Haber Detayı

Kovid'in 6. yılı: 774 milyon vakada 7 milyondan fazla kişi öldü
Sağlık nefes.com.tr
11/03/2026 11:14 (2 saat önce)

Kovid'in 6. yılı: 774 milyon vakada 7 milyondan fazla kişi öldü

Kovid-19'un küresel salgın ilan edilmesinin üzerinden altı yıl geçti. DSÖ, üç yıldır küresel acil durum kategorisinden çıkardığı Kovid-19'u artık "kalıcı bir halk sağlığı tehdidi" olarak tanımlıyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından salgın ilan edilmesinin üzerinden 6 yıl geçen ve "küresel acil durum" kategorisinden çıkarılan Kovid-19, artık "kalıcı bir halk sağlığı tehdidi" olarak nitelendiriliyor.Yaklaşık 6 yıl tüm dünyayı derinden sarsan Kovid-19 salgını, insanları neredeyse 2 yıl boyunca evlerine mahkum etti ve ekonomileri olumsuz etkiledi.

Salgın nedeniyle bugüne kadar 7 milyon 110 binden fazla kişi hayatını kaybetti.Salgının ilk izi, 17 Kasım 2019'da Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde görüldü.

Nedeni bilinmeyen "solunum rahatsızlığı" şikayetiyle hastaneye başvuran ilk hastanın ardından, başta deniz ürünleri gıda pazarını ziyaret edenler olmak üzere çok sayıda kişide akciğer iltihaplanmasına yol açan gizemli bir virüs tespit edildi.TÜRKİYE'DE İLK VAKADSÖ'nün ilk kez 31 Aralık 2019'da Vuhan'da "kaynağı bilinmeyen gizemli bir solunum yolu hastalığının" ortaya çıktığını ve yayıldığını açıklamasıyla birlikte tüm gözler Çin'e çevrildi.Kısa sürede sınırları aşan salgın karşısında DSÖ, 30 Ocak 2020'de "küresel acil durum" ilan etti.Hastalığın yarasalardaki bir betakoronavirüsün insana geçerken mutasyona uğramasından kaynaklandığının tahmin edildiğini açıklayan DSÖ, 11 Şubat 2020'de virüse "2019-nCov" yani Kovid-19 adını verdi.Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020'de ise DSÖ hastalığı resmen "küresel salgın" olarak tanımladı.Mart 2020'den itibaren hızla artan vaka sayılarıyla birlikte salgınla mücadele, tüm ülkelerin öncelikli gündem maddesi haline geldi.KÜRESEL KARANTİNADSÖ, 5 Haziran 2020'de hükümetlere halka açık alanlarda "yüz maskesi" kullanımını teşvik etmelerini tavsiye etti.Bu kapsamda, iş yerleri, okullar ve kamusal alanlar kapılarını kapatırken insanlar alışık oldukları "yüz yüze" yaşamı bir kenara bırakmak zorunda kaldı, pek çok sektörde "uzaktan çalışma" modeline geçildi.Vatandaşlar, hastalıktan korunmak için sürekli olarak "maske, mesafe ve hijyen" üçlüsüne uymaya davet edildi.Virüsün yayılma hızını kırmak amacıyla hastaneler ve belirlenen alanlarda karantina uygulamaları hayata geçirilirken yurt dışına çıkacaklar ile hastalık belirtisi gösterenler için PCR testi zorunluluğu getirildi.AŞI ÇALIŞMALARIKovid-19, tıp tarihinin en hızlı aşı geliştirme süreçlerinden birini de beraberinde getirdi.2020'nin ilk aylarında başlayan yoğun çalışmalar, yılın sonunda ilk aşıların insanlara uygulanmaya başlamasıyla meyvesini verdi.Türk bilim insanları Prof.

Dr.

Uğur Şahin ve Prof.

Özlem Türeci'nin kurucu ortağı olduğu Alman biyoteknoloji firması BioNTech'in Amerikalı ilaç devi Pfizer ile ortaklaşa geliştirdiği aşı, İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumunun (MHRA) 2 Aralık 2020'de onay vermesiyle "dünyada tescillenen ilk Kovid-19 aşısı" unvanını kazandı.Aşıların devreye girmesiyle 2021'den itibaren kontrollü normalleşme süreci başladı.

Ne var ki virüsün de aynı yıl uğradığı mutasyonlar sonucunda Alfa, Beta, Delta, Gama ve Omicron varyantları ortaya çıktı.2022'nin ortalarına gelindiğinde ülkeler salgın tedbirlerini büyük ölçüde gevşetti, maske ve PCR testi zorunlulukları kalktı, vaka ve ölüm sayılarında belirgin düşüşler yaşandı.13 MİLYAR DOZDAN FAZLA AŞI YAPILDISalgının yönetimi, DSÖ'yü de ağır eleştirilerin hedefine oturturken "Yetersiz kalmak", "geç adımlar atmak", "çelişkili mesajlar vermek" ve "aşıya rağmen toplumda korku yaymayı sürdürmek" başlıca suçlamalar arasında yer aldı.Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Çin'e yakın durmakla itham ettiği DSÖ'ye 14 Nisan 2020'de finansal desteği kestiğini açıkladı ve 6 Temmuz 2021'de örgütten resmen çekildi.Ocak 2021'de göreve başlayan Başkan Joe Biden ise ilk haftasında imzaladığı kararnameyle ABD'yi DSÖ'ye geri döndürdü.DSÖ önce, 5 Mayıs 2023'te Kovid-19'un "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" olmaktan çıkarıp "küresel salgın" statüsüne alırken Aralık 2025'te artık bir "acil kriz" değil, sağlık sistemlerinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilen "kalıcı bir halk sağlığı tehdidi" olarak tanımlanıyor.Sağlık örgütünün yeni yol haritası, ülkeleri Kovid-19'u tekil bir acil durum olarak yönetmek yerine, mevsimsel grip (influenza) gibi diğer solunum yolu hastalıklarıyla entegre bir şekilde ele almaya teşvik ediyor.Salgın döneminde, hükümetlerin veri paylaşımı, aşı tedariki ya da salgına dair tedbirler konusundaki ihtilaflarından ders çıkarılırken DSÖ bünyesinde Mayıs 2025'te DSÖ Salgın Anlaşması kabul edildi.Anlaşma, gelecekteki olası krizlere karşı ilaç ve aşılara hakkaniyetli erişimi yasal bir güvenceye kavuşturmayı amaçlıyor.Salgına dair vaka sayılarındaki şiddetli düşüşe rağmen DSÖ’nün Aralık 2025 raporuna göre, virüs hala geniş çapta dolaşmaya ve özellikle risk gruplarında can kaybına neden olmaya devam ediyor.DSÖ verilerine göre, 25 Şubat itibarıyla dünya genelinde 774 milyon 771 bin vaka ve 7 milyon 110 bin 645 ölüm kayıt altına alındı.Salgına dair gerçek vaka ve ölü sayılarının çok daha yüksek olduğu iddia edilirken, küresel ölçekte uygulanan Kovid-19 aşısı dozu 13 milyar 59 milyonu geçti.

İlgili Sitenin Haberleri