Haber Detayı
İsrail’in bombalarını Türk firma üretecek
ABD’nin İsrail’e satışını onayladığı 12 bin bombanın ana yüklenicisinin Türk sahipli bir firma olması, infial yarattı. Uzmanlar, Türk savunma sanayisinin dış satımlarının ve başka ülkelerde kurulacak iştiraklerin sıkı denetlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Donald Trump yönetiminin onayladığı İsrail’e verilecek 12 bin bombanın Türk Repkon firmasının ABD’deki iştiraki Repkon USA tarafından üretilecek olması tepkilere neden oldu.
Şirket, sosyal medyada Türk vatandaşlar tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu.
Vatan Partisi Merkez Karar Kurulu (MKK) Üyesi, Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa da “İsrail bu mühimmatları İran’a, Suriye’ye, Lübnan’a ve Gazze’ye karşı kullanacak.
Şirketlerimizin komşularımıza yönelik bir savaşın tedarikçisi olmasına izin verilemez.” dedi.
Sektör temsilcileri de Türk firmanın başka bir ülkede yapılanarak ihraç izni almadan satış yapmasının, mevzuatın arkasından dolanmak olduğunu belirtti.
TEKSAS’TA YAPILANAN TÜRK ŞİRKETİ ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail’e mühimmat ve mühimmat destek malzemeleri vermek üzere 12 bin adet BLU-110A/B bomba gövdesi satın alacağını duyurdu.
İhtiyacın bir kısmının stoktan aktarılacağı, geri kalanının da fabrikası Teksas’ta bulunan Repkon USA isimli şirketten tedarik edileceği bildirildi.
ABD’de üretim yapan Repkon USA, merkezi İstanbul Şile’de yer alan Repkon Makine ve Kalıp Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Mart 2024’te kuruldu.
Repkon, ABD’deki firmanın kendisine ait olduğunu internet sitesinde “NATO müttefiklerinin mühimmat öncelikleri dikkate alındığında Repkon’un iş yoğunluğu her geçen gün artıyor.
ABD ordusunun büyük miktarda mühimmat ihtiyaçlarına yönelik yerel üretim amaçlarını karşılayacak Repkon USA, geçen yıl 435 milyon USD tutarında sözleşme imzaladı.” ifadeleriyle doğruluyor.
KELİME OYUNUYLA AÇIKLAMA Repkon şirketinin İsrail’e verilecek bomba gövdelerini üretecek olmasına vatandaşlardan tepki yağdı.
Vatandaşlar, İsrail’e gidecek mühimmatların İran’a ve Gazze’ye karşı kullanılacağını dile getirdiler.
İsrail’in her an Türkiye’ye karşı da bir kışkırtmaya girişebileceği uyarısında bulundular.
Tepkiler üzerine Repkon’dan açıklama geldi. “Doğrudan satış yapmıyoruz.” diyerek kendisini savunan firma, şunları kaydetti: “ABD’de alınan bir mühimmat tedarik kararı üzerinden yapılan bazı haberlerde Repkon’un doğrudan satış gerçekleştirdiği veya sürecin karar vericisi olduğu yönünde bir izlenim oluşturulmuştur.
Oysa söz konusu süreçte Repkon’un herhangi bir talebi, kararı veya satış işlemi bulunmamaktadır.
Uluslararası basında yer alan bu tür içeriklerin bazı yerli medya kuruluşları tarafından sorgulanmadan tekrar edilmesi ve şirketimizin doğrudan hedef gösterilmesi kabul edilemez bir durumdur.” ‘GEREKİRSE FAALİYET DIŞI BIRAKILMALI’ Aydınlık’a konuşan Vatan Partisi MKK Üyesi ve İzmir İl Başkanı, Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, şunları söyledi: “Savunma sanayi anlaşmaları diğer ticaret anlaşmalarına göre sınırları belli anlaşmalardır.
NATO çerçevesinde yapılan bir anlaşma ise NATO görevi dışında kullanılamaz.
Amerikan Devleti ile yapılan bir anlaşma ise Amerikan Devleti dışında üçüncü bir ülke tarafından kullanılamaz.
Bu kuralların ihlâli çok sakıncalıdır.
Sonuçları millî güvenliğin konusudur.
