Haber Detayı
HAP desteği alan kreatif endüstri yüksek katma değer ihraç edecek
Ticaret Bakanlığı'nın hayata geçirdiği destek mekanizmasıyla, hizmet ihracatında yeni bir döneme geçiliyor. Daha önce oyun, dizi ve film sektörlerinin desteklendiği yapıya ek olarak, içerik sektörünün tüm bileşenlerini kapsayan, uçtan uca bir destek modeline geçiliyor.
Nurdoğan A.
ERGÜNnurdogan.arslan@dunya.comDünya fikri mülkiyetin merkezde olduğu yeni bir döneme evrilirken, Türkiye de hizmet ihracatında vites yükseltti.
Türkiye’nin hizmet ihracatı desteklerini kökten değiştiren yeni strateji ile dizi ve film destekleri, daha geniş bir “ekran temelli” yapıya dönüşüyor. 27 Şubat 2026 tarihli ve 10962 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile dijital sanatlar, görsel efekt (VFX), reklam filmi üretimi ve post-prodüksiyon gibi alanlar ilk kez hizmet ihracatı destek sistemi kapsamına alınırken, Türkiye’de 53.6 milyar dolarlık hacme ulaşan kreatif işler artık sadece “kültürel faaliyet” değil “yüksek katma değerli hizmet ihracatı” olacak.
Hizmet Sektörleri Atılım Programı (HAP) ile firmalar ölçek büyütüp, global rekabette öne geçecek.
Eski düzenlemede sadece kümelenme (HİSER) projeleri üzerinden alınabilen bazı destekler de bu karar ile bireysel firmaların kullanımına açılıyor.
Böylece, bir dijital sanat stüdyosu veya görsel efekt ofisi, toplu bir projeye dahil olmadan da doğrudan Ticaret Bakanlığının destek paketinden yararlanabilecek.İhracatta ‘Creaed in Türkiye’ dönemi başlıyor Türkiye’nin hizmet ihracatında tarihi bir paradigma değişimine girdiğini söyleyen TOBB Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı Ata Kavame, bu değişim ve dönüşümü DÜNYA’ya değerlendirdi.
Ticaret Bakanlığı’nın 10962 sayılı yeni kararıyla dijital sanattan görsel efekte kadar birçok alan ilk kez destek kapsamına alınırken, Kavame “Artık sadece fabrikalar değil, fikirler yarışıyor.
Bugün dünya ekonomisi Made in yaklaşımından, Created in vizyonuna evriliyor.
Türkiye, dijital sanat üretimini mesleki standartlarla tanımlayan öncü ülkelerden biri oldu” yorumunu yaptı.
Türkiye’de kreatif ekonominin toplam büyüklüğünün 53,6 milyar dolara ulaştığını açıklayan Kavame’ye göre, yeni düzenlemenin bir diğer önemli yönü ise destek mekanizmalarının çeşitlendirilmesi.
Daha önce dijital sanat gibi alanlarda firmalar ağırlıklı olarak kümelenme modeli üzerinden verilen HİSER proje desteklerinden yararlanabilirken, yeni dönemde destek paketi çok daha geniş bir şekilde bu sektörlerin kullanımına açılıyor.
Bu durum özellikle uluslararası pazarlara açılım ve sektörel iş birlikleri açısından önemli fırsatlar yaratıyor. “Yeni mevzuatta ayrıca markalaşma ve uluslararasılaşma desteklerinin daha geniş bir stratejik çerçevede ele alındığını görüyoruz” diyen Kavame, şöyle devam etti: “Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen TURQUALITY® programı, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin küresel marka haline gelmesini destekleyen kapsamlı bir markalaşma programı olarak öne çıkıyor.
Bunun yanında özellikle bilişim ve dijital sektörler için geliştirilen E-TURQUALITY (Bilişimin Yıldızları) programı, dijital oyun, yazılım, yapay zekâ, platform teknolojileri ve benzeri yüksek katma değerli teknoloji şirketlerinin küresel pazarlarda büyümesini destekleyen özel bir mekanizma olarak dikkat çekiyor.”Desteğin önemli bir unsuru HAP oldu Bu yeni destek mimarisinin önemli unsurlarından birinin de Hizmet Sektörleri Atılım Programı (HAP) olduğunu belirten Kavame, “Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen bu program, yüksek katma değerli hizmet sektörlerinin uluslararası pazarlarda daha güçlü rekabet edebilmesi için tasarlandı.
Kreatif endüstriler açısından bakıldığında HAP programı, içerik üretimi, kreatif teknoloji geliştirme, dijital platformlara yönelik üretim ve uluslararası pazarlara açılım gibi alanlarda firmaların ölçek büyütmesini ve küresel rekabet gücünü artırmasını destekleyen önemli bir mekanizma olarak öne çıkıyor.
Bu yaklaşım aslında kreatif endüstrilerin artık yalnızca kültürel üretim alanı olarak değil, yüksek katma değerli bir hizmet ihracatı sektörü olarak konumlandırıldığını da gösteriyor.
Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü’nün sektöre yönelik geliştirdiği destek mekanizmaları, fikri mülkiyet yoğun dolayısıyla katma değeri oldukça yüksek kreatif endüstrilerin yeni nesil hizmet ihracatına ağırlık veren kamu politikaları içinde de daha güçlü bir yer edinmesine katkı sağlıyor” dedi.
