Haber Detayı
Özgür Özel grubuna Silivri'den seslendi: Caps* olsun diye söylüyorum
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasının yapıldığı Silivri'de bulunan Marmara Cezaevi önünde gerçekleştirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısını Silivri'de gerçekleştirdi.Özel, Dayanışma Merkezi’ndeki çadırda partililere seslendi.
Hakkında açılan soruşturma hakkında konuşan Özel, "Söylediğim söz; etkisiz, kifayetsiz, liyakatsiz...
Suçlanan kişi bunları ispat ederse ceza veremezsin diyor.
Hodri meydan; liyakatliler mi, liyakatsizler mi?
Becerikliler mi, beceriksizler mi?
Onu mahkemede ispatlamayan ne olsun" dedi.Devam eden davanın Türk siyasi tarihinin en önemli davası olduğunu belirten Özel, "Bu dava Türkiye tarihinin en zor üç davasından biridir, en karmaşık iddianamesidir.
Ne beklersin?
Çok tecrübeli bir hakim.
Çok tecrübeli bir heyet...
Kurayla 1 yıl 9 aydır hakim olan, iki tane arkadaş atanıyor" sözlerini kullandı. "CAPS OLSUN DİYE SÖYLÜYORUM"Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'den mutlaka çıkacağını ifade Eden Özel, "Buradan söylüyorum, büyük bir özgüvenle söylüyorum.
Bugün için değil, iki sene sonra caps olsun diye söylüyorum.
Ekrem İmamoğlu buradan çıkacak, bu ülkeye cumhurbaşkanı olacaktır.
O gün yayınlarsınız" ifadelerini kullandı."PARTİ TARİHİNDE İLK KEZ BİR CEZAEVİNİN YANINDA GRUP TOPLANTISI YAPIYORUZ"Özgür Özel'in konuşmasının satır başları şu şekilde:"Parti tarihinde ilk kez bir cezaevinin yanında grup toplantısı gerçekleştiriyoruz.
Bugün ülkenin kurucu partisini son genel seçimlerinin ana muhalefet, son yerel seçimlerin birinci partisini ve ilk seçimde iktidara gelecek CHP'yi bugün burada toplantı yapmaya zorlayan AK Parti'nin kara düzenine yazıklar olsun.Dünyanın ve bölgemizin kritik bir eşikten geçtiği bu günlerdeyiz.
Bu ortamda ülkemiz dış tehditlerle karşı karşıyayken içeride kenetlenerek en güçlü halde olmamız gereken zamandayken ne yazık ki bu sorumluluktan uzak olan dünyada yaşanan krizi kendi siyasi menfaati için fırsata çeviren bir iktidarla karşı karşıyayız."TARİH TEKERRÜR ETMEKTEDİR"Burası Türk siyasi tarihinde haksız tutuklama ve yargılamalarla geçen, kumpas davalarıyla sembolleşen Silivri Cezaevi'ne 800 metre uzaklıkta kurulan Silivri Dayanışma Merkezi'dir.
Ve Şu anda siyasi tarihimizin en büyük davası olan İBB davasında ikinci gün görülen duruşmanın arasında beraberiz.
Hiç şüphe yok ki tarih tekerrür etmektedir.
Türkiye bu cezaevini Ergenekon-Balyoz kumpas davalarıyla tanıdı.
AK Parti iktidarı FETÖ ile kol kola girerek bu ülkenin askerlerini, aydınlarını, siyasilerini ve gazetecilerini burada yargılamış, cezalandırmış, hapse koymuş ve o dönem bu yapılanları büyük bir kararlılıkla sahiplendi.
Tarih bir tarafı haklı çıkardı."İDAM KALDIRILMASA GENEL KURMAY BAŞKANINI ASACAKLARDI"O yargılananlar buradan alnı açık başı dik olarak çıktılar.
Kimi iki-üç kez ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.
Yani idam kaldırılmamış olsa AK Parti'nin kara düzeni Genel Kurmay Başkanını asacaktı.
