Haber Detayı
Savaşın bitmesi için çabalıyoruz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İran’dan Türkiye’ye yönelen füzelere ilişkin, “Türkiye hem NATO üyesi olarak hem de kendi başına, her türlü tehdide karşı tedbirlerini almaya devam edecek” dedi. Türkiye’nin liderler diplomasisi ve dışişleriyle, tüm kurumlarıyla çok yönlü bir çaba içinde olduğunu belirten Yılmaz, “Bu savaşın bir an önce bitmesini istiyoruz” diye konuştu.
CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dün akşam CNN Türk’teki Tarafsız Bölge programında Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı.(Biz NATO ittifakının içinde olmasaydık bu füzeleri etkisiz hale getirebilecek gücümüz olacak mıydı?) Biz NATO’nun bir üyesiyiz sonuçta.
NATO kollektif güvenlik sağlamaya dönük bir teşkilat.
Biz de onun bir parçasıyız.
İncirlik, Türkiye’nin üssü aslında, ama orada NATO’dan farklı ülkelerden de askerler bulunabiliyor.
Yoksa bizim kontrolümüz dışında bir varlık değil orası.
Türkiye, son 23 yılda savunma sanayinde bir değişim değil bir devrim yaşadı.
Yerlilik oranı yüzde 20 civarındaydı, şimdi yüzde 80’in üzerinde.
Ama daha gidecek mesafemiz var.
Artık sadece belki Türkiye ölçeğinde değil, dost kardeş ülkelerle platformlar oluşturarak, ürün bazlı işbirliği mekanizmaları kurarak daha fazla çaba sarf etmemiz gerekiyor.
Bu yaşanan olaylardan sonra ben Türkiye’nin bu gelişimine daha fazla dost kardeş ülkenin ilgi göstereceğine de inanıyorum.
Türkiye, erken yola çıkmış olmanın avantajını yaşıyor.”ANİ REFLEKSLE KARAR VERMEYİZ(İran’dan gelen füzeleri nasıl yorumluyorsunuz?) Türkiye, İran halkının yanında ve ilkesel bir tutum sergiliyor.
İran’a yapılan saldırıları kabul edilemez bulduğunu net bir şekilde ifade ediyor.
İran’ın da dost, komşu ülkelere yaptığı saldırıları da kabul edilemez görüyor.
Tabii ki kendisine dönük bu füze saldırıları hiçbir şekilde kabul edilemez.
Bunları hiçbir şekilde tasvip etmiyoruz.
İran, ‘Biz yapmıyoruz’ diyor, bu önemli tabii.
Türkiye Cumhuriyeti gelenekleri olan bir devlet.
Duygularla, ani reflekslerle karar veren bir devlet değil.
Olan her hadiseyi çok boyutlu bir şekilde analiz edebilen, artılarını, eksilerini, bunun uzun vadeli sonuçlarını öngörebilen bir devlet.
Dolayısıyla bu hadiseyi de soğukkanlı bir şekilde değerlendiriyoruz.
Yaşanmaması gerektiğini defalarca söyledik ve uyardık.
İran’da şu anda bütüncül bir karar alma sistemi gözükmüyor doğrusu karşımızda.
Türkiye Cumhuriyeti hem NATO üyesi olarak hem de kendi başına, kendi varlığıyla her türlü tehdide karşı tedbirlerini almaya devam edecek.YAYILMA RİSKİ ARTIYORTürkiye, liderler diplomasisi ve dışişleriyle, tüm kurumlarıyla çok yönlü bir çaba içinde.
Bu savaşın bir an önce bitmesini istiyoruz.
Çok açık bir çabamız var.
İsrail, savaşı uzatma çabasında, ABD daha farklı bir yaklaşımda.
Bir belirsizlik var, tam olarak kestiremiyoruz.
Trump’ın genel yaklaşımından çıkardığım; bu savaşı uzun süre devam ettirmeyeceği yönünde.
Hem ekonomik hem insani boyutta riskleri var.
Dolayısıyla bir noktada sonlandırılacağını düşünüyoruz.Bölgeye yayılma riski her geçen gün artıyor, bir noktada sonlandırılacağını temenni ediyoruz, kesin bir şey söyleyemeyiz.
Bu orta ölçekli savaşlar kısa sürsün diye girilir ama bir yerlere sürükleyebilir, uzun vadeye yayılabilir.(ABD kara harekâtı yapar mı?) Yapmamasını temenni ederiz.
Savaşı uzatır ve maliyeti artırır.Ekonomik etkiler derken petrol ve doğal gaz var.
Hürmüz dünya petrolünün yüzde 20’sinin sevk edildiği bir boğaz.
Sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 25’i de bu boğazdan sevk ediliyor.
Gübre de buradan geçiyor.
Buranın işlememesi dünyada ciddi alarm oluşturuyor.TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ“Bölgemiz adete bir ateş çemberi.
Emperyal hevesler var.
Etnik kimlikler üzerinden bu bölgede yaşayan insanları karşı karşıya getirip kendi menfaatlerini yürütmek isteyen odaklar var.
Bunlara karşı kardeşliğimiz tahkim ederek yolumuza devam ediyoruz.
Terörsüz Türkiye süreci bu açıdan çok kıymetli.
İnsanları karşı karşıya getirmek isteyenler var.
Bu savaş sadece bombalarla yapılmıyor.
İdeolojik bir savaş var.
İnsanları karşı karşıya getirme yönünde ciddi bir gayret var.
Buna karşı Cumhurbaşkanımızın tavrı çok önemli.
Terör nedeniyle kullanılamayan potansiyel harekete geçecek.
Bu başladı ama bunu kalıcı kılmak istiyoruz.
Bunu bölgeye yaymak istiyoruz.”MAKRO EKONOMİK TEMELİMİZ SAĞLAM(Türk ekonomisi için böyle bir şoka, böyle bir savaş şokuna dayanıklı bir ekonomiyiz diyebilir misiniz?)Diyebiliriz.
Bir defa makro ekonomik temellerimiz sağlam.
Dövize ihtiyacımız daha düşük seviyelerde.
Bütçe açığımız deprem etkilerine rağmen, yüzde 3’ün altında geldi geçen yıl.
Dolayısıyla bütçe tarafımız da sağlam.
Bankacılık sistemimiz güçlü ve sağlam.
Sermaye yeterlik oranı yüksek.
Merkez Bankamızın rezervleri oldukça iyi konumda.
Siyasi istikrarı olan, güçlü liderliği olan, hızlı karar alıp uygulayan ülke konumundayız.
Bu da bizi dirençli kılıyor doğrusu.
Ekonominin düşmanı belirsizliktir.
Piyasalar bu savaşın uzamasını istemez.
Dolayısıyla rasyonel bir şekilde baktığınızda bu savaşın uzun sürmemesi gerekiyor.
Ama insanoğlu hep rasyonel davranan bir varlık değil, bunu da biliyoruz.(Orta Vadeli Programda değişiklik yapmayı gerektirecek bir durum var mı şu anda?) Orta Vadeli Program dediğimiz 3 yıllık bir programdır.
Ve her yıl yenilenir.
Eylül ayında yapacağımız revizyonda bunun etkilerini yansıtırız.
Çünkü henüz tam etkileri de görebilmiş değiliz doğrusu.”TÜRKİYE ARZ SORUNU YAŞAYACAK BİR ÜLKE DEĞİLTürkiye coğrafi konumu gereği kaynak çeşitlendirme imkânı olan bir ülke.
Ayrıca akıllıca yatırımlar da yaptı Türkiye’ye.
Türkiye arz sorunu yaşayacak bir ülke değil.
En pahalı enerji olmayan enerjidir.
Biz arz sorunu yaşamayacağız.
Bizim konumumuz gereği kaynak çeşitlendirmeye müsaitiz.
Stoklarımız da var elbette.
Arz açısından değil ama fiyat yönünden etkileneceğiz.
Maliyetin yükselmesinin getirdiği sorunları yaşayacağız.
Bütçe açığımızı bir miktar arttırma pahasına akaryakıt fiyatlarındaki artışın yüzde 75’ini karşılama kararı verdik.
Vergilerden vazgeçip vergi almak yerine fiyatı düşürücü şekilde hareket ettik.
Dolayısıyla sınırladık etkisini.
Vatandaşa da bunun fiyat etkisi sınırlı yansıyor.
Enflasyonla mücadele ettiğimiz bir dönem.
Bizim için enflasyonu düşürmek veya kontrol etmek yükselmesini engellemek bugün bütçe açığından daha önemli bir hedef.
Daha yaşamsam.
Bütçe açığını da yine dikkatle telafi edici şekilde farklı tedbirler geliştiririz diye düşünüyoruz.
Bunun sınırlı ve geçici bir etki olduğuna inanıyoruz.
Aslında biz krizlere karşı dirençli bir ülkeyiz. (90 günü kurtarır mıyız?) Hiçbir yerden tedarik etmesek de tabii ki.
Stoklarımız var.
Doğalgazda da Türk Gölü dahil olmak üzere bir takım stok alanlarına yatırım yaptı Türkiye.
Bu yatırımların faydasını şimdi görüyoruz.
Tuz Gölü’nün altında doğalgaz stoklarımız var.
Çok ciddi boru hatları da var.
Boru hatlarındaki petrol bile Türkiye’nin ihtiyacını belli bir süre karşılayabilecek durumda.
Kaldı ki stokta da var.