Bu nedenle Kavame, söz konusu düzenlemeyi yalnızca bir teşvik güncellemesi olarak değil, Türkiye’nin kreatif ekonomi alanındaki üretim kapasitesini küresel ölçekte büyütmeyi hedefleyen daha geniş bir stratejik dönüşümün parçası olarak görüyor.Gelecek 10 yılın dikkat çeken ihracat kalemi Önümüzdeki 10 yılın en dikkat çekici ihracat alanlarından birinin kreatif ve dijital içerik üretimi olacağını söyleyen Ata Kavame, “Çünkü dünya ekonomisi giderek daha fazla fikri mülkiyet temelli bir üretim modeline doğru evriliyor.
Geçmişte ülkelerin ekonomik gücü daha çok fiziksel üretim kapasitesiyle ölçülürdü.
Sanayi üretimi, ağır sanayi yatırımları ve büyük ölçekli üretim tesisleri ekonomik büyümenin temel göstergeleri olarak görülürdü.
Ancak dijital teknolojilerin gelişmesiyle birlikte ekonomik değer üretiminin önemli bir bölümü artık fikir, tasarım ve yaratıcı içerik üretimi üzerinden şekilleniyor” dedi.
Küresel dijital platformların yaygınlaşması, içerik pazarlarının büyümesi ve teknolojinin yaratıcı üretimle birleşmesinin kreatif endüstrileri önümüzdeki dönemde çok daha stratejik bir konuma taşıyacağını ifade eden Kavame, Türkiye açısından bakıldığında da bu alanda çok güçlü bir potansiyel bulunduğunu vurguladı.
Kavame, “Özellikle oyun teknolojileri, dijital sanat üretimi, görsel efekt teknolojileri, animasyon ve yeni medya deneyimleri gibi alanların önümüzdeki dönemde çok daha hızlı büyüyeceğini öngörüyoruz.
Bu alanların önemli bir bölümü aynı zamanda CreaTech ekosisteminin de temel bileşenlerini oluşturuyor” diye konuştu.
Kavame, Türkiye’nin yeni dönemde yalnızca içerik üreten bir ülke değil, aynı zamanda yaratıcı ekonominin yönünü belirleyen ülkelerden biri olma potansiyelinin yüksekliğine işaret etti.Kreatif ekonominin son 20 yılda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomik alanlarından biri olduğunu söyleyen Ata Kavame, şu bilgileri verdi:Dünyada 2,5 trilyon dolarlık bir endüstri “Birleşmiş Milletler ve UNCTAD verilerine göre kreatif ekonominin küresel büyüklüğü bugün yaklaşık 2.5 trilyon dolar.
Bu büyüklük birçok geleneksel sanayi sektörünün toplam ekonomik hacmiyle yarışabilecek bir ölçek.
Kreatif sektörler dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişiye istihdam sağlıyor ve küresel iş gücünün yaklaşık yüzde 6’sını oluşturuyor.
Bu durum kreatif ekonominin yalnızca kültürel üretim alanı değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik faaliyet ve istihdam alanı olduğunu da ortaya koyuyor.
UNCTAD’ın Kreatif Ekonomi Görünümü raporuna göre küresel kreatif ürün ihracatı yaklaşık 713 milyar dolar, kreatif hizmet ihracatı ise yaklaşık 1.4 trilyon dolar. seviyesine ulaşmış durumda.
Türkiye açısından baktığımızda da bu alanda güçlü bir potansiyel olduğunu görüyoruz.
Türkiye’de kreatif ekonominin toplam büyüklüğünün yaklaşık 53.6 milyar dolar.
UNCTAD verilerine göre Türkiye kreatif hizmet ihracatında gelişmekte olan ülkeler arasında ilk beş ülke arasında yer alıyor.
Özellikle yazılım, oyun geliştirme, reklamcılık, mimarlık ve görsel-işitsel hizmetler gibi alanlarda son yıllarda ciddi bir büyüme yaşandığını görüyoruz.”Türkiye’de ‘yaratıcı yetenek’ okulları açılıyorSektörün sürdürülebilirliği için eğitim devrimini başlattıklarını duyuran Ata Kavame, 2026–2027 eğitim döneminde kapılarını açacak Kreatif Endüstriler Anadolu Meslek Lisesi’nin oyun geliştirmeden dijital sanata kadar geleceğin üretim süreçlerine nitelikli iş gücü yetiştireceğini belirtti.
Lise düzeyindeki bu atılımı, üniversitelerdeki akademik güçlendirmenin takip edeceğini ifade eden Kavame, Türkiye genelinde kreatif endüstriler fakülteleri kurulmasının en önemli hedefleri arasında yer aldığını belirtti.
Bu fakülteler; mimarlık, tasarım, dijital sanat ve oyun teknolojilerini aynı çatı altında buluşturarak disiplinlerarası bir üretim modeli sunacak.
Bu yapı sayesinde Türkiye’nin kreatif üretim kapasitesi, akademik bir zemin üzerinde küresel standartlara taşınacak.
Creative Türkiye vizyonunun sadece ekonomik bir hedef olmadığını vurgulayan Kavame, temel amacın yaratıcı üretim kapasitesini güçlendirerek sürdürülebilir bir ekosistem inşa etmek olduğunu vurguladı.
Kavame, “Bu eğitim hamlesiyle birlikte Türkiye, dünyada hikayeleri ve teknolojisiyle daha görünür bir aktör olma yolunda kilit bir eşiği aşmış olacak” dedi.