Haber Detayı
Barzani'nin İran'daki temsilcisi: 'Batı ile temas halindeyiz...'
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından olası bir kara harekâtında bölgedeki Kürt silahlı unsurların rolü tartışılırken, İran'ın batı komşusu, Kuzey Irak'taki Erbil yönetimini elinde bulunduran Kürdistan Demokratik Partisi'nin (KDP) İran'daki temsilcisi dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İran) lideri Mustafa Hicri , İ ran’daki Kürt muhalefetin ABD ve Avrupa Birliği ile temas halinde olduğunu açıkladı ancak kısa vadede İran rejiminin devrilmesinin olası görünmediğini söyledi.
ABD VE AVRUPA İLE TEMAS Mustafa Hicri, Al Arabiya/Al Hadath sitesine Zoom üzerinden verdiği röportajda, İran’daki Kürt muhalif grupların Batı ile temaslarını doğruladı. “ABD ve Avrupa’daki temsilcilerimiz aracılığıyla bu ülkelerle görüş alışverişinde bulunduk ve çeşitli siyasi konuları ele aldık” diyen Hicri, görüşmelerin ayrıntıları hakkında ise daha fazla bilgi vermedi.
Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump ’ın kısa süre önce Kürt liderler Mesud Barzani ve Süleymaniye merkezli Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Bafel Talabani ile telefon görüşmesi yapmasının ardından geldi.
Aynı dönemde Trump’ın İran’daki bazı Kürt parti liderleriyle de telefonla görüştüğü bildirildi.
REJİM DÜŞECEK Mİ?
Hicri, mevcut koşullarda İran’daki rejimin devrilmesinin zor olduğunu söyledi.
ABD ve İsrail’in açıklamalarına atıfta bulunan Hicri, “Bu ülkeler rejimi devirmeye yönelik bir askeri operasyon başlatmayacaklarını açıkladılar” dedi.
İran halkının kısa vadede kitlesel protestolar yoluyla rejimi devirmesinin de zor olduğunu belirten Hicri, “İnsanlar ağır baskı ve vahşi öldürülme korkusu nedeniyle sokaklara çıkmakta tereddüt ediyor.
Bu yıl 7 ve 8 Şubat’ta yaşananlar bunun açık bir örneği” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte Hicri, ileride yeni protestoların patlak verme ihtimalini tamamen dışlamadı. “SAVAŞ DURDUK YERE BAŞLAMADI” Hicri’ye göre ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları aniden ortaya çıkan bir gelişme değil. “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları boşlukta doğmadı.
Bu durum, İran rejiminin yaklaşık 47 yıldır izlediği politikaların sonucudur” diyen Hicri, İran İslam Cumhuriyeti’nin iktidara gelir gelmez ABD’nin Tahran Büyükelçiliğini basarak diplomatları bir yıldan fazla süre rehin tuttuğunu hatırlattı.
Hicri, İran’ın ayrıca İsrail çevresinde faaliyet gösteren vekil güçleri silahlandırarak bölgede bir 'ateş çemberi' o luşturduğunu öne sürdü.
SAVAŞ ÇÖZÜM DEĞİL ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları konusunda partisinin tutumuna da değinen Hicri, savaşın çözüm olmadığını vurguladı. “Partimiz savaşın tarafı değildir.
Biz anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesini destekliyoruz.
Ancak diyalogla çözüm bulunamadığında savaş son seçenek haline gelebilir” dedi.
Hicri ayrıca partisinin uzun süredir İran yönetimiyle herhangi bir müzakere yürütmediğini de söyledi.
Hicri, İran yönetimini ülkenin kaynaklarını ideolojik hedefler için kullanmakla suçladı. “İran hükümeti zengin devlet kaynaklarının tamamını ideolojisi için kullanıyor.
Halk ise temel hizmetlerden mahrum kalıyor.
Ülkenin serveti vekil grupları silahlandırmak ve nükleer silah elde etme amacıyla uranyum zenginleştirmeyi geliştirmek için harcanıyor” dedi.