Ülkenin MHP'den CHP'den seçilmiş milletvekillerini ikişer üçer kez asacaktı.
Ülkenin bilim insanlarını, akademisyenlerini, gazetecilerini asacaktı.
Ordunun şanlı şerefli amirallerini, generallerini, albaylarını asacaktı.
Sonradan bütün delilerin değiştirilmiş olduğu ortaya çıkacaktı ama o dönem Tayyip Erdoğan ben bu davanın savcısıyım diyordu.
O davanın savcısına kendi zırhlı Mercedes'ini veriyordu.O dönem her şeye gücü yetiyordu.
Üstünlerin hukukunu o temin ediyordu.
Sonra kendisine karşı da darbeye girişti.
O gün güya akıllandı.
Elini FETÖ sabunu ile yıkadı. 'Rabbim ve milletim beni affetsin' dedi.
Affetmek Allah'a mahsustur.
Bu milletin yüce gönlünden af dilenir ama akıllanıp tekrarından kaçman lazım.
O günün yargı aparatları sıçan gibi kaçtı.
Kaçamayanlar cezaevinde onları bire bir sahiplenenler bugün aynı pozisyonda aynı hataları yapmakla meşguller.O gün zırhlı araç verenler bugün bakan yaptıkları başsavcıya villa tahsis ettiler.
Kendisi başsavcı HSK'dan istediği hakimi istediği savcıyı uzaklaştırıp istediğini getirebilen bir kudretteydi.
Şimdi birde başına geçti.Tutuksuz yargılama esastır diyerek ev hapsi veren hakimleri ağır cezadan icra ve iflas mahkemelerine gönderdiler.Bunlar gördüm, duydum, oradaydım, biliyorum, söylüyorum ama yüzümü gizliyorum diyen aslında var olmayan, bir evin bahçesini kazıp da oraya gömdükleri silahları 'ben gömdüm Kemalist subaylar gördü.
Ben onları görmüştüm.
Yüzümü gizleyin' diyerek işe Poyrazı, Denizi, Dokuzu ve Efe'yi alet etmişlerdi.
Bir kısmının hiç olmadığı bir kısmının ruh hastası sapık manyak bir takım suçlular olduğu ortaya çıktı.
Bunların bir kısmı firarda büyük kısmı hapiste bu gizli tanıkların.
Bugün de gizli tanıkların ifadeleriyle oluşturulmuş bir iddianame var.
O iddianameye FETÖ'cü Savcılar 'Tuğla gibi iddianame var arkasındayız' dediler.
Kuddisi Okkır'a örgüt kasası dediler cenazesini Silivri Belediyesi kaldırdı.
Allah gani gani rahmet eylesin.
Ali Tatar'a suikastçi dediler beylik tabancasıyla kendi canına kıydı.
Amirallere suikast meselesinin FETÖ'nün kağıt üzerindeki bir uydurma ifadesi olduğu kendileri tarafından kabul edildi."İMAMOĞLU BURADAN ÇIKACAK VE BU ÜLKEYE CUMHURBAŞKANI OLACAK"İBB iddianamesine 'tuğla gibi' diyorlar.
İfadelere 'gizli tanık var, onlara güveniyoruz' diyorlar.Bu mahkeme nasıl yürüyecektir, savcı ne isteyecektir, hakim ne verecektir hep beraber göreceğiz.
Ama emin olduğum, namusumla kefil olduğum bir şey var ki; Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımız bu milletin vicdanında beraat edecektir.Buradan söylüyorum, büyük bir özgüvenle söylüyorum.
Bugün için değil, iki sene sonra caps olsun diye söylüyorum.
Ekrem İmamoğlu buradan çıkacak, bu ülkeye cumhurbaşkanı olacaktır.
