Haber Detayı
G. Kıbrıs Batı Asya savaşını fırsata çevirmenin peşinde: NATO'ya girmeye hazırız
Savaşın Doğu Akdeniz’e sıçraması Rum yönetiminin yeni güvenlik mimarisini ilan etmesiyle yeni bir aşamaya giriyor. Yunan basının manşete çıkardığı röportajda GKRY lideri, siyasi koşullar oluşur oluşmaz NATO’ya katılmak için başvuracaklarını açıkladı ve en büyük engelin Ankara olduğunu vurguladı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis, Batı Asya savaşının yayılmasını fırsat bilerek hayallerini açıkladı.
Adanın güney kesimindeki İngiliz üssü Ağratur'un İHA ile vurulması ve birden fazla kez hedef alınmasının ardından Hristodulidis ünlü Yunan gazeteci Aleksis Papachelas’a bir röportaj verdi.
Yunan Skai TV'de yayınlanan mülakatta Rum lider, GKRY'nin NATO üyeliğiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Hristodulidis, "Mümkün olsaydı, NATO’ya üye olmak için başvurumuzu yarın bile sunardık" diyerek adanın savunma vizyonundaki değişikliği ilan etti.
En etkili Yunan gazetelerinden Kathimerini röportajı “Hristodulidis NATO'ya katılmak istiyor” başlığıyla manşetten duyurdu. 'EN BÜYÜK ENGEL ANKARA' Hristodulidis röportajında NATO üyeliğinin şu aşamada önündeki en büyük engelin Türkiye’nin bilinen tutumu ve siyasi koşullar olduğunu belirterek buna rağmen boş durmadıklarını vurguladı: "Şu an siyasi koşullar Türkiye’nin duruşu nedeniyle buna izin vermiyor ancak biz askeri, operasyonel ve idari düzeyde tüm ön hazırlıkları yapıyoruz.
Siyasi koşullar elverdiği anda, evet, NATO’ya katılım başvurumuzu sunmaya hazır olacağız." GKRY uzun süredir Kuzey Atlantik İttifakı'na katılmak için hazırlanıyor.
Aydınlık, geçen yıllarda bu konuya defalarca değinmişti.
Gazetemizde süreç ile ilgili yayımlanan bazı haberler aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: İTTİFAKA ÜYE GİBİ: HEPSİ ORADA GKRY, NATO'nun parçası olmasa da ittifak üyeleri ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşı fırsata çevirerek adaya savunma sistemleri konuşlandırmaya, deniz ve hava kuvvetleri göndermeye başladı bile.
Hristodulidis, Yunanistan'ın adanın güneyini korumak amacıyla F-16 savaş uçakları ve iki fırkateyn konuşlandırma kararını "GKRY tarihinin en önemli gelişmelerinden biri" olarak nitelendirdi.
Rum lider, bu kararın Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Savunma Bakanı Nikos Dendias ile yapılan yoğun temaslar sonucunda alındığını belirtti.
GKRY'nin yardım talebinin Rum ordusunun ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiğini ifade eden Hristodulidis, Yunanistan'ın yanı sıra Fransa'nın da güçlü bir destek verdiğini kaydetti.
Ayrıca İtalya, İspanya, Almanya ve Hollanda gibi ülkelerle de savunma işbirliği görüşmelerinin sürdüğünü ekledi.
Paris bölgeye Charles De Gauelle uçak gemisini gönderdi.
Diğer ülkeler ise Doğu Aldeniz'e uçak gemisine eşlik edecek savaş gemileri ve adaya hava savunma sistemleri konuşlandırıyor.
Rum lidere göre Avrupa Birliği Antlaşması'nın kolektif savunmayı öngören 42. maddesinin 7. paragrafına (NATO'nun 5. maddesine benzer bir mekanizma) atıfta bulunarak AB kurumları ve üye devletlerin sergilediği dayanışmanın ilk kez bu seviyeye ulaştığını vurguladı. 'SALDIRILAR LÜBNAN'DAN' İDDİASI Güney Kıbrıs'a yönelik şu ana kadar gerçekleşen saldırıların doğrudan İngiliz egemen üslerini (Ağratur) hedef aldığını belirten Rum lider, bu saldırıların esas olarak komşu ülke Lübnan üzerinden geldiğini savundu.
Lübnan Cumhurbaşkanı ile sürekli temas halinde olduğunu dile getiren Hristodulidis, balistik füze tehdidinin de göz ardı edilemeyeceğini ve bu konuda ciddi endişe duyduklarını ifade etti.
İNGİLTERE'DEN RAHATSIZ Rum lider Londra'nın tutumundan ise şikayetçi.
Hristodulidis İngiltere Savunma Bakanı’nın üslerin hedef olduğu gerçeğini hafife alan açıklamalarının "gerçeği yansıtmadığını" ve GKRY halkında endişe yarattığını belirtti.
Bu durum üzerine İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile defalarca görüştüğünü söyleyen Hristodulidis şunları ekledi: "İngiltere Savunma Bakanı'nın açıklamaları gerçekle bağdaşmıyordu ve bu durumdan duyduğumuz rahatsızlığı gizlemek istemiyorum.
İngiliz üslerinin devam eden savaşta saldırı amaçlı kullanılmadığına dair Başbakan Starmer'dan ikinci bir netleştirme açıklaması gelmesi gerekti." İngiliz üslerindeki egemenlik tartışmalarının tarihsel bir süreç olduğunu hatırlatan Hristodulidis, bugün asıl önceliğin can güvenliği olduğunu vurguladı.
Üs bölgeleri sınırları içinde yaşayan yaklaşık 10 bin sivilin bulunduğuna dikkat çekerek bu vatandaşların güvenliğinin GKRY'nin doğrudan sorumluluğunda olduğunu hatırlattı.