Haber Detayı

Kadın kendini beslerse dünya değişir
Prof. dr. aslı a. mutlu aydinlik.com.tr
09/03/2026 00:00 (8 saat önce)

Kadın kendini beslerse dünya değişir

Kadın kendini beslerse dünya değişir

Sekiz Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü maalesef savaşın gölgesinde kaldı.

Oysa kutlanmaya değer ne çok rolü, görevi, sorumlulukları vardı dünya kadınlarının.

Kozasının içinde hayata hazırlanan bir tırtılın zamanla hayatla dans eden özgür bir kelebeğe dönüşmesi gibi; bir zamanlar ana rahmindeki küçük bir mucizeden kendi mucizesini doğuran, kendinden sonraki nesillerin de iyilik halini şekillendiren kız evlatlar, anneler, büyükanneler...

BEBEK SAĞLIĞI İÇİN Kadın sağlığında bu rollerin her birinin dönüştüğü nokta bir öncekinin güçlülük derecesine göre gelişim gösterir.

Bir kadının hayatı boyunca maruz kaldığı beslenme ortamı ise bu gelişimin temel belirleyicisidir.

Çocukluk çağında süt, yoğurt, peynir, kefir gibi kalsiyumdan zengin besinlerle yeterli düzeyde* beslenen kadınların ileri yaşlarda osteoporoz gibi kemik mineral yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak gelişen sorunlarla karşılama ihtimali azalır; kemikleri ve dişleri güçlenir.

Her anne adayının başta yeşil yapraklı sebzeler olmak üzere temel folik asit kaynaklarını ve takviyelerini yeterli düzeyde* tüketmesi hem kendi sağlığını hem de bebeğin sağlığını geliştirir; nöral tüp defekti gibi ağır sonuçlu doğum kusurlarını önler.

Yaşam döngüsü boyunca kırmızı et, hindi, tavuk, balık, yumurta gibi demir kaynağı olarak zengin besinleri yeterli düzeyde* tüketen kadınların anemi - yani kansızlık- gibi enerji, insan gücü ve dikkat tüketen rahatsızlıklarla karşılaşma ihtimali azalır.

En zengin kaynakları arasında mevsim balıklarının yer aldığı omega-3 yağ asitleri ile desteklenen ve refah ekonomisine dayalı beslenme örüntüsünün getirdiği omega-6 yağ asitleri yükünden arındırılan bir beslenme modeli ise yaş alan kadınların kalp, damar ve beyin sağlığının korunmasına yardımcı olur.

Daha nice besin ögesinin yetersiz ya da yanlış kaynaklardan alınması kadın sağlığını ciddi bir şekilde tehdit eder.

GENETİK KODLARIMIZDAKİ ŞİFRELER Ve hepsinden önemlisi kadınların beslenme alışkanlıklarının etkilerini nesiller arası aktarımla sonraki jenerasyonlara ulaştırabilme gücüdür.

Beslenmedeki her bir ögenin yetersiz ya da fazla alımı genetik kodlarımızın içerisinde belirli şifreler oluşturarak, bizden sonraki nesillerin yetişkinlik dönemindeki hastalık ve sağlık risklerini belirlemektedir.

Vitamin ve mineralleri kapsayan mikro besin ögeleri yetersizlikleri tüm dünya kadınlarında halen yaygın bir beslenme problemidir.

Konu sadece hastalık ve sağlıkla sınırlı kalmamaktadır.

Günümüzde yapılan araştırmalar mikro besin ögesi yetersizliklerine maruz kalarak gelişen nesillerin bilişsel becerilerinin, zeka katsayılarının ve problem çözme kabiliyetlerinin de olumsuz yönde etkilendiğini göstermektedir.

Evet, kadın kendini beslerse dünya değişir ama doğru beslerse dünya sağlıkla değişir.

Zira ulu önder Atatürk’ün de belirttiği gibi “Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseri” değil midir? (*)Konu ile ilgilenen okurların ek ve detaylı bilgiler için T.C.

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER) 2022’yi incelemeleri tavsiye edilir. 

İlgili Sitenin Haberleri