O gün yayınlarsınız.Bizim hikayemiz, bu salondakilerin hikayesi, yan salonda yargılananların hikayesi, 2023 yılında 28 Mayıs günü, son seçimi kaybedip de bir daha seçim kaybetmemeye ant içenlerin iktidara yürüyüş hikayesidir."2 YILLIK HAKİMİ TÜRKİYENİN EN ÖNEMLİ DAVASINA ATADILAR"Gelelim dün başlayan duruşmaya.
Dava bir yıldır bekleniyor. 11 aydır bir şeyi biliyorduk.
Bu dava ya 1'e düşer ya 40'a.
Kanunumuza göre bir dava aynı ağır ceza mahkemelerinden tesadüfen birine düşüyor kurayla. 41 ağır ceza mahkemesi var.
Önce Aziz İhsan Aktaş davası 1'e düştü.
Dediler ki, bu dava kesin 40'ta...
Bu dava da 40'a düştü. 41 ağır cezadan, söylenen ağır cezaya düşme ihtimali yüzde 2,4...
Ve bir yıldır söylenen bu ihtimal gerçekleşti.
Yargılama Türkiye tarihinin en zor 3 davasından biridir, en karmaşık iddianamesidir.
Ne beklersin?
Çok tecrübeli bir hakim, çok tecrübeli bir heyet... 1 yıl 9 aydır hakim olan, kurayla 1 yıl 9 aydır görevde olan iki tane arkadaş, normalde onların Anadolu'nun bir yerlerinde başarılı kararlar için çalışıyor olmaları lazımken Türkiye'nin en önemli davasındalar."SÖZLERİME SORUŞTURMA AÇMIŞLAR HODRİ MEYDAN"Hakkımda soruşturma açmış.
Neden?
Söylediğim söz; etkisiz, kifayetsiz, liyakatsiz...
Suçlanan kişi bunları ispat ederse ceza veremezsin diyor.
Hodri meydan; liyakatliler mi, liyakatsizler mi?
Becerikliler mi, beceriksizler mi?
Onu mahkemede ispatlamayan ne olsun!
Sen benim cumhurbaşkanı adayımın, kardeşlerimin geleceğine karar vermek üzere 1 yıl 8 aylık hakimleri koyup, kurayla da o mahkemeye düşürüp haysiyet cellatlığı yapacaksın; ben de çıkacağım dışarıda 'mahkemeyi takip ettik, adaletin yerini bulmasını bekleyeceğim' diyeceğim öyle mi?"BİZİM HİKAYEMİZ BİR DAHA SEÇİM KAYBETMEYİP İKTİDARA YÜRÜYENLERİN HİKAYESİDİR"Her darbenin bir hikayesi vardır, bizim hikayemiz, bir daha seçim kaybetmeyip iktidara yürüyenlerin hikayesidir.
Hesap vermeyecek şekilde iktidar olduğunu düşünenler hesap verme korkusuyla her şeyi yapacağız anlayışına dönmüşlerdir.
Onlara bir Zekeriya Öz daha lazımdı.
Yıllarca adaleti katlettirdiklerini İstanbul'a başsavcı yaptılar.
CHP'nin siyasi üstünlüğünü başka şekilde alt edemeyeceklerini gördüler.
Önce Esenyurt'a kayyum atayarak milletin boğazına düğüm attılar.
Beşiktaş ile devam edip Ekrem Başkan'a kadar geldiler.Bir suç icat etmeye çalıştılar ama hepsinden eli boş döndüler.
Halen belediyede çalışan AK Partili bürokratlar, ona iftira atacaksınız dediklerinde ve onlar bunu Ekrem başkana söylediklerinde neler yaşanacağını anladık.
Atatürk, bunların görevinin başına Cumhuriyet koymuş.
Savcı odalarında 'Hadi onu söylersen ben bu işi hallederim' diyerek arayışların içine girdiler."TARTIŞMALI BİR HEYETLE DİPLOMA İPTAL EDİLDİ"Bir anda bir diploma 35 sene önce alınmış hem de yüzlerce kişiyle alınmış.
Üniversiteye yazıyor diyor ki 'Acele et, derhal iptal et karar ver' Yoksa bu YSK dahil verilir.
