” dedi.
Ayhan Göllü: “Doğru kredi seçimi maliyetleri düşürür” Yüksek faiz ortamında kredi seçiminin önemine değinen EGSD Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Göllü ise finansman çeşitlendirmenin ve kredinin takibinin şirket kârlılığı için kritik olduğunu söyledi.
Yanlış kredi kullanımının maliyetinin çok daha ağır olabileceğini ifade eden Göllü, Türk Eximbank kredilerinin ihracatçı için ana finansman kaynağı olması gerektiğini belirterek, “Rotatif krediler hızlı nakit erişimi sağlasa da faizi piyasaya göre değiştiği için uzun süre açık kalması kârı eritebilir.
Planlı işlerde maliyeti baştan belli olan spot krediler tercih edilmelidir” dedi.
Özgür Torun: “Forward işlemleri yatırım değil risk yönetim aracıdır” Toplantının son bölümünde kur riskinin yönetimi ve forward uygulamaları hakkında bilgi veren EGSD Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Torun, Türkiye’de Euro/TL paritesindeki değişimlerin ihracatçı üzerindeki etkilerini paylaştı.
Euro kurunun 2024 yılında yüzde 12,8 ve 2025 yılında yüzde 37,6 oranında artış gösterdiğini hatırlatan Torun, kur hareketlerinin parite değişimlerinden de etkilendiğini söyledi.
Forward işleminin bir yatırım değil risk yönetim aracı olduğunu vurgulayan Torun, gelecek tarihli kurun sabitlenmesiyle operasyonel kârın korunduğunu ifade ederek, “Yıllık yüzde 31,4 düzeyindeki kur farkı projeksiyonları dikkate alındığında forward kullanımı, şirketlerin finansal zarar yazmasını engelleyen en etkili araçlardan biridir” diye konuştu.