Haber Detayı
İstihdam desteğinde 250 çalışan sayısı sınırı kaldırıldı
İstihdamı Koruma Destek Programı’nda büyük işletmeler için 250 çalışan sınırı kaldırıldı, firmalar istihdamı korumaları halinde çalışan başına aylık 3 bin 500 TL destek alabilecek. Sektör temsilcileri kararı olumlu karşılarken, desteğin yaygın kullanılabilmesi için istihdam kriterlerinde tolerans ve başvuru tarihi esaslı bir model talep ediyor.
YENER KARADENİZ / İSTANBUL Hazır giyim, tekstil, mobilya ve deri sektörlerinde, istihdamın korunması ve artırılması amacıyla hazırlanan ve şubat sonunda uygulama esasları açıklanan “İstihdamı Koruma Destek Programı Uygulama Yönetmeliği”nde, büyük işletmeler için 250 kişi olarak belirlenen üst limit kaldırıldı.
Değişiklik ile işletmeler kasım ve aralık ayı istihdamının ortalamasını tutturdukları durumda bin kişi çalıştırsa dahi çalışan başına 3 bin 500 TL’lik destekten faydalanabilecek.
Kararı önemli ve değerli bulduklarını açıklayan sektör temsilcileri şimdi yüzde 15’lik tolerans ya da başvuru itibari ile varolan istihdamın korunması şartının geçerli olması gerektiğini dile getiriyor.
İş insanları söz konusu değişikliklerin hayata geçmemesi halinde geç açıklanan uygulama esaslarının desteklerin kapsama alanını daraltacağını dile getirdi.
Aylık maksimum destek 3 milyar 780 milyon TL Kasım ayında duyurulan ancak uygulama esasları şubat sonunda açıklanan “İstihdamı Koruma Destek Programı Uygulama Yönetmeliği”ne göre hazır giyim, tekstil, mobilya ve deri gibi emek yoğun sektörlerde istihdamın korunması ve artırılması amacıyla aylık 3 bin 500 TL’ye kadar destek açıklandı.
İlk yönetmelikte destekten faydalanmak için 2025 yılının kasım aralık ayları istihdamının ortalamasının tutturulması ve üst limitin de büyük işletmeler de dahil olmak üzere 250 kişi ile sınırlandırılmasına karar verilmişti.
Önceki gün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından yayınlanan yazı ile büyük işletmeler için 250 kişilik üst limit kaldırıldı.
Böylece 4 sektörde faaliyet gösteren işletmeler, bin kişi çalıştırsa dahi çalışanlarını korudukları dönem için aylık 30 prim gününe karşılık 3 bin 500 TL’ye kadar destekten faydalanabilecek.
Destek programından yararlanmak isteyen işletmelerin en geç 31 Mart 2027 tarihine kadar başvuru yapmaları gerekiyor.
Yeni düzenleme ile özellikle emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin ekonomik dalgalanmalara karşı istihdamı koruması ve üretim kapasitesini sürdürmesi hedefleniyor.
Sosyal güvenlik Kurumu verilerine göre destekten faydalanacak 4 sektörde 2025 sonu itibari ile 431’i büyük işletme olmak üzere 89 bin 142 işletme faaliyet gösteriyor ve bu işletmelerde 1 milyon 80 bin 67 çalışan istihdam ediliyor.
Tüm işletmelerin gerekli şartları yerine getirmesi halinde 3 milyar 780 milyon TL’lik hibe desteği alabilecek.
Sektör temsilcileri kriterlerin yeniden değerlendirilmesini istedi Yüzde 15 tolerans gösterilmeli ■ Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, 250 kişi üzerindeki işletmelerde yaşanan istihdam kaybının toplam kaybın yüzde 43’üne denk geldiğine dikkat çekti.
Bu şirketlerin kişi başına en yüksek katma değeri üreten işletmeler olduğunu vurgulayan Narbay, “Buradaki kayıplar aslında kas kaybı, üretim kaybı anlamına geliyor.
Dolayısıyla bu işletmelerin korunması son derece önemliydi.
TGSD olarak yaklaşık bir yıldır dile getirdiğimiz bu talebin karşılık bulması bizim için önemli bir gelişme” dedi.
Ancak desteğin kasım ve aralık aylarını kapsamasına rağmen mart ayında açıklanmasının işletmeler açısından planlama sorununa yol açtığını dile getiren Narbay, bu durumun firmaların yılın ilk üç ayında gerekli önlemleri almasını geciktirdiğini belirtti.
Narbay, “Kasım ve aralık aylarındaki istihdam sayısına göre en azından ocak, şubat ve mart aylarında yüzde 15’lik bir tolerans tanınmasını talep ediyoruz.
Yani bu dönemde yüzde 15’e kadar eksik çalışmaya da destek verilmesi gerekiyor ki uygulama yaygın kullanılabilsin” ifadelerini kullandı.
Sektörün maliyet baskısının giderek arttığını da vurgulayan Narbay, yılbaşından bu yana enflasyonun yüzde 7,5 seviyesinde gerçekleştiğini, buna karşın kur artışı yaşanmadığını ve ücretlere yüzde 30 zam geldiğini hatırlattı.
Zaten dolar bazında yüzde 23,4 pahalı olan sektörün ücret artışı ve kurdaki durağanlık nedeniyle yaklaşık 15 puanlık ek maliyet yüküyle karşı karşıya kaldığını belirten Narbay, “Bu yükün sektör tarafından taşınması mümkün değil.
Bu nedenle desteğin yaygın kullanımı en azından kayıpların bir kısmını telafi edecektir” dedi.
Narbay, TGSD’nin hazırladığı stratejik raporda da dile getirdikleri destek mekanizmalarının birlikte uygulanmasının kritik olduğunu söyledi.
Buna göre 3 bin 500 TL’lik istihdam desteğinin yanı sıra, nisanda sona erecek kur dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılması, reeskont faizinin politika faizinin yarısı seviyesinde belirlenmesi ve faiz tahsilatının daha sonra yapılması gibi adımların üç yıllık bir dönem için açıklanmasının sektör açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Ölçüt olarak başvuru tarihi alınmalı ■ Büyük işletmelerin sayıca az olmasına rağmen sektör ihracatının yaklaşık yüzde 40’ını gerçekleştirdiğine dikkat çeken TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, 250 kişilik üst sınırın kaldırılmasının özellikle kapasite kullanımının korunması açısından kritik bir gelişme olduğunu vurguladı.
Fayat, “İhracatı domine eden büyük işletmelerin destekten maksimum düzeyde yararlanabilmesi hem üretim kapasitesinin korunması hem de istihdamın sürdürülebilmesi açısından çok kıymetli olacaktır” diye konuştu.
Destek programının duyurulma ve uygulama takvimine de değinen Fayat, kasım ayında açıklanan desteğin uygulama esaslarının şubat sonuna kadar netleşmemesinin sektör açısından ciddi sorun yarattığını söyledi.
Uygulama şartlarının geç açıklanması nedeniyle özellikle aralık ayında çok sayıda çalışan çıkışı yaşandığını belirten Fayat, firmaların yeni asgari ücretle birlikte oluşabilecek kıdem tazminatı yükünden kaçınmak için bu adımı attığını ifade etti.
Fayat, bu nedenle destekten yararlanma kriterlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Kasım-aralık ortalamasının baz alınması yerine en azından ocak ve şubat aylarının da hesaba katılması gerekiyor.
Aksi halde destekten yararlanan firma sayısı oldukça sınırlı kalacaktır” dedi.
Amaç istihdamı korumaksa ölçütün geçmiş döneme değil başvuru sonrasına odaklanması gerektiğini vurgulayan Fayat, “Şirketler başvurduğu andan itibaren istihdamı koruma taahhüdü vermeli ve destek buna göre uygulanmalı.
Geriye dönük baz alındıkça destekten yararlanma imkânı azlıyor.
Esas doğru yaklaşım, bundan sonra istihdamı koruma sözünü temel almak olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Koşullara esneklik de getirilmeli ■ Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, emek yoğun ve ihracatta rekabet gücünü kaybeden sektörleri kapsayan söz konusu desteğin çok önemli ve değerli olduğunu belirterek, buradaki 250 kişilik üst limitin kaldırılmasının da sevindirici olduğunu söyledi.
Güleç, “Sadece KOBİ’ler için geçerli idi. şimdi hem büyük işletmelerin dahil edilmesi hem de 250 kişilik üst limitin kaldırılması daha çok adil bir uygulama oldu.
Amaç istihdamı korumak ise bu işletmeler çok daha fazla istihdam gerçekleştiriyor.
Hem çalışanın hem de işverenin lehine bir uygulama.
Dolayısıyla bunun değişmesini anlamlı buluyoruz, iyi oldu” dedi.
Uygulama esaslarından kasım-aralık ortalamasının alınması konusunda da taleplerini dile getiren Güleç, “İstihdamı koruma şartları artık çok ağır geliyor.
Çünkü o ayda çalışmayı göz önünde bulunduruyorlar.
İzinde olan ya da çalışamaz pozisyonda olanlar varsa o haktan faydalanamıyorsun.
Dolayısıyla yüzde 10 bir esneklik payı getirilmeli.
İnsanların kendisi de emekli olup çalışmayı bırakabiliyor.
Dolayısıyla burada da bir esneklik gelmeli.
Hiç hesapta olmadan iş verenin rızası dışında en ufak bir iş kaybında bile bu haktan mahrum kalabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
İstihdam desteğinin kapsamının genişletilmesi sektör için önemli bir adım ■ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, KOSGEB aracılığıyla deri sektörüne sağlanan istihdam desteğinin artırılmasının sektör açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
Karaca, istihdamı koruma programı kapsamında verilen desteğin 2 bin 500 TL’den 3 bin 500 TL’ye çıkarılmasının yüzde 40’lık bir artış anlamına geldiğini vurgulayarak, “Personel maliyetinin üretim üzerindeki ağırlığının her geçen gün arttığı bir ortamda destek tutarının da buna paralel yükselmesi sektörümüz için gerçekten önemli bir adım” dedi.
Programın bu kez büyük işletmeleri de kapsamasının ayrı bir değer taşıdığına dikkat çeken Karaca, deri sektöründe üretim zincirinin büyük ve küçük işletmelerin birlikte çalışmasıyla ayakta durduğunu ifade etti.
Karaca, “Deri sektöründe tabakhane ve işleme tesisleri olmadan KOBİ’nin ham maddesi de yok, siparişi de.
Büyük tesis aksadığında zincirleme etki kaçınılmaz.
Desteğin ölçek fark etmeksizin uygulanması, sektörün gerçekliğini bilen bir karar” değerlendirmesinde bulundu.
Destek artışının gelecek yıllarda da sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Karaca, mevcut uygulamanın istihdamın korunması açısından değerli olduğunu ancak sektörün yeni istihdamı teşvik edecek mekanizmalara da ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Karaca, “Beklentimiz bu artışın önümüzdeki yıllara da taşınması.
Destek mevcut istihdamı korumak için değerli; ama asıl ihtiyacımız olan şey yeni işe alımların da teşvik edilmesi” ifadelerini kullandı.