Haber Detayı

SON DAKİKA: İmralı'nın karakutusu: Nail Ayanoğlu kaptan!
Gündem haberturk.com
14/03/2026 13:40 (2 saat önce)

SON DAKİKA: İmralı'nın karakutusu: Nail Ayanoğlu kaptan!

Türkiye'nin, en yüksek güvenlikli cezaevlerinden biri olan İmralı, kuşkusuz Türkiye'nin son 27 yılının gündemden düşmeyen yerlerinden biri oldu. Terörsüz Türkiye sürecinin başlaması ile de 1 yıldır gözler buraya daha çok çevriliyor. Peki çeyrek asır boyunca adaya gidenleri kim taşıdı? Tek seferi İmralı'ya olan önce kosterin sonra İmralı gemisinin kaptanı bu kritik göreve nasıl getirildi? Devlet İmralı kaptanının kim olacağına nasıl karar verdi? Öznur Karslı Çetiner, 5 yıl önce hayatını kaybeden Trabzonlu Nail Kaptan'ın hikayesini ailesinden dinledi...

İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin 20 yıl daimi görevlilerinden biri olan Nail Kaptan’ı tanımadan önce adanın geçmişine de kısaca bakmakta fayda var. resim#1350505# İstanbul’a sadece 50 kilometre uzaklıkta, Bursa’nın Mudanya mahallesine bağlı küçük bir ada İmralı.

Gezi adalarından farkı, 1930’larda Türkiye’nin ilk yüksek güvenlikli cezaevine dönüşmüş olması.

SIR DOLU 20 YILA TANIKLIK ETTİ Zaten bu karar ile adanın rolü de hepten değişti.

O zamandan bu yana İmralı Türkiye’nin en ağır suçlularının hapis cezasını çektiği bir yer haline geldi.

Türkiye ve dünya kamuoyunda geniş yer bulması ise 1999’da terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanıp buraya getirilmesi ile oldu.

O vakitten bu yana da İmralı, yakın tarihin en sancılı 27 yılına tanıklık etti.

İMRALI GEMİSİNİN KAPTANI NELER GÖRDÜ, NELER YAŞADI?

Peki, Türkiye’nin en merak edilen adasına gidenler nasıl ulaştı, ziyaretçileri adaya kim taşıdı, gemiden hangi diyaloglar geçiyordu?

İşte bu soruların cevabını bilen sadece birkaç kişiden biriydi Nail Kaptan.

İmralı Cezaevi’ne bağlı geminin kaptanı, nam-ı diğer Nail Ayanoğlu...

Mudanya’nın en gedikli Karadenizli kaptanı Ayanoğlu İmralı görevinden önce yıllarca uluslararası gemi kaptanlığı yaptı.

GÖZÜ KARA KAPTANIN OĞULLARI ANLATIYOR:İMRALI BİZE BABAMIZI GERİ KAZANDIRDI Bu yüzden 2 oğlu ‘hep yolu gözlenen babaydı’ diyor ve İmralı ‘bize babamızı geri kazandırdı’ diye ekliyor diğer oğul Mustafa Ayanoğlu: İmralı Türkiye de herkese bir şey çağrıştırıyordur.

Bize başka şeyler çağrıştırıyor.

Orası onun karakutusuydu.

Babam denize çıkardı 3, 5 ay gelmezdi.

Böyle büyüdük.

Babamız bu işe girdiği zaman ‘babamızın nerede olduğu belli, İmralı’da’ diye bana bir sevinç gelmişti.

Gururun yanında önemli bir görevdi.

Tecrübesiyle herhâlde denizde, gemide tek insanlardan birisiydi.

Deniz çevresinde bilinen bir insandı.

İmralı bize babamızı kazandırdı.

DEVLET İMRALI KOSTERİNİN KAPTANINI NASIL SEÇMİŞTİ?

Denizcilerin yakından bildiği Nail Kaptan’a İmralı gemisine reislik etme görevi nasıl gelmişti?

Bu kez oğlu Hakan Ayanoğlu anlatıyor: Kaptan kağıdı olan tecrübeli, hükmetmesini bilen bir reis arıyorlar.

Babamın niteliklerini uygun gördüler.

Mudanya’ya, MİT’ten ve Adalet Bakanlığı’ndan görevliler geldi. Önce titiz bir çalışma yapıyorlar.

Babamın adı öne çıkıyor.

O günlerde bizim de kulağımıza araştırmalar yapıldığı geldi.

Sonunda babama böyle bir teklifle geldiler.

Babam da bunu kabul etti. “Nail Kaptan buyur gel bizimle çalış dediler. “BABAM ADAYA YAKLAŞTIĞIMIZI GÖRÜNCE İMRALI KOSTERİNDEN BİZİ FIRÇALAR, ANONS GEÇERDİ” Bu teklifle İmralı’ya 20 yıl ziyaretçi taşıyacak olan Nail Kaptan 1999 yılının kasım ayında görevinin başına, İmralı kosterinin kaptan köşküne geçti.

İlk günlerde ‘Nail kaptan çok ketumdu’ diyor oğlu Hakan Ayanoğlu: “Koster vardı İmralı 10 du ismi.

İlk vazifesine onunla başladı.

Ziyaretçileri, personeli götürüyordu.

