Haber Detayı

Milli şairi Mehmet Akif Ersoy'un hayatı
Yaşam takvim.com.tr
11/03/2026 16:24 (1 saat önce)

Milli şairi Mehmet Akif Ersoy'un hayatı

Mehmet Akif Ersoy, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgelerinden biri olarak kaleme aldığı İstiklal Marşı ile tarihe adını yazdırdı. Şair, düşünür, veteriner ve milletvekili kimliğiyle Türk edebiyatı ve siyasi hayatında iz bırakan Ersoy 20 Aralık 1873’te İstanbul’da doğdu.

Mehmet Akif Ersoy, Türk milletinin bağımsızlık ruhunu dizelere döken ve İstiklal Marşı ile tarihe geçen milli şair olarak edebiyat ve fikir dünyasında iz bıraktı.

İstiklal Marşı'nın kabulünün yıl dönümü, Mehmet Akif Ersoy'un inanç, mücadele ve vatan sevgisiyle şekillenen mücadele hikayesini bir kez daha gündeme taşıyor.

İşte bir milletin ruhunu kaleme döken şairin hayatı...

MİLLİ ŞAİR MEHMET AKİF ERSOY'UN HAYATI İSTANBUL'DA BAŞLAYAN BİR HAYAT Türk edebiyatında milli ve manevi duyguları güçlü şekilde işleyen isimlerden biri olan Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873'te İstanbul'un Fatih semtinde dünyaya geldi.

Babası, Fatih Camii medrese hocalarından Kosova doğumlu Mehmet Tahir Efendi, annesi ise Buhara'dan Anadolu'ya göç eden bir aileden gelen Emine Şerif Hanım'dı.

Babasının ebced hesabıyla doğum tarihine karşılık geldiği için 'Ragif' adını verdiği Ersoy'a, annesi ve arkadaşları telaffuzu daha kolay olduğu için 'Akif' diye seslenmeye başladı.

Zamanla bu isim onun hayatında kalıcı hale geldi.

EĞİTİM YILLARI VE DİL BAŞARISI Eğitim hayatına Fatih'te bulunan Emir Buhari Mahalle Mektebi'nde başlayan Akif, 1882'de Fatih Merkez Rüştiyesi'ne geçti.

Babasından Arapça öğrenen Ersoy, Fatih Camii'nde verilen Farsça derslerine de katıldı.

Rüştiye yıllarında Türkçe, Arapça, Farsça ve Fransızca derslerinde sürekli birincilik elde eden Ersoy, aynı dönemde şiire ilgi duymaya başladı.

Okuduğu ilk önemli manzum eser ise Fuzuli'nin kaleme aldığı 'Leyla ve Mecnun' oldu.

ZORLUKLAR VE MESLEK SEÇİMİ Rüştiyeden mezun olduktan sonra dönemin saygın eğitim kurumlarından Mülkiye İdadisi'ne kayıt yaptıran Ersoy'un hayatı kısa sürede değişti. 1888'de babasını kaybetmesi ve ertesi yıl yaşanan büyük Fatih yangınında evlerinin yanması nedeniyle aile maddi sıkıntıya düştü.

Meslek sahibi olabilmek için Mülkiye'den ayrılan Ersoy, yeni açılan Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi'ne girdi. 1893 yılında baytarlık bölümünü birincilikle tamamladı.

Okul yıllarında yalnızca derslerinde değil sporda da aktif olan Akif güreş, yüzme, uzun yürüyüş ve koşu gibi branşlarla ilgilendi, atletizm yarışlarına katıldı.

İLK ŞİİRLERİ VE EDEBİYAT YOLCULUĞU Mehmet Akif'in edebiyat yolculuğu genç yaşlarda başladı.

İlk şiiri 'Destur'u 19 yaşındayken yazdı. 1893 ve 1894 yıllarında Hazine-i Fünun dergisinde gazelleri yayımlanan Ersoy'un 'Kur'an ve Hitab' adlı şiiri ise 1895'te Mektep Mecmuası'nda okurla buluştu.

