Haber Detayı

Liderlik gitse de sistem ayakta... İran’da savunmanın anahtarı ‘mozaik’
Dünya hurriyet.com.tr
09/03/2026 07:00 (2 saat önce)

Liderlik gitse de sistem ayakta... İran’da savunmanın anahtarı ‘mozaik’

Tahran’da rejimin kısa sürede çökeceği beklentisi zayıflıyor. Hamaney’in ölümü sonrası yönetim geçici olarak üçlü konseye geçti, ülke genelindeki askeri yapı da dağılmadan faaliyetini sürdürüyor. İran’ın direnci “mozaik savunma doktrini”ni tekrar gündeme getirirken, uzmanlar İran’ın kara işgali senaryosuna karşı geliştirdiği bu doktrini füze-dron kapasitesini de kapsayacak şekilde genişlettiğine dikkat çekiyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattığı kapsamlı hava harekâtı onuncu gününde devam ederken, Washington ve Tel Aviv’in “rejimi değiştirme” hedefine bu yolla ulaşamayacağı yönündeki kanaat de kuvvetlendi.

Ülkenin dini lideri Ali Hamaney’in ölümünün ardından yönetimi cumhurbaşkanı, yargı erki başkanı ve Anayasa Koruyucular Konseyi’nden bir temsilcinin yer aldığı üçlü yapı devraldı; Tahran’ın bölgedeki misilleme saldırıları da devam ediyor.

Uzmanlara göre Tahran’ın bu direnci, liderlik kaybı ve merkezi çöküş senaryolarına karşı geliştirdiği kara işgali temelli “mozaik savunma doktrini”nin füze ve dron saldırılarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinden kaynaklanıyor.‘KONSEPT GENİŞLETİLMİŞ’Henüz savaş başlamadan önce Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede “mozaik savunma doktrinine” vurgu yaparak, ABD ve İsrail’in rejim değişikliği planının istedikleri gibi gitmeyebileceğine işaret eden İran Araştırmaları Merkezi’nden akademisyen Oral Toğa, savaş başladıktan sonra sistemde güncellemelerle karşılaştıklarını söyledi.Toğa’nın aktardığına göre mozaik sistemi, bir kara işgali halinde olası liderlik kaybı ve emir-komuta zincirinin kopmasına karşı Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) ülkedeki 30 vilayette bağımsız operasyon yürütebilecek şekilde örgütlenmesine dayanıyor.

Bu sistemin köklerinin İran-Irak savaşına uzandığını ve doktrinin ABD’nin Afganistan ve Irak işgalleri sonrası 2005’te teorik olarak ilan edildiğini hatırlatan Toğa, “Bu savunma konsepti yeni değil.

Yeni olan şey, füzelere uygulanabilmiş olması.

Konsept kara işgaline karşı geliştirilmiş bir yapıyken, şu anda füzeler ve dronlar bağlamında da genişletilerek uygulandığını görüyoruz” ifadelerini kullanıyor.‘KURYELERLE EMİR KOMUTA’“İran’ın füze ve dron kapasitesinin farklı bölgelere konuşlandırılması da doktrinin bir parçası” diyen Toğa, mozaik savunma sisteminin “başıbozukluk” olarak anlaşılmaması gerektiğini vurguluyor: “Son saldırılarda en belirgin işaretler eşzamanlı, senkron atışlar ve farklı bölgelerden gelen koordineli ateşler oldu.

O halde bu yapı merkezi bir sevk ve idarenin dağıtık uygulaması olarak okunmalı.

Haberleşmenin kesintiye uğrayabileceği bir ortamda bile atışların senkron gelmesi, uygulanan sistemin planlı ve komuta kontrollü olduğunu gösteriyor.”Askeriyedeki “muhabere olmadan muharebe olmaz” yaklaşımını hatırlatan Toğa, İran’ın sinyallere de müdahale edildiği bir ortamda sevk ve idarenin sağlıklı yürütülmesi için “canlı kuryeleri” kullanarak emir ve talimatları iletiyor olabileceğini söyledi.‘1991 SONRASI IRAK GİBİ OLUR’Mozaik savunma konseptinin yalnızca füze ve dron kapasitesine dayanmadığını vurgulayan Toğa, İran’ın füze atamayacak duruma gelse bile rejimin çözülmesinin hâlâ zor olduğunu belirtiyor. “Mozaik savunma füze ya da dron kapasitesiyle çok ilgili değil.

İran şu anda fırlatma rampalarının hedef alınması nedeniyle isabet kapasitesi daha yüksek füzelerle daha az saldırı yapma yoluna gidiyor.

Ancak bu kapasite eridikçe asimetrik unsurlara yöneleceklerdir” diyen akademisyen, bu noktadan itibaren ise ABD’nin 1991’de Irak’a düzenlediği Çöl Fırtınası Harekâtı gibi, İran’ın devlet aygıtını etkisizleştirmeye yönelik operasyon ve abluka stratejisine başvuracağı görüşünde: “İran, 1991 sonrası Irak’a dönüştürülebilir.

Orada da Saddam Hüseyin devrilmemiş ancak Irak 2003’e kadar işlevsiz kalmıştı.

Yani devlet görevlerini yerine getirmekte çok zorlanıyordu.

ABD ve İsrail’in son günlerde kritik altyapılara yönelen saldırıları da buna işaret ediyor.”‘ADALARA ASKER İNEBİLİR’Bu nedenle savaş şu anda bitse bile “hiçbir şeyin İran için güllük gülistanlık olmayacağını” vurgulayan Toğa, “İran ekonomik yaptırımlar, ikincil yaptırımlar, siyasi izolasyon altında bütün bu yıkımla mücadele edecek.

Körfez’deki bazı adalara kara operasyonları olabileceğini düşünüyorum” diyerek, Tahran üzerindeki topyekûn baskının devam edeceğini aktarıyor.

Ancak ekonomik ve toplumsal çöküş ilerlerse daha sonra etnik/yerel hareketlerin güçlenme ihtimali doğacağını söyleyen Toğa, buna karşılık Tahran’ın, yerel Besic teşkilatları ve DMO’yu kullanarak güç boşluklarını kapatacağını ve olası ayaklanmaları geçmişteki gibi sert bir şekilde bastıracağı görüşünde.

Gözden Kaçmasın ABD ve İsrail’in ‘mızrak ucu’ olmak mı mızrağın ucunda olmak mı Haberi görüntüle ‘SIRADA KİRPİ DOKTRİNİ VAR’Toğa’ya göre İran böyle bir senaryoda ise “Kirpi Konseptine” yönelecek.

Bu konseptin düşman tarafından “yutulmamak” üzerine inşa edildiğini söyleyen Toğa, “Burada maksat savaşı kazanmak değil, oluşturacağınız büyük maliyetlerle düşmenin sizi yiyememesi.

İran’ın elinde dünyaya da ABD’ye de maliyet çıkartacak araçlar var” ifadelerini kullanıyor.

Sistemin çözülmesi için yalnızca teknik kapasite kaybı değil, aynı zamanda ideolojik ve örgütsel çözülme gerekeceğini vurgulayan Toğa, “İran’daki yapılanmanın aynı zamanda ideolojik bir örgütlenme olduğunu unutmamalıyız.

Ülkenin işgal edileceği iddialı bir senaryoda dahi birçok bölgede DMO birimlerinin halkı örgütleyerek direnişi sürdürecektir.

Mozaik sistemi zaten bu temel üzerine inşa edilmiş.” Gözden Kaçmasın Savaşın gölgesinde partilerin oy oranı Haberi görüntüle

İlgili Sitenin Haberleri