Haber Detayı

'Modern sulama ile tarımda yüzde 70 su tasarrufu sağlanabilir'
şehir ekonomigazetesi.com
14/03/2026 22:56 (17 saat önce)

'Modern sulama ile tarımda yüzde 70 su tasarrufu sağlanabilir'

Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Topkaya, yağış miktarı azalan Türkiye’nin hızla ‘Su Fakirliği’ sınırına yaklaştığını belirterek, ‘’Modern sulama ile tarımda yüzde 70 su tasarrufu sağlanabilir’’ dedi.

EKONOMİ/ANTALYA Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde düzenlenen Tarım Gündem Programı’na, Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Bülent Topkaya katıldı.

Antalya Ticaret Borsası Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın hazırladığı programda, Dünya Su Günü öncesi sürdürülebilir su politikaları ve suyun geleceği tartışıldı. ‘’Su fakiri sınırındayız’’ Suyun yaşamın ve medeniyetlerin temelini oluşturduğunu, tarih boyunca tüm medeniyetlerin su kaynaklarının çevresinde kurulduğuna dikkat çeken Prof.

Dr.

Topkaya, Türkiye’nin su açısından riskli bir coğrafyada bulunduğuna dikkat çekti.

Prof.

Dr.

Topkaya, şunları kaydetti: ‘’Dünyada kişi başına düşen yıllık su miktarı yaklaşık 5 bin metreküp.

Türkiye’de ise bu rakam yaklaşık bin metreküp seviyesindedir.

Bu durum bizi su fakirliği sınırına yaklaştırıyor.

Türkiye’de yağışlar azalıyor. 10 yıl önce 643 milimetre olan ortalama yağış miktarı son yıllarda 570 milimetreye düştü.

Nüfus artışıyla birlikte su üzerindeki baskı artıyor.

TÜİK’in projeksiyonlarına göre Türkiye nüfusu 2050’den önce 100 milyonu aşacak.

Kişi başına düşen su miktarı ise 2050 yılında bin metreküpün altına düşecek.’’ "Modern sulama ile tarımda yüzde 70 su tasarrufu" Türkiye’de suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarım, yüzde 19’unun sanayi, yüzde 12’sinin ise kentsel tüketimde kullanıldığını vurgulayan Prof.

Dr.

Topkaya, su tasarrufunun öncelikle tarımdan başlaması gerektiğini belirtti.

Vahşi sulama yöntemlerinin büyük su kaybına yol açtığını anlatan Prof.

Dr.

Topkaya, ‘’Modern sulama yöntemleri ve damlama sulama sistemleriyle tarımda yüzde 65-70 oranında su tasarrufu sağlanabilir.

Bu konuda devlet destekleri ve teşvikleri de çok önemli’’ dedi.

Su ayak izi yüksek ürünler Tarımda su kullanımının üretimle doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Prof.

Dr.

Bület Topkaya, şöyle devam etti: ‘’Yağışların azalması üretimde düşüşe yol açabilecek.

Bu da kırsaldan göçü hızlandırabilecek.

Ülkemizde üretilip ihraç edilen ürünler aynı zamanda suyun da ihracı anlamına geliyor.

Başta muz, avakado ve diğer tropikal meyveler olmak üzere su ayak izi yüksek ürünlerde su yönetimi önem kazanıyor.

Ülkemizde yağmur hasadı mutlaka gündeme alınması gerekiyor.’’ "Yeraltı su kaynakları kirleniyor göller ölüyor" Yeraltı su kaynaklarının giderek azaldığını, özellikle karstik yapı nedeniyle Antalya’da yüzeye dökülen kirleticilerin hızla yeraltı sularına karıştığı uyarısında bulunan Prof.

Dr.

Topkaya, ‘’Antalya’nın önemli su kaynaklarından Kırkgözler Toroslar’dan gelen yeraltı sularıyla besleniyor.

Bu su kaynakların korunması büyük önem taşıyor.

Türkiye’de göllerde su seviyelerinde de ciddi düşüş yaşanıyor.

Özellikle Burdur ve Eğirdir Gölü’nde ekolojik riskler arttı ve bazı zararlı mikroorganizmalar baskın hale geldi’’ dedi. "Suyun yüzde 40’ı şehir şebekesinde kayboluyor" Kentlerde su kaybının da önemli bir sorun haline geldiğini anlatan Prof.

Dr.

Topkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Şehir şebekelerinde kaliteli içme suyunun yüzde 35-40’ı kayboluyor.

Turizm sektöründe su tüketimi yüksek.

Otellerde kişi başına günlük su tüketimi 500-600 litreye kadar çıkabiliyor.

Bu bir vatandaşın tüketiminin 4-5 katına ulaşıyor.

Antalya Ticaret Borsası 2026 yılını ‘Su Yılı’ ilan etmesiçok önemli bir adım.

Su yönetiminde bilime dayalı politikaların geliştirilmesi gerekiyor.

Su stratejik bir kaynak oldu.

Çok paranız olabilir ama su yoksa satın alamazsınız.

Bugün kullandığımız su aslında torunlarımızın suyu.

Gelecek kuşakların hakkını korumak için suyu çok daha dikkatli kullanmak zorundayız.

Su kaynaklarının korunması için ormanların, sulak alanların ve yeşil alanların artırılması gerekiyor.

Çevre sorunlarına doğa temelli çözümlerle yaklaşılmalı.’’

İlgili Sitenin Haberleri