Bir süre 'Sa'di' mahlasıyla dergi ve gazetelere şiirler gönderen Akif, özellikle 1900'lü yılların başından itibaren edebiyat dünyasında daha fazla tanınmaya başladı.

DERGİLER, ÖĞRETMENLİK VE SAFAHAT 1908'de ilan edilen Second Constitutional Era sonrasında Akif'in hayatında yeni bir dönem başladı.

Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarlığını üstlenen Ersoy, aynı zamanda Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 'Edebiyat-ı Osmaniye' dersleri vermeye başladı. (Görsel: Yazar Abdülhak Hamid Tarhan, Cenap Şehabettin, Mehmet Akif Ersoy, Mithat Cemal Kuntay, Samipaşazade Sezai bir yemekte.) Şairin şiirlerini bir araya getirdiği Safahat adlı eserinin ilk kitabı 1911 yılında yayımlandı.

Yedi kitaptan oluşan bu eser, Osmanlı toplumunun değişim sürecini, aydınları ve dönemin sosyal meselelerini ele aldı.

Safahat'ın ilerleyen bölümleri arasında Süleymaniye Kürsüsünde, Halkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, Asım ve Gölgeler yer aldı.

MİLLİ MÜCADELEDE AKTİF ROL Milli mücadele yıllarında Anadolu'ya giderek direnişe destek veren Mehmet Akif, Ankara'da yürütülen çalışmalara katıldı. 5 Haziran 1920'de Mustafa Kemal Atatürk'ün isteğiyle Burdur milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev aldı.

Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde vaazlar veren Akif'in Kastamonu Nasrullah Camii'ndeki konuşması basılarak cephelere ve şehirlere dağıtıldı.

İSTİKLAL MARŞI'NIN YAZILIŞI Mehmet Akif Ersoy, Ankara'da bulunduğu dönemde Taceddin Dergahı'nda kalmaya başladı.

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini anlatan İstiklal Marşını burada kaleme aldı.

Başlangıçta para ödülü bulunduğu için yarışmaya katılmak istemeyen Akif, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver'in ısrarı üzerine şiiri yazdı. 'Kahraman ordumuza' ithaf edilmişti İstiklal Marşı 17 Şubat'ta dönemin gazetelerinde yayımlandı ve 12 Mart 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından milli marş olarak kabul edildi.

Ersoy ise kendisine verilen 500 liralık ödülü hayır kurumuna bağışladı.

MISIR YILLARI 1923 yılında Abbas Halim Paşa'nın daveti üzerine Mısır'a giden Mehmet Akif, burada uzun yıllar kaldı.

Kahire Üniversitesi'nde Türk edebiyatı dersleri verdi. 1925'te kısa süreliğine İstanbul'a gelen Akif, Sebilü'r-Reşad dergisinin kapatıldığını öğrendi.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Kur'an'ın tercümesini hazırlaması için yapılan teklifi ise kabul etmedi.

HASTALIK VE VEFAT Sağlık sorunları yaşayan Akif, 1935 yılında Lübnan'a gitti.

Burada sıtmaya yakalanmasının ardından 1936'da Antakya'ya geldi ve daha sonra İstanbul'a döndü. (Görsel: Mehmet Akif Ersoy'un ölüm haberinin yayınlandığı Yarım Ay Dergisi, 1 Şubat 1937) Beyoğlu'ndaki Mısır Apartmanı'na yerleşen milli şair, Nişantaşı'nda bir klinikte tedavi gördü.

Ancak hastalığı ilerleyen Akif, 27 Aralık 1936'da 63 yaşında hayatını kaybetti.

ANISI YAŞATILMAYA DEVAM EDİYOR İstiklal Marşı'nın şairi Mehmet Akif Ersoy'un kabri bugün Edirnekapı Şehitliği'nde bulunuyor.

Ankara'da İstiklal Marşı'nı kaleme aldığı Taceddin Dergahı ise müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.

Doğum günü olan 20 Aralık ile vefat günü olan 27 Aralık tarihleri arasında Türkiye genelinde düzenlenen etkinliklerle milli şair her yıl anılıyor. (Takvim Foto Arşiv, AA)

İlgili Sitenin Haberleri