YSK ne zaman diploma istiyor?
Muhtardan, milletvekilinden değil sadece cumhurbaşkanı adayından istiyor.
Başsavcı neyle meşgul!
İstifaya zorlanan İşletme Fakültesi dekanı ve toplanmayan İşletme Fakültesi yerine 18 Mart akşamı kendi atadıkları, profesörlüğü tartışmalı bir heyete diplomayı iptal ettiriyorlar."560 MİLYAR DOLAR YOLSUZLUK VAR DEDİLER 560 KURUŞ BULAMADILAR"Her birisinde gizlilik olan soruşturma olur mu kardeşim?
Bir elin bütün kuklaları yönettiği gibi hakimler, savcılar, polis, üniversite aynı anda koordine ediliyorsa maksat siyasi değil mi? bunlar iftira bu yapılanlar da haysiyet cellatlığı.
Birisi cumhurbaşkanı kalsın diye bu kadar kul hakkına girmek nerede yazıyor.
Bana Tayyip'ten korkan değil Allah'tan korkan AKP ve MHP'lilerin feraseti lazım. bir tek onlara güveniyorum.
Nasıl 31 Mart'ta seçimi yendiğimizde '13 bin farkla seçimi ona mı vereceğiz' deyip 13 bin farkı 45 günde 806 bin İstanbullu adaletin bozduğu teraziyi dengeye getirdiyse bugün de onlara güveniyorum.1 yıldır dediler ki 560 milyar yolsuzluk var. 560 kuruş bulamadılar. duruşmanın başlayacağı gün 3 yandaş gazete biri 30 milyonun, biri 35 biri de 40 milyonun 'Hesabını verecekler' diyor.
Bir tanesi bile iddianamede yok. 560 diye tepinenler şimdi diyor ki 'öyle duyduk.'TRT'ye sorduk dolar görüntüsü nereden çıktı.
Elimizde gerçek yoktu, stoktan kullandık şansınıza dolar çıktı dediler. bizim haklılığımız gizli tanıkların iftiralardan başka hiçbir şey kalmadı ellerinde.
AK Parti döneminden kalmış bürokratlara, işten çıkmış namussuzlara tekliflerde bulunuyorlar.
Daha önce suç işlemiş Yargıtay aşamasında bulunanlara kurtaralım diye tekliflerde bulunuyorlar."İMAMOĞLU'NUN MEŞE İLE TUTUKLAYIP İLKE İLE YARGILIYORSUNUZ"Ekrem Başkanı ve birçok arkadaşımızı gizli tanık Meşe'nin ifadesiyle tutukladılar.
İddianame çıktı, Meşe yok.
Meşe'ye yönelik tutukluluklar ne olacak?
Meşe'nin ifadesini bulduk.
İddianamede arattık.
İlke diye birini bulduk.
İlke, Meşe'nin anlattıklarının aynısını anlatmış.
Meşe'ye söz vermişler cezanı düşüreceğiz, şunu bunu sağlayacağız diye.
Meşe bu dedikleri olmayınca tırmanmış adliyeye ve nihayetinde gizli tanıklıktan çekilmiş.
Meşe'nin söyledikleriyle tutuklananlar var ne yapacaklar?
Birebir aynı ifadeleri ilke diye bir gizli tanığa yapıştırmışlar.Tiyatroda birinin söyleyeceği söz vardır.
A oyuncusu oynar, hastalanırsa B oyuncusu oynar.
Gizli tanık değiştirmek diye bir hak yoktur.
Değiştirilmişse de orada yazılmış bir metin değil, yalan vardır.
Biz Silivri'ye yargılanmaya değil, yargılamaya gidiyoruz derken bunu diyordum.
Yapmadık desinler.
İmamoğlu'nu Meşe ile tutukladık ama İlke ile yargılamıyoruz desinler.
Anlatım bozukluğu bile aynı!
İşte buradayım.
Hadi bizi mahcup etsinler!"Odatv.com