Haber Detayı
İstatistiklerle Türkiye'de kadın: TÜİK'den 8 Mart özel derlemesi
TÜİK, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle hazırladığı 'İstatistiklerle Kadın, 2025' bültenini yayımladı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen sayım ve araştırmalar ile idari kayıtlardan derlenerek hazırlanan 'İstatistiklerle Kadın, 2025' bültenini yayımladı.
Rapora göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus ise 43 milyon 59 bin 434 kişi olarak kaydedildi.
Toplam nüfusun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini erkekler oluşturdu.
KADINLAR DAHA UZUN YAŞIYOR Kadınlar ile erkekler arasındaki nüfus dengesi, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişiyor.
Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7'ye yükseliyor.
Doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yılken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu.
Kadınlar erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşıyor.
Ancak sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 59 yıl olarak hesaplandı.
Erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlardan 2,6 yıl daha uzun.
EĞİTİMDE KADINLAR YÜKSELİŞTE 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi yıllara göre artış gösterdi. 2011'de 6,4 yıl olan kadınlarda ortalama eğitim süresi, 2024 yılında 8,8 yıla yükseldi.
En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı 2008'de yüzde 67,5 iken 2024'te yüzde 88,3 oldu.
Yükseköğretim mezunu kadınların oranı 2008'de yüzde 7,1 iken 2024'te yüzde 23,6'ya ulaştı.
Ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyi de yükseliyor.
Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4'ü yükseköğretim mezunu.
EĞİTİM SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE İŞ GÜCÜNE KATILIM ARTIYOR Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe iş gücüne katılım oranı da artıyor.
Okuryazar olmayan kadınlarda iş gücüne katılma oranı yüzde 14,6 iken, yükseköğretim mezunu kadınlarda bu oran yüzde 68,7'ye çıkıyor. 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranı yüzde 49,5 olurken, kadınlarda bu oran yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 olarak gerçekleşti.
En yüksek kadın istihdam oranı yüzde 39,3 ile Antalya, Isparta, Burdur bölgesinde, en düşük ise yüzde 20,9 ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari bölgesinde.
Yarı zamanlı çalışan kadınların oranı yüzde 18,3 iken bu oran erkeklerde yüzde 9.
SİYASET VE AKADEMİDE DURUM NE?
Kadın büyükelçi oranı 2011'de yüzde 11,9 iken 2025'te yüzde 28,4'e yükseldi.
Meclis'teki kadın milletvekili oranı 2007'de yüzde 9,1 iken 2024'te yüzde 19,9 oldu. 592 milletvekilinden 118'i kadın.
Akademide kadın profesör oranı 2010-2011'de yüzde 27,6 iken 2024-2025'te yüzde 34,9'a, kadın doçent oranı ise yüzde 32,2'den yüzde 43,3'e yükseldi.
Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012'de yüzde 14,4 iken 2024'te yüzde 21,5 oldu.
EVLİLİK VE BOŞANMA İSTATİSTİKLERİ Resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapan kadınların ortalama yaşı 26, erkeklerin ise 28,5 oldu.
En yüksek ilk evlenme yaşı Tunceli'de (kadın 29,6, erkek 32,4), en düşük ise Kilis'te (kadın 23,7) ve Şanlıurfa'da (erkek 26,4) görüldü.
Kadınların yüzde 38,3'ü kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evliyken, eşlerinden daha yüksek eğitimli kadınların oranı yüzde 17. 2025 yılında boşanmalarda çocukların velayeti yüzde 74,6 oranında anneye verildi.
KADINA YÖNELİK ŞİDDET VERİLERİ Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2'si psikolojik, yüzde 18,3'ü ekonomik, yüzde 12,8'i fiziksel, yüzde 10,9'u ısrarlı takip, yüzde 8,3'ü dijital ve yüzde 5,4'ü cinsel şiddete uğradı.
Eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken, ısrarlı takip ve dijital şiddet artıyor.
Yükseköğretim mezunu kadınlarda ısrarlı takip yüzde 16,1, dijital şiddet yüzde 13,4.
Şiddete maruz kalan kadınların yüzde 39,5'i en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddet görüyor.
Ekonomik şiddette yüzde 66,5 ile aile üyeleri öne çıkarken, ısrarlı takip ve dijital şiddette yabancı kişiler ilk sırada.