Haber Detayı
Yol-İş’ten ALP YOL’a tepki: Sendikalı işçilere ödeme yapılmadı
Karayolları’nda taşeron olarak çalışan ALP YOL işçilerinin toplu sözleşmeden doğan haklarının ödenmediği, işten çıkarıldığı ve sendikadan istifa etmeleri için baskı yapıldığı bildirildi. Yol-İş Sendikası Şube Başkanı, işçilere düşük ödeme teklif edilerek haklarından feragat ettirildiğini belirtti.
Türkiye Yol-İş Sendikası İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Ahmet Uçar, Karayolları’na bağlı 12., 11. ve 15.
Şube Şefliklerinde ALP YOL taşeronunda çalışan işçilerin toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının ödenmediğini açıkladı.
İşçilerin sendikadan istifa etmeleri için baskı gördüğünü, bazı işçilerin işten çıkarıldığını ve yaklaşık 130 işçi adına açılan davalarda ayrımcılık yapıldığını belirten Uçar, Karayolları Genel Müdürlüğünün “İşçilere elden yemek parası, ekip başlarına zam, şoförlere şoförlük ücreti verilecek.” talimatına rağmen sendikalı işçilere bu ödemelerin yapılmadığını, yalnızca sendikadan ayrılanlara para verildiğini söyledi.
Uçar, süreci şöyle anlattı: “Bunlar kanunlarımızın yasakladığı eylemlerdir.
Yol-İş Sendikası, işçi arkadaşlarımızın alacakları için mahkemeye başvurmuştur.
Yaklaşık 130 işçi adına açılan davalarda, işçilere karşı açık bir ayrımcılık yapılmıştır.
Yasaya göre işverenin işçilere eşit davranma borcu olmasına rağmen bu ayrımcılık sürdürülmüştür.” ‘HAKLARINDAN FERAGAT ETMELERİ İÇİN BASKI YAPILDI’ “Daha sonraki süreçte, 3 Aralık 2025 tarihinde firmanın işi sona ermiştir.
İşçi arkadaşlara, ALP YOL firmasından ayrılıp işi devralan yeni firmada çalışabilecekleri; ancak bunun için toplu sözleşmeden doğan alacaklarından feragat etmeleri gerektiği söylenmiştir.
Aksi takdirde yeni firmada işe başlatılmayacakları yönünde baskı yapılmıştır.
Bu süreçte bazı işçiler işten çıkarılmış, bazıları ise baskılara boyun eğmek zorunda kalmıştır.
Sonuçta herkesin evinde çoluk çocuğu ekmek beklemektedir. “Bu nedenle bazı arkadaşlarımız feragat etmek zorunda kalmıştır.
Bununla da yetinilmemiş, geriye dönük kıdem tazminatlarının ödenmesi için iş yerine bir arabulucu getirilmiştir.
Oysa arabuluculuk işlemleri iş yerinde yapılmaz.
Arabuluculuğun özünde tarafsız bir ortamda gerçekleşmesi gerekir.
Buna rağmen işçiler toplu halde işverenin ofisine götürülmüş ve ‘Kıdem tazminatı için arabuluculuk yapıyoruz.’ denilmiştir.” ’39 AY ÇALIŞAN İŞÇİYE 60 BİN LİRA TEKLİF EDİLDİ’ İşçilere gerçek alacaklarının çok altında ödeme teklif edildiğini söyleyen Uçar, “Birçok işçi arkadaşımızın 39 aylık çalışma süresi ve en az 36 aylık alacağı bulunmaktadır.
Bugün asgari ücret 28 bin 500 TL, brütü ise yaklaşık 35 bin TL civarındadır.
Kaldı ki bu işçilere toplu sözleşme gereği asgari ücretin altında ödeme yapılması mümkün değildir.
Buna rağmen 39 ay çalışan bir işçiye yalnızca 60 bin TL ödeneceği söylenerek imza attırılmıştır.
Daha sonra arkadaşlarımız bu belgeleri fotoğraflayıp incelediklerinde, yalnızca kıdem tazminatı için değil, toplu iş sözleşmesinden doğan haklarından da feragat ettiklerine dair belgeler imzalatıldığını fark etmişlerdir.
Oysa bu işçilerin yalnızca iki yıllık toplu sözleşme fark alacakları yaklaşık 300 bin TL civarındadır.
Buna rağmen, kıdem tazminatı dâhil yalnızca 60 bin TL verilerek bu belgeler imzalatılmıştır.
Bu durum açıkça işçinin hakkının gasp edilmesidir.
İşçiler iki yıl boyunca hakları ödenmeden çalıştırılmış, adeta bedavaya çalıştırılmıştır.” dedi.
Baskıların sürdüğünü belirten Uçar, bazı işçilerin dava hakkını kullanmak istedikleri için hedef alındığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Buna rağmen toplu sözleşme fark alacaklarından feragat etmeyen ve dava haklarını kullanmak isteyen işçi arkadaşlarımız iş yerinde baskılara maruz kalmıştır.
Hatta engelli bir işçi arkadaşımıza bile ‘seni de işten atarız’ denilmiştir.
Sendika olarak bu duruma bazı noktalarda ana işverenle birlikte müdahale ederek ‘dur’ demeye çalıştık.
Ancak firma farklı yöntemlerle baskıyı sürdürmeye devam etmiştir. ‘YENİ FİRMA FİİLEN AYNI YAPI’ “Ayrıca ‘yeni firma’ olarak gösterilen şirketin ALP YOL’un ortaklarından biri olduğu görülmektedir.
ALP YOL’a ait kamyonların tamamı bu yeni firmada çalışmaya devam etmektedir.
Kâğıt üzerinde farklı bir firma gibi görünse de fiiliyatta aynı yapı devam etmektedir.” ‘KADRO VAADİYLE İSTİFA BASKISI’ İşçilere kadro vaadi üzerinden sendikadan istifa baskısı yapıldığını ifade eden Uçar, kamuoyuna şu çağrıda bulundu: “Firma, işçilere sendika üyeliğinden istifa etmeleri ve toplu sözleşmeden doğan alacaklarından feragat etmeleri hâlinde, bakanlık tarafından kendilerine kadro verileceğini söyleyerek baskı yapmaya devam etmektedir.
Buradan bu emek sömürüsüne, insan haklarına aykırı ayrımcı yönetim anlayışına son verilmesi ve işçilerin hak ettiği alacaklara kavuşması adına gerekli çözümün sağlanması için tüm kamuoyunu göreve davet ediyorum.”