Haber Detayı

Aristokrat yaşamı turizme döndü... Gerçek bir 'Bridgerton' deneyimi... Mersinli düşes Odatv'ye anlattı
Ekonomi odatv.com
15/03/2026 07:30 (9 saat önce)

Aristokrat yaşamı turizme döndü... Gerçek bir 'Bridgerton' deneyimi... Mersinli düşes Odatv'ye anlattı

Mersin doğumlu Hande Macit, eşi George Alexander ile Mecklenburg’da kurduğu Heritage Experiences acentesiyle Almanya’nın saraylarını, festivallerini ve tarihi rotalarını tanıtıyor. Odatv'ye konuşan Macit, bu acenteyi nasıl kurduğunu anlattı...

Mersin'de doğup büyüyen Hande Macit, Mecklenburg Düşesi olarak eşi George Alexander ile birlikte kurduğu seyahat acentesiyle Almanya'nın kuzeyindeki sarayları, festivalleri ve tarihi rotalarını kapsayan özel tur programları düzenliyor.

Peki bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Mecklenburg bölgesini özel kılan ne?

Tüm detayları Hande Macit Mecklenburg ile konuştuk.Seyahat acentenizin ruhunu anlayabilmek adına şunu sormak istiyorum.

Eşiniz George Alexander ile evlenmenizin ardından bir kültür değişikliği yaşadınız.

Çoğu arkadaşınız, aileniz, aşina olduğunuz kültür Türkiye'de kaldı.

Peki Almanya'daki aristokrat yaşamına alışma süreciniz nasıl geçti?

Bize biraz günümüz aristokrat yaşamından bahsedebilir miyiz?Hande Macit Mecklenburg: "Öncelikle ben de teşekkür ederim.

Fark ettiniz böyle bir yeni bir şeyle uğraştığımızı.

Şimdi Zeynep Hanımcığım ben zaten Türkiye'den sonra yaklaşık bir 15 yıl Hollanda'da yaşadım.

Türkiye'de de çok arkadaşlarım var ama yurt dışına zaten alışıktım.Almanya'ya gidince veya aristokrat yaşamı denilince aklıma gelen en büyük fark genelde özellikle aile kurduktan sonra pek şehir içinde oturmuyorlar.

Bana en büyük değişiklik bu olmuştu.

Rotterdam gibi büyük bir şehirden.Bu arada ilk evlendikten sonra yine Hollanda'daydık.

Sadece 1,5-2 yıldır şimdi Almanya'dayız, Mecklenburg bölgesindeyiz.

Her şey elimizin altındayken daha çok hani kırsal bölgelerde doğanın içinde yaşamayı tercih ediyorlar.

Biz de aslında bu benim de kararımdı.En büyük fark bu oldu.

Bir de tabii Mecklenburg bölgesinde çok yoğun olarak Almanca konuşuluyor.

Uluslararası turizm olarak daha bilinmeye açık bir yer.

O Almanca kısmı da beni açıkçası biraz zorladı.

Şimdi oğlum 2 yaşında bayağı Almanca öğrendiği için geri kalmayayım ben de gerçekten öğrenmem lazım artık diyerek başladım Almancaya da.

En büyük farklar bu oldu aslında"Sanırsam Türkiye'deki yaşamınızla geride bıraktığınız kültürle ilgili en büyük fark dil oluyor büyük ihtimalle.Hande Macit Mecklenburg: "Tabii arkadaşlıklar da dediğiniz gibi hani şu anda bile Türkiye'deyim mesela bu konuşmayı yaparken sık sık gelmeye çalışıyorum.

Yani tabii çocukluk arkadaşları büyüdüğünüz ortam o her zaman kalbinizde yeri farklı oluyor.

Nereye giderseniz ya da hangi ortamda olursanız olun ona sürekli ona sürekli yakın olmayı seçiyorum yani.

Beraberinizle taşıyorsunuz aslında"Türkiye'de olabilir miyim acaba gibi sürekli bir planlama içindesinizdir...Hande Macit Mecklenburg: "Evet bir de geçen gün arkadaşımla şunu konuşuyorduk mesela Türkçe yani dilin bile farkı çok büyük.

Mesela Türkçede aklınıza bir espri gelir.

Hemen yapmak istersiniz.

Ama İngilizce olunca oraya uymaz.

Ortamda farklı olur.

Dilde farklı olur..."Uzun süredir aslında Almanya'dasınız.

Peki Heritage Experiences seyahat acentesini kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

Çünkü siz aslında bir süre yoğurt ve süt ürünleriyle ilgilenmiştiniz.Hande Macit Mecklenburg: "Aslında ben yoğurda da dönüp baktığımda zaten bizim şu anki amacımız ve misyonumuz hani kültürü oranın kültürünü tanıtmak, kültürel mirasına sahip çıkıp daha bilinir hale getirmek.

Zaten bizim bulunduğumuz konumun da misyonu bu.