Her seferinde 5-10 kişi götürüyordu.

Askere de kumanya götürüyordu adaya.

Bir süre sonra adanın ihtiyaçları arttığı için koster gitti, Tuzla gemisini aldılar.

Babam onunla devam etti.

Babamın bu görevini almasını hemen kabullendik.

Daha farklı bir görev onun farkındaydı zaten.

Bizimle hiç paylaşmazdı zaten kendi bildiğiyle gitti.

Zaten o soruyu sormazdık bile. “Baba bugün ne oldu.

Ne bitti?” yok.

Ağabeyimle çocuk yaşlardaydık, babamın kendi teknesini alıp adaya doğru gittiğimizde yasaklı alana yaklaşınca babam İmralı gemisinden bize anons geçer, bağırır, fırça atardı.” İMRALI’YI SORANLARA SER VERİP SIR VERMEDİ Nail Kaptan göreve başladığı günden sonra ne ailesine ne eşe dosta İmralı ile ilgili 20 yıl boyunca ser verip sır vermedi.

Gemi kaptanlığı yapan büyük oğlu Mustafa Ayanoğlu anlatıyor: Küçük küçük şeyler belki anlatırdı. “Ben bugün denize gideceğim gelmeyeceğim” gibi.

Ama içeriği hakkında hiçbir zaman bize bilgi vermedi. “Basından gazeteciler aradı, şunları sordu’ derdi bazen ama o kadar.

Babam sana ne verirse o kadarını alırdın.

Tam gizli görevdi yani onunki.

Genelde sivil giderdi.

Bazen orada kalırdı.

İmralı 10 gemisi belli bir süre Mudanya limanında kaldı.

Sonra ihtiyaçlar büyüyünce gemi de büyüdü Tuzla gemisi Güzelyalı limanına geçti.

Babam oradan gidip gelmeye başladı.” İMRALI’NIN ZİYARETÇİLERİNİ, ASKERİ 20 YIL O TAŞIDI 20 yıl her sabah Mudanya İskelesi nden hareket eden İmralı gemisine önce adaya götüreceği malzemeleri yüklüyordu Nail Kaptan.

Sonra avukatları, aile üyelerini, askerleri adaya ulaştırırdı.

Nail Reis in İmralı seferi tam 20 yıl sürdü: “Babamız gemi kaptanı olduğu için bulutları çok iyi bilirdi. “Şu saatte esecek, iyi esecek, az esecek bugünü kurtarırız, gideriz’ deyip dümene geçer giderdi.

İnsan taşımak zor bir şey.

İçinde bir de devletin görevlileri varsa.” FELÇ GEÇİRDİ, DEVLET YİNE ONDAN VAZGEÇMEDİ İmralı 10 gemisinin kaptanı Nail Ayanoğlu, 2010 yılında felç geçirince görevini iade etmek istedi.

Ama devlet de İmralı 10 gemisi de ondan vazgeçemedi.

Mustafa Ayanoğlu babası Nail Kaptan’ın İmralı görevindeki son zamanlarını şöyle anlatıyor: Felç geçirince hayata küstü dağ gibi bir adam bir günde.

Yemiyor, içmiyor, kalkmıyor, konuşmuyor.

Hiç unutmuyorum bir yetkili geldi. “Kaptan ne yapıyorsun sen? dedi.

Babam Bende iş bitti diye cevap verdi.

Yetkili, “Baktım 1 aylık iznin var. 1 ay da ben sana izin veriyorum. 2 ay sonra gemidesin dedi.

Ertesi gün ayağa kalkmalar, yaşam isteği geldi. “Ben hala varım ölmedim, beni de istiyorlar” psikolojisindeydi.

Belli ki o görev onu onore ediyordu.

O göreve tekrar girebilme azmi onu ayakta tutu.

Babam 20 gün sonra göreve döndü.

Herkes şok oldu. Çok hızlı iyileşti.” ŞİMDİ İMRALI GEMİSİNE KAPTAN SELAMINI OĞULLARI VERİYOR Nail Kaptan İmralı adasında ve gemisinde ömrünün çeyrek asrını geçirdi. 5 yıl önce hayatını kaybetti.

Devlet sırlarını da kendisiyle götürdü.

Baba mesleğini sürdüren iki oğlu şimdi denizdeyken İmralı gemisini gördüklerinde Nail Kaptan’ın selamını veriyor: “2020 yılında gemiyi getirdi, babamı hastaneye götürdük. 1 ay sonra kaybettik.

Babamın bir hastalık dönemi yok, görevdeydi.

Kendisi de emekli olmak istemedi.

Sevilmese sayılmada güvenilmese bu kadar desteklenmezdi.

Biz onun yapmış olduğu görevden gurur duyuyoruz.

Biz o gemiyi kendimizin gibi sahipleniyorduk Tuzla kosterini ya da İmralı 10 gemisini.

Babamız denizde doğmuş, denizde devam etti, denizde öldü.” İMRALI SULARINDA BALIK POPÜLASYONU ARTTI Nail Kaptanoğlu’nun babaları gibi balıkçılık yapan oğulları İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin çevresinde gemi ve teknelere yasaklanan alanda 27 yılda balık çeşitliliği ile balık popülasyonunun arttığını da belirtti.

İlgili Sitenin Haberleri