Haber Detayı
Piyasalarda jeopolitik gerilim: Faiz beklentisi yükseldi... Riskler kapıda
Jeopolitik riskler, enflasyon baskısı ve kur şoku ihtimali nedeniyle faizlerde aşağı yönlü alan daralıyor. Uzmanlara göre artan belirsizlikler 2026 enflasyon beklentisini yüzde 30’a yaklaştırırken, Merkez Bankası’nın politika faizini beklenen enflasyonun üzerinde tutması gerektiği vurgulanıyor.
TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi (2026) ve benzeri piyasa anketleri ortalamasına göre 2026 yıl sonu MB gösterge faizi beklentisi yüzde 28–29 bandında oldu.Ancak faizler üstünde riskler de yüksek olurken, Yeniçağ'dan Esfender Korkmaz'ın haberine göre bu riskler ise şu şekilde:1- Jeopolitik risklerİran savaşı, Ukrayna savaşı, Ortadoğu sorunları, ekonomide belirsizliği artırır.
Şirketler yatırım kararlarını erteler, tüketiciler harcamalarını azaltır.
Stok tutma eğilimi artar.Dış borçlanma risk primi (CDS) artar.
Mamafih 2025 sonunda 203 olan CDS oranı şimdi 253 puana yükseldi.Güvenli liman arayışı, yabancı sermaye girişinin azalmasına ve çıkışın artmasına neden olur.
Türkiye ye artık yabancı yatırım sermayesi gelmiyor, çıkan sermaye daha fazladır ve beklentileri olumsuz etkiler.2- Enflasyon riskiTürkiye açısından, enflasyonda en büyük risk, siyasilerin ve gazetecilerin tutuklanması ve kamuoyunda oluşan taraflı yargı algısıdır.
Tüm uluslararası kurum ve kuruluşlar, Türkiye de demokrasi ve hukukun üstünlüğünde düşüş yaşandığını açıklıyor.
Bu nedenle oluşan güven sorunu tasarrufları negatif etkiler ve tasarrufların yurt dışına çıkmasına neden oldu.
Kırılganlığı artırdı.
Son iki aydır enflasyonda düşüş durdu.
Tersine arttı.Petrol fiyatlarının artması, üretim maliyetlerini artırdı.
Türkiye de oligopol piyasa yapısı nedeni ile bu maliyetler fiyatlara kolayca yansıyor.3- Büyüme oranı düşer mal ve hizmet arzı azalır.Jeopolitik riskler ve güven sorunu nedeni ile yatırımların ertelenmesi, büyümenin de düşmesine ve mal ve hizmet arzının azalmasına neden olur.
Arz eksikliği nedeniyle Arz- talep dengesi bozulur ve hem de fiyatlar artar.4- Kur şoku riski arttı.Kur şoku önce enflasyonu artırır.
Dış açıklar ise artar.Hükümet, MB ve Kamu Bankaları döviz satarak kurları düşük tuttu. 2003 baz yılına göre, eğer TL enflasyonu (İTO geçinme endeksi) eksi dolar enflasyonu olarak hesap edeilirse, Şubat sonunda bir doların 56 lira 70 kuruş olması gerekiyor.
Piyasa kura artış yönünde baskı yapıyor.
Jeopolitik riskler, cari açığın artması, siyasi sorunlar ve belirsizlikler nedeni ile artık kurları tutmak zor görünüyor.Bu riskler nedeni ile MB gösterge faizini reel faiz seviyesinde tutmak zorunda.
Enflasyon beklenenin üstünde artarsa, bu risk tasarruf sahibi ve bankaların sırtında kalır.
Mevduat ve Ticari kredi faizleri, vade soruna kadar bağlandığı faiz oranı ile devam eder.
Çok yüksek enflasyon halinde BDDK ve Cumhurbaşkanlığının yeni bir kararı ile bu durum değişmezse, mevduat sahibi ve bankalar eksi reel faiz aldıkları için kaybederler.MB piyasa katılımcıları anketine göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24,11 dolayında oldu.
İran savaşının devam etmesi ve petrol fiyatlarının artması 2026 enflasyonda beklentiyi yüzde 30’a çıkardı.
Bu nedenle MB‘nın faizleri beklenen enflasyon üstünde, yüzde 37 olarak tutmasının isabetli olduğu belirtilirken, bundan sonraki faiz kararlarında ise faizlerin reel faiz seviyesinde yani beklenen enflasyon üstünde tutulması gerektiği ifade edildi.Odatv.com