Haber Detayı

‘Kadına şiddet’ depremi!
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
10/03/2026 04:00 (3 saat önce)

‘Kadına şiddet’ depremi!

7 Mart Cumartesi günü Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul’un öncülüğünde gerçekleştirilen kitap fuarındaydık.

7 Mart Cumartesi günü Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul ’un öncülüğünde gerçekleştirilen kitap fuarındaydık.

Türkçemizin zenginliğinden yararlanarak kitap fuarlarını şöyle özetliyoruz: Okurla yazar buluşursa okuryazar oluruz!

Ürgüp’ün 1999-2007 arasındaki efsane belediye başkanı Bekir Ödemiş ve Cumhuriyet’ten Güven Baykan ’la birlikte Cumhuriyet Kitapları standında okurla buluştuk.

Orta Anadolu’nun ortasında da dert aynı; bütün olumsuzlukları tetikleyen ekonomik yıkım.

İlk üç sorunu şöyle sıraladılar: Üretimsizlik, uyuşturucu, kadına şiddet.

İl genel meclisi üyesi Yüksel Bedir , inşaat mühendisi oğlu Yaşar ’la birlikte tarımla uğraşıyor.

Durumu şöyle özetledi: “En kârlı iş, üretmemek.

Çünkü zarar etmemiş oluyorsun!

Bütün para mazotla gübreye gidiyor.

İnsan emeğinin hiç kıymeti yok!” Uyuşturucu sorunu Anadolu’nun iliklerine kadar işlemiş.

Aksaray, Nevşehir hattının yeni dağıtım merkezi olduğu söyleniyor.

Lüks araçla kahveye gelen şahıs işsiz gençlere şöyle diyormuş: “Benimle iş yaparsanız bu araçtan sizin de olur!” *** Gerçek anlamda can alıcı sorun ise kadına yönelik şiddet. 2018’de CHP Ürgüp Gençlik Kolları başkanıyken tanıdığım Yasin Güçlü ilçe başkanlığını yürütüyor.

Yasin’le Ürgüp sokaklarında dolaştık.

CHP kadın kolları yöneticilerinin anlattıklarını ürpererek dinledik.

Kadına yönelik şiddet artık terör boyutlarına ulaştı.

Daha ötesi, deprem diyebileceğimiz boyutlarda.

Şunları dinlerken kanım dondu: “Bir kişi karısının iki kolunu baltayla kesti.

Kadın yaşam savaşı veriyor.

Bu vahşeti yapan cezaevine giderken ‘Yarım kalan işi mutlaka tamamlayacağım.

Ben yapamasam da sülalem geniş, yaptıracak birini bulurum’ diye bağırdı.

Bu yerel medyada haber oldu...” Bir “vaka” daha anlattılar: “Adam kadını hamileyken o kadar şiddetli ve sürekli dövmüş ki...

Kadın sakat doğum yaptı.

Bir dizi sorunla boğuşuyor.” Ülkemizde her gün, bazen günde birden fazla kadın cinayeti yaşanıyor.

Bir başka deyişle kadın, ölürse haber oluyor.

Ölmezse ulusal medyaya yansımıyor.

Kadını el üstünde tutmak, tabuttayken mi olacaktı?

Söz hiçbir zaman bitmez.

Ancak bu vahşeti anlatmaya sözcükler yetersiz!

Bu cinayetlere kadınlar örgütlü olarak tepki gösteriyorlar, tavır koyuyorlar.

Oysa sorun özünde, erkek sorunu! *** Kadın cinayetlerinde, kadına yönelik şiddette madalyonun öteki yüzü şu: Kadınlar yaşama tutunmak için direniyor.

Pes etmiyor.

Yerine göre canı pahasına, kendisine zorla dayatılan yaşamı reddediyor.

Madalyonun öteki yüzünden devam edelim.

Ürgüp’te bir araya gelen, ortaklaşa iş-yaşam kuran kadınları tanıdım. 2016 yılında altı kadın bir araya gelmiş.

Emine Oya Özarslan, Sevil Halıcı Ayhan, Hatice Ersoy, Havva Dudu Berber, Hanife Çökek, Esma Ünlü demişler ki: “Ürgüp’e yerli yabancı turist geliyor.

Onlara evimizde yaptığımız yemeklerden tattıralım.

Gücümüzü birleştirip küçük bir yer açalım.” Adını mantı keserken çıkan “tık tık” sesinden esinlenerek “Tık Tık” koymuşlar.

Onlara, Saniye Üzel, Şerife Yıldırım, Şerife Eren, Nuran Başol, Müzeyyen Kars, Ergüleç Özçubuk, Semra Bağcı Gülbostan, Hatice Yalçınkaya, Şerife Avcı, Birsel Sorgun, Sevli Demircan, Fatma Sağlam, Fatma Korkmaz, Seher Toybıyık, Neriman Balkı da katılmış.

Kutluyoruz.

Anadolu kadını budur...

Üreten, hakkını arayan, insanca yaşam isteyen kadınlar yükseldikçe, toplum onlara omuz verdikçe şiddet kendini çaresiz hissedecek.

Kadınlar susarsa Türkiye karanlığa gömülür.

İlgili Sitenin Haberleri