Haber Detayı
İzmir için afet uyarısı! "Bu işin şakası yok"
Son dakika İzmir haberleri... İzmir’de afet riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalar yapmak amacıyla üniversite bünyesinde kurulan EKOAYRA, ilk danışma kurulu toplantısını gerçekleştirdi. EKOAYRA Müdürü Prof. Dr. Gökhan Kılıç, İzmir’de yaşanan afetlerin arttığını söyleyerek, bu işin şakasının olmadığını belirtti.
Son dakika İzmir haberleri...
Deprem, yangın, kuraklık ve sel gibi doğal afetlere karşı dirençli bir kent oluşturulması için yapılacak projelerin ele alındığı toplantıda konuşan EKOAYRA Müdürü Prof.
Dr.
Gökhan Kılıç, 'Sadece depreme odaklanamayız, İzmir'de tüm afetlere hazırlıklı olmalıyız.
Daha önce nadir görülen afet türleri, son yıllarda art arda yaşandı.
İzmir, doğadan gelen ciddi bir uyarıyla karşı karşıya.
Bu işin şakası, kaybedecek zaman yok' dedi.
UZAKTAN BAĞLANTI İLE KATILDILAR AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof.
Dr.
Orhan Tatar, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu United States Geological Survey'den Prof.
Dr.
Mehmet Çelebi ve Washington Geological Survey'den Dr.
Recep Çakır da çevrim içi bağlantı ile toplantıya katılarak bilgi, tecrübe ve önerilerini paylaştı.
DİRENÇLİ YERLEŞİM ALANLARI Yaklaşık 2 saat süren toplantıda, İzmir'de afetle mücadele alanında atılması gereken adımlar ve çözüm önerileri konuşuldu.
Kent genelinde afet riskinin azaltılmasının yanı sıra dirençli yerleşim alanlarının oluşturulması, toplumsal farkındalığın artırılması ve akademik bilginin İzmir için faydaya dönüşmesi için hayata geçirilecek yol haritasının da görüşüldüğü toplantıda; akademi, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesinin önemine de vurgu yapıldı.
SOMUT ADIMLAR ATILMALI Toplantıda, merkezin yapısı ve hedeflerine ilişkin bir sunum yapan EKOAYRA Müdürü Prof.
Dr.
Kılıç, İzmir için bütüncül bir risk azaltma yaklaşımının zorunlu hale geldiğini ifade etti.
İzmir'in son yıllarda deprem, yangın, sel ve kuraklık gibi farklı afet türlerini yaşadığını hatırlatan Prof.
Dr.
Kılıç, 'Bu tablo, İzmir'in doğrudan ve açık bir tehdit altında olduğunu gösteriyor.
Bu nedenle yapılması gereken, yalnızca afet sonrası müdahaleyi konuşmak değil; afet gerçekleşmeden önce riskleri azaltacak somut adımları da hızla atmak' diye konuştu.
Afetlere hazırlıksız bir kentin ekonomik olarak da kırılgan hale geleceğini belirten Prof.
Dr.
Kılıç, afet risk azaltımının aynı zamanda bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesi olduğunu ifade etti.
AFET HAZIRLIK MODELİ Önümüzdeki dönemde hayata geçebilecek bazı projelere ilişkin hazırlık yaptıklarını ve tüm detaylar netleştikten sonra bunları kamuoyu ile paylaşacaklarını söyleyen Prof.
Dr.
Kılıç, 'Okullar, kampüsler, sanayi bölgeleri ve kamu binaları için afet hazırlık modeli geliştirilebilir.
EKOAYRA olarak, bu konuda pilot uygulamalar yaparak İzmir geneline örnek olacak bir sistem kurabiliriz.
Toplumsal farkındalık ve eğitim de çok önemli.
Afet riskini azaltmak, sadece teknik bir konu değil.
Davranış değişikliği ve toplumsal bilinç de gerekli.
Bu amaçla öğrencilere, ailelere ya da işletmelere yönelik düzenli eğitimler, atölye çalışmaları ve saha uygulamaları yapılabilir.
Tüm bunları, ne derece uygulayabiliriz diye düşünüp planlamayı yapacağız' diye konuştu. 'DİJİTAL İKİZ' MODELİ GELEBİLİR Üzerine yoğunlaşmayı düşündükleri bir 'dijital ikiz' çalışmasının da bulunduğunu ifade eden Prof.
Dr.
Kılıç, 'Dijital ikiz; bir yerleşim yerinin fiziksel, çevresel ve işleyişsel unsurlarının analiz edilerek dijital ortamda bir kopyasının oluşturulması anlamına geliyor.
Yani bölgedeki yolların, binaların, altyapının, nüfus hareketlerinin, trafik akışının ve su hatlarının dijital ortamda modellenip analiz edildiği bir sistem.
Bu yaklaşım, afet meydana gelmeden önce risklerin görülmesini ve azaltılmasını hedefliyor.
Bir bölgenin dijital ikizinin oluşturulabilmesi için drone fotogrametrisi, LiDAR taramaları, uydu görüntüleri, belediyelere ait GIS verileri, yapı envanteri ve sensör verileri gibi farklı kaynakların entegre edilmesiyle bölgenin detaylı bir sayısal modeli oluşturulmalı ve kapsamlı envanter bilgileri toplanmalı.
Bölge yeterince tanındıktan sonra ise afet anında kaçış yollarının neresi olacağı, ilk müdahalenin hangi bölgelere yapılacağı, trafiğin ne yönde akacağı gibi farklı senaryolar üzerinde çalışılarak çözüm önerileri geliştirilebilir.
Ayrıca farklı afet türleri için de ayrı senaryolar hazırlanabilir.
Bazı pilot bölgelerde bunu hayata geçirme fikrimiz var.
Planlamalar sürüyor; bunu başarabilirsek İzmir geneli için de örnek bir model ortaya koymuş oluruz' dedi.