Haber Detayı

Antik çağın cerrahları: 2.500 yıllık mumyada at kılından yapılan protez keşfedildi
Dünya takvim.com.tr
04/03/2026 09:27 (2 saat önce)

Antik çağın cerrahları: 2.500 yıllık mumyada at kılından yapılan protez keşfedildi

Sibirya’nın donmuş topraklarında bulunan 2.500 yıllık kadın mumya tıp tarihini yeniden yazdıracak bir gerçeği ortaya koydu. Yapılan incelemeler genç kadının karmaşık bir çene ameliyatı geçirdiğini ve ilkel bir protez sayesinde hayatta kaldığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu bulgu insanlık tarihindeki en eski çene cerrahisi örneklerinden biri olabilir.

Sibirya'nın dondurucu steplerinde bulunan 2.500 yıllık bir kadın mumyası, tıp tarihini yeniden yazıyor.

Modern cerrahi yöntemlerini kıskandıracak karmaşıklıkta bir çene operasyonu geçiren genç kadının kalıntıları, göçebe Pazyryk halkının sadece savaşçı değil aynı zamanda usta hekimler olduğunu gözler önüne seriyor.

Donmuş toprakta bulundu Keşfin hikâyesi 1994 yılında, Rus Bilimler Akademisi arkeologlarının Sibirya'daki Ukok Platosu bölgesinde yaptığı kazılarla başladı.

Donmuş mezarda bulunan genç kadının, MÖ 6. ile 3. yüzyıllar arasında Orta Asya bozkırlarında yaşamış Pazyryk halkı mensubu olduğu belirlendi. 25–30 yaşlarında öldüğü tahmin edilen kadın, tahta bir sedir üzerinde ve geleneksel bir perukla gömülmüştü.

Ancak kafatasının yalnızca kısmi olarak korunmuş olması ve mezarda dikkat çekici süs eşyalarının bulunmaması nedeniyle uzun süre ayrıntılı inceleme yapılmadı. (Fotoğraf: Sibirya'da yaşayan 2.500 yıllık bir kadının hayatı, muhtemelen dünyanın en eski ağız protezi sayesinde kurtarıldı.

Jam Press/Novosibirsk Devlet Üniversitesi) CT taraması gerçeği ortaya çıkardı Yıllar sonra Novosibirsk Devlet Üniversitesi araştırmacıları bilgisayarlı tomografi (CT) teknolojisi sayesinde mumyanın yumuşak dokularını dijital olarak kaldırarak kemik yapıyı ayrıntılı biçimde incelemeyi başardı.

Çalışmaya katkı sunan radyolog Dr.

Andrey Letyagin, bunun tarihteki en eski karmaşık çene cerrahisi kanıtı olabileceğini belirtti. (Fotoğraf: 'Bu ilkel protez, eklem yüzeylerini bir arada tuttu ve hastanın çenesini hareket ettirmesine olanak sağladı,' diye açıkladı Dr.

Letyagin, hastayı (resimde) tarif ederken. 'Eklem işlevini yerine getiriyordu, ancak şiddetli ağrı nedeniyle yaralı tarafta hala yemek çiğneyemiyordu.' Jam Press/Novosibirsk Devlet Üniversitesi) Travma ve hayat kurtaran müdahale Analizler genç kadının ciddi bir kafa travması geçirdiğini gösterdi.

Büyük olasılıkla attan düşme sonucu sağ çene eklemi parçalanmış, bağ dokuları kopmuş ve çenesi yerinden çıkmıştı.

Bu tür bir yaralanma konuşmayı ve beslenmeyi neredeyse imkânsız hale getirirdi. (Fotoğraf: Bilim insanları, kadının yaralanmalarının attan düşmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği teorisini ortaya attılar.

Jam Press/Novosibirsk Devlet Üniversitesi) NY Post'ta yer alan habere göre asıl şaşırtıcı olan, çene kemiğine dik açıyla açılmış iki küçük kanalın keşfedilmesiydi.

Yaklaşık 1,5 milimetre çapındaki bu deliklerin içine at kılı ya da hayvan tendonu benzeri elastik bir malzeme yerleştirilmişti.

Bu ilkel bağlama sistemi, eklem yüzeylerini bir arada tutarak çenenin kısmen hareket etmesini sağlamıştı.

Kemik yeniden oluştu Deliklerin çevresinde yeni kemik dokusunun oluşmuş olması, kadının ameliyat sırasında hayatta olduğunu ve müdahalenin ardından aylar hatta yıllarca yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Bu bulgu, işlemin yalnızca deneysel bir girişim değil bilinçli bir tedavi yöntemi olduğunu düşündürüyor.

Alpler'de donmuş bir zaman kapsülü: Tarihin en iyi korunan cesedi Ötzi'nin sıra dışı hikayesi Antik dünyada beyin cerrahisi Pazyryk halkı uzun süre yağmacı göçebeler olarak tanımlandı.

Ancak bu keşif, onların gelişmiş tıbbi bilgiye sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Daha önce yapılan araştırmalar da bu toplumun kafatasına delik açma işlemi olan kranial trepanasyon uyguladığını göstermişti.

Bu tür müdahaleler antik dünyada migren tedavisinden ruhani ritüellere kadar farklı amaçlarla yapılabiliyordu.

Kan Şelaleleri'nin sırrı çözüldü Benzer şekilde, İngiltere'de Viking dönemine ait bir toplu mezarda bulunan kalıntılar da tarih öncesi beyin ameliyatlarına dair ipuçları vermişti.

Araştırmacılar bu tür müdahalelerin bazı durumlarda hormonal bozuklukların yol açtığı basıncı azaltmak için yapılmış olabileceğini düşünüyor. 2.500 yıllık ameliyat Sibirya'daki bu olağanüstü keşif, antik toplumların sanıldığından çok daha ileri bir tıbbi bilgiye sahip olduğunu gösteriyor. 2.500 yıl önce gerçekleştirilen bu çene ameliyatı, insanlık tarihindeki cerrahi cesaretin ve yaratıcılığın etkileyici bir kanıtı olarak kayıtlara geçti. (Yukarıdaki fotoğraf: Kadının çenesine minik delikler açılmış ve ilkel bir bağlama yöntemi gibi at kılı veya hayvan tendonlarıyla doldurulmuