Haber Detayı
Tıbbi 'altın madeni': Adet kanı bilim dünyasında devrim yaratıyor!
Bilim dünyası, yüzyıllardır tabu olarak görülen adet kanının, hastalıkların teşhisinde bir altın madeni olduğunu keşfetti. Başta endometriozis olmak üzere; diyabet, kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının ameliyatsız ve hızlı teşhisi için adet kanı laboratuvarların merceğine girdi.
Kadın sağlığı araştırmalarında devrim niteliğinde bir gelişme yaşanıyor.
On milyonlarca kadının hayatını kabusa çeviren ve teşhisi ortalama 5 ile 12 yıl süren endometriozis (çikolata kisti) başta olmak üzere pek çok hastalık, artık sadece bir tampon veya ped yardımıyla tespit edilebilecek.
ABD merkezli girişimlerin yürüttüğü çalışmalar, adet kanının vücudun en karmaşık ve bilgi dolu sıvılarından biri olduğunu ortaya koydu. 13 YILLIK ACI BİR TESTLE BİTEBİLİR Emma Backlund’un hikayesi, bu araştırmaların neden hayati olduğunu kanıtlıyor. 11 yaşından itibaren şiddetli ağrılar çeken ancak 13 yıl sonra endometriozis tanısı alabilen Backlund, şimdi adet kanını laboratuvarlara bağışlayarak gelecek nesillere umut oluyor.
Şu anki yöntemde pelvik boşluğa kamera ile girilen (laparoskopi) cerrahi operasyon gerekirken, geliştirilen yeni testler sayesinde kadınlar evde kendi örneklerini toplayarak tanı alabilecek.
ADET KANI: DOĞAL BİR BİYOPSİ NextGen Jane ve Qvin gibi biyoteknoloji şirketleri, adet kanının sadece kan olmadığını vurguluyor.
Uzmanlara göre bu sıvı; proteinler, hormonlar, bakteriler ve rahim içi dokusundan (endometriyum) gelen hücrelerle dolu doğal bir biyopsi özelliği taşıyor.
Diyabet Teşhisi: FDA onaylı ilk test olan Q-Pad, adet kanındaki şeker seviyesinin vücut şekerini güvenilir şekilde yansıttığını kanıtladı.
Kanser ve HPV: Yapılan çalışmalar, adet kanı örneklerinin rahim ağzı kanseri riskini geleneksel Pap smear testlerinden daha iyi tespit edebileceğini gösteriyor.
Bağışıklık Sistemi: Adet kanının tiroid hastalıkları, lupus ve romatoid artrit gibi bağışıklık sistemi sorunlarına dair ipuçları taşıdığı ön görülüyor.
ERKEK TİPİ KELLİĞE DAHA FAZLA FON AYRILIYOR Araştırmacılar, adet kanı çalışmalarının gecikmesinin arkasında kültürel tabular ve finansman adaletsizliği olduğunu belirtiyor.
Qvin CEO'su Mads Lillelund, çarpıcı bir gerçeğe parmak basıyor: Erkek tipi kellik araştırmaları için, milyonlarca kadını etkileyen endometriozis araştırmalarından daha fazla para harcanıyor.