Haber Detayı

Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
06/03/2026 04:00 (12 saat önce)

Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez.

Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Öğretmene yönelen her saldırı, aslında kamusal eğitime yönelmiş bir saldırıdır.

Çünkü öğretmen yalnızca ders anlatan kişi değildir; toplumsal aklın, kamusal vicdanın ve ortak geleceğin temsilcisidir.

Eğer bir okulda öğretmen can güvenliğinden endişe ediyorsa, orada yalnızca eğitim değil, toplum sözleşmesi de yara almış demektir.

DERİNLEŞEN TOPLUMSAL GERİLİM Bugün yaşadığımız sorun disiplin sorunu değildir.

Sorun, giderek derinleşen toplumsal gerilimlerin, ekonomik baskının, gelecek umutsuzluğunun ve kutuplaştırıcı dilin okul duvarlarının içine kadar sızmış olmasıdır.

Çocuklar ve gençler, içinde bulundukları atmosferden bağımsız değildir.

Şiddetin sıradanlaştığı bir kamusal dil, eninde sonunda sınıflara kadar ulaşmaktadır.

Eğitim politikaları uzun süredir pedagojik zeminden uzaklaşmış, sınav odaklı bir yapıya sıkışmıştır.

Rehberlik servislerinin yetersizliği, psikolojik danışman sayısındaki eksiklik, okullarda sosyal destek mekanizmalarının zayıflığı ve öğretmenlerin yalnız bırakılması bu zemini daha da kırılgan hale getirmektedir.

Öğretmenler, toplumun en ağır sorumluluklarından birini taşıyor: Geleceği inşa etmek.

Ancak bugün öğretmenler hem ekonomik olarak güvencesizleşmekte hem de mesleki itibarsızlaştırmaya maruz kalmaktadır.

Değersizleştirilen her meslek gibi, öğretmenlik de kamusal koruma zırhını kaybetmektedir.

Bunun sonucu ise güvenlik krizi olarak karşımıza çıkmaktadır.

ŞİDDETİ ÜRETEN İKLİM DEĞİŞMELİ Şunu açıkça söylemeliyiz: Okullara kamera koyarak, güvenlik görevlisi sayısını artırarak bu sorunu çözemeyiz.

Güvenlik önlemleri elbette gereklidir; ancak asıl sorun, şiddeti üreten toplumsal iklimi dönüştürmektir.

Gençlere umut, ailelere destek, öğretmenlere ise güçlü bir mesleki ve hukuki koruma sağlanmadan kalıcı çözüm üretilemez.

Çağrımız nettir: Öğretmene yönelik şiddetin özel bir suç kategorisi olarak ele alınması, Okullarda tam zamanlı psikolojik danışmanlık hizmetinin zorunlu hale getirilmesi, Eğitim kurumlarında kriz yönetimi ve erken uyarı mekanizmalarının kurulması, Öğretmenlerin mesleki itibarını güçlendirecek kamusal politikaların yaşama geçirilmesi.

Bu sorun yalnızca eğitimcilerin değil, toplumun tamamının sorunudur.

Çünkü okulda yaşanan her şiddet olayı, yarının toplumuna düşen bir gölgedir.

Bugün susarsak yarın daha ağır bedeller öderiz.

Eğitim alanında güvenliği, itibarı ve aklı yeniden inşa etmek zorundayız.

Levent Nayki Eğitim Uzmanı Eğitimci ve Girişimci İş İnsanları Derneği Başkanı

İlgili Sitenin Haberleri