Çünkü biz yoğurdu da her zaman orada Hollanda'dayken bu aslında anneanne türü.

Türk kültürünün bir demirbaşı olarak tanıttık.Yani Heritage'ın de biz hani birdenbire biz bir turizmle alakalı bir şirket kuralım diye yola çıkmaktan ziyade hani 'Biz buraları nasıl daha çok tanıtabiliriz?

Ne yaparsak?

Sadece işte kendi çevrelerinde değil de daha fazla insana nasıl ulaşabiliriz?

Bu kültürel mirası nasıl tanıtabiliriz?' düşüncesinden çıktı aslında.Bizim inancımız da şu şekilde Zeynep Hanımcığım.

Mesela bir şeyi ben size oturup anlatabilirim.

Bir süre aklınızda kalır, sonra gider.

Ama şuna da inanıyoruz.

Hani siz gelip orayı deneyimleseniz...Mesela bu aralar şöyle örnek veriyoruz.

Hani Netflix'te çok ünlü bir Bridgerton dizisi vardır.Oradaki Queen Charlotte mesela Mecklenburg'un Mirow Sarayı'nda doğmuştur.

Ama ben size onu anlatmak yerine sizi oraya davet edip orayı deneyimleseniz.

Hani aklınızda kalmaktan çok kalbinizde bile bir hatıra olarak kalır.

Bizce kültürel mirası yaşatmak da daha bu yöne evrilmeli geleceğimizde.Hani aklınızda kalmaktan çok kalbinizde bile bir hatıra olarak kalır.

Bizce kültürel mirası yaşatmak da daha bu yöne evrilmeli geleceğimizde.Bir etkinliğe katılıp bunu deneyimlemek istiyoruz diye bana ulaşanlar çok oldu bugüne kadar.

Biz de bunu hani nasıl biz de ben de sizlere de ya da ilgilenen herkese bunu yaşatmak isterim"Nasıl dönüşler geliyor size?Hande Macit Mecklenburg: "Aslında henüz hiçbir şeyi yapmadık.

Haziran'da başlıyor ilk gezilerimiz.

Turizme evrilmesi de şöyle oldu.

Bilirsiniz Türkiye'de çok sevilen bir isim olan Saffet Emre Tonguç.

Kendisiyle biz aslında Eylül'e bir gezi planlıyoruz.İşte polo maçlarından tutun bir hafta sonu mesela Orta Çağ şeklinde Almanya'nın ve Kuzey Almanya'nın özellikle en eski kalelerinden birinde mesela herkes o şekilde giyiniyor.

O yemekler, o içecekler, o müziklerle orası yaşatılıyor.

Hani bu tarz şeylerle de çok ilgilenenler vardı.

Biz de hani bu zamanı ve fırsatı kaçırmayalım istedik"Bu proje ve ilk geziler başladıktan sonra, şu anki başvuru oranını bilmiyorum.

Ancak gelen dönüşlere göre Almanya ve Türkiye arasında bir turizm köprüsü olur mu?Hande Macit Mecklenburg: "Böyle bir şey çok umarız.

Çünkü hem Almanya, Türkiye hep bence özellikle yakın tarihte daha iyi pozitif ilişkiler içinde olan iki ülke oldu.

Daha böyle birbirimizi bağlayacağımız bir nokta varsa, birbirimizin kültürünü tanıtacağımız bir nokta varsa bence evet ortak bir şeyler yapmak çok güzel olabilir"Genç girişimcilere ve özellikle yurt dışında kariyer yapmak isteyen gençlere, Türk gençlerine ne önermek istersiniz?Hande Macit Mecklenburg: "Öncelikle konuya bakış açısı bence çok önemli.

Mesela biz yoğurtta bunu yaparken şunu fark etmiştik, hani birkaç şeyin, bu Heritage'da da aynı şeyden bahsettim, bazen birkaç şeyin birleşimi oluyor.

Mesela yoğurttayken Hollanda hani süt ürünleri ülkesi olarak bilinir, inekleriyle ünlüdür, işte peynirleriyle ünlüdür ama baktık ki taze yoğurdun tadını bile bilmiyorlar.Hani bir şeyi sıfırdan tanıtmak da değil ama mesela bir şey, bir konuyu bilir ama siz onun bir eksikliğini fark edersiniz ya...

Ben şuna inanıyorum, hani biz daha kaotik bir yerde büyüdüğümüz için bizdeki o bakış açıları çok değerli aslında.

Bunu çok güzel değerlendirebilirler.Tabi ki hani oraya gidip başlamak da ayrı bir hikaye, onun da farkındayım.

Ben de hani önce öğrenci olarak gittim, sonra girişimci olarak kaldım...

Bütün o vize kısımlarına da vakıfım aslında.

O da kolay bir nokta değil.

Ama eğer oraya gidebilmişlerse ben en çok gözlemi öneririm.

Gözlemci yapılarını asla bırakmasınlar"Zeynep ÇakırOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri