Haber Detayı
Büyük hesap hatası: Deniz seviyesi yıllardır yanlış ölçülmüş
Bilim insanlarının yüzlerce araştırmayı inceleyerek yaptığı yeni analiz, küresel deniz seviyesinin bugüne kadar yanlış hesaplanmış olabileceğini gösteriyor. Bu hata düzeltilirse 2100’e kadar evlerini kaybedebilecek insan sayısı milyonlarca artabilir.
Dünya genelinde deniz seviyelerinin etkilerine dair yapılan neredeyse tüm araştırmaların, günümüzdeki deniz seviyesinin gerçekte olduğundan daha düşük olduğunu varsaydığı ortaya çıktı.
Bilim insanları bu durumu “metodolojik kör nokta” olarak tanımlıyor.
Bu nedenle kıyı taşkınları ve erozyonun beklenenden daha erken gerçekleşmesi muhtemel.Hollanda’daki Wageningen Üniversitesi’nden Katharina Seeger ve Philip Minderhoud, kıyı bölgelerinin kırılganlığı üzerine yapılmış 385 hakemli araştırmayı analiz etti.
İncelemeye göre çalışmaların yüzde 90’ı deniz seviyesini etkileyen okyanus akıntıları, gelgitler, sıcaklık, tuzluluk ve rüzgar gibi faktörleri hesaba katmadı.
Bu eksiklik nedeniyle kıyıdaki su seviyesinin ortalama 24 ile 27 santimetre arasında olduğundan düşük hesaplandığı belirlendi.Bu fark düzeltildiğinde, 2100 yılına kadar evleri sular altında kalabilecek insanların sayısı yüzde 68’e kadar artabilir.
Bu da yaklaşık 132 milyon ek insanın risk altında olduğu anlamına geliyor.
Bu kişilerin büyük kısmı Güneydoğu Asya ve Okyanusya’da yaşıyor.
Bu bölgelerde deniz seviyesinin ortalama olarak önceki tahminlerden yaklaşık 1 metre daha yüksek olduğu, bazı bölgelerde ise farkın birkaç metreye ulaştığı belirtiliyor.Tahminler doğru ama etkiler daha erken gelebilirYüzyılın sonuna kadar deniz seviyesinin 1 metreye kadar yükselebileceğini öngören projeksiyonların hâlâ geçerli olduğu belirtiliyor.
Ancak bu artışın sonuçlarını inceleyen çalışmalar başlangıç verilerini olduğundan düşük aldığı için, söz konusu etkilerin tahmin edilenden daha erken ortaya çıkması bekleniyor.İncelenen araştırmaların 46’sı, küresel ısınmanın etkilerine dair en kapsamlı değerlendirmelerden biri olan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin son raporlarında da referans olarak kullanılmıştı.
Bu raporlar deniz seviyesi yükselmesi dahil olmak üzere iklim değişikliğinin etkileri konusunda en yetkili bilimsel değerlendirmeler arasında kabul ediliyor.Dünya’nın şekli ve okyanus dinamikleri hesapları zorlaştırıyorDünya, dönüşü nedeniyle ekvator bölgesinde hafifçe şişkin bir şekle sahip.
Ayrıca gezegenin mantosundaki daha yoğun bölgeler, üzerlerindeki suya daha güçlü bir kütle çekim etkisi uyguluyor.
Bu nedenle belirli bir noktanın yüksekliğini hesaplamak için “geoit” adı verilen bir bilgisayar modeline ihtiyaç duyuluyor.
Geoit, dünya genelindeki ortalama deniz seviyesini temsil eden düzensiz bir şekil olarak tanımlanıyor.Ancak gerçek deniz seviyesi bazı bölgelerde geoide göre birkaç metre daha yüksek olabiliyor.
Bunun nedeni rüzgarların veya akıntıların suyu belirli bölgelerde biriktirmesi ya da sıcaklık artışının suyun genleşmesine yol açması.
Bunun yanında kıyı şeritleri de zamanla değişebiliyor.
Nehirlerin taşıdığı tortular kıyıları yükseltebilirken, şehirlerin yer altı suyunu çekmesi kara yüzeyinin aşağı doğru çökmesine neden olabiliyor.Araştırmacıların büyük çoğunluğu kıyıdaki kara ve su seviyelerini belirlemek için uydu ölçümlerini geoitle karşılaştırmak yerine, doğrudan düzeltilmemiş geoit deniz seviyesi verisini kullandı.
Hesaplama yapan araştırmaların bir kısmı ise kara ve deniz yüksekliklerini farklı geoit modelleriyle belirlediği için sonuçları hatalı çıktı.
İncelenen çalışmaların yüzde 1’inden daha azı, araştırdıkları kıyı bölgeleri için doğru güncel deniz seviyesini belirleyebildi.