Şirketin böyle bir denkleme girmemesi, mevzuat oyunlarına sığınmaması, ‘Ben bu talebi karşılayamam.’ demesi gerekir.
Israrı halinde Türkiye, Millî Savunma Bakanlığı sürece müdahale etmelidir.
Gerekirse faaliyet dışı bırakılmaya kadar gidilmelidir.
İran’a atılacak bombaların bir Türk şirketi tarafından bilerek ve isteyerek üretilmesi doğru değildir.
Yarın o bombalar Gazze’de de kullanılacak.
İki durumu da Türk Milleti’nin vicdanı kaldırmaz.
Şirketlerimizin komşularımıza yönelik bir savaşın tedarikçisi olmasına izin verilemez.
Bu konuda da bir mevzuat düzenlemesi ihtiyacı olduğu görülüyor.
Türk savunma sanayi şirketlerinin ikinci ülkelere satış süreçlerinin şeffaflaştırılması ve Meclis onayıyla yürütülmesi en doğrusudur.” ‘Mevzuatın arkasından dolaşma’ Aydınlık’a konuşan sektör temsilcileri, başka bir ülkede yapılanarak girişilen üretimlerde Millî Savunma Bakanlığından ihraç izni almadan satış yapılabildiğini belirttiler.
Bunu “mevzuatın arkasından dolaşmak” olarak niteleyen ve sakıncalı bulan temsilciler, kanun ve mevzuatta düzenleme ihtiyacı olduğunu vurguladılar.
Denetim ve yaptırımların ayrım gözetmeksizin uygulanmasını önerdiler. “Mevzuatın arkasından dolanan bu tip örneklerde etik dışılığın yanı sıra teknoloji, bilgi ve görgünün aktarılıp aktarılmadığı da gündeme alınmalıdır.” ifadelerini kullandılar. ‘TBMM onayı’ önerisi Daha önce Türk şirketlerinin Rusya’ya karşı Ukrayna’ya silah satışını Aydınlık’a değerlendiren Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin de şu uyarılarda bulunmuştu: “Her ülkeye istediğiniz zaman satış yapamazsınız.
Bunların nerede kullanılacağını iyi bilmeniz lazım.
Örneğin Amerikalılar bize İHA’ları satarken silah podlarını söküp de verdiler.
Türkiye bunları PKK’ya karşı kullanacaktı ama ona rağmen tam teçhizatlı göndermediler. ‘ÇOK DİKKAT EDİLMELİ’ “Türkiye’nin bu işleri yaparken uygulanan politikalara çok dikkat etmesi lazım.
Bizim Ukrayna’yı silahlandırmamamız gerekiyor.
Çünkü Ukrayna bunu Donbass’ta Rusya’ya karşı kullanacak, bu belli.
O zaman seninle Rusya arasında sorunlar çıkar. ‘Bunlar artık Ukrayna’nın malı, bizi ilgilendirmez.’ diyorlar ama dünya böyle değil.
Silah üreticisi ülkeler silah artarken beli bir süzgeçten geçirir.
Benim dış politikama nasıl etki edecek, sorun yaratır mı, nerede kulanılacak...
Gerekirse şerh koyar.
Mesela Almanlar ‘Benim tanklarımı güneydoğuda kullanamazsın.’ diyor.
Silah satacağız diye gelişigüzel işler yapılamaz. ‘SİSTEM KURULMALI’ “Türkiye’de bu konuya ilgili bir sistem kurulması lazım.
Dünyanın her yerinde incelemeler yapan kurumlar vardır.
Almanya’da, Fransa’da var bunlar.
Hangi ülkelere satılıp satılmayacağına dair tavsiyede bulunurlar.
Amerika’dan silah istediğinizde önce Pentagon inceliyor, Dışişleri inceliyor, oradan Kongre’ye geliyor ve tartışıldıktan sonra izin çıkıyor ya da çıkmıyor.
Bizde de Milli Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığının bu konuyla ilgili çalışması lazım.
Belki daha sonra konu Meclis’e de gelebilir.
Bu aynı zamanda Türkiye’yi ‘siz bana silah satmıyorsunuz’dan da kurtarır, dersiniz ki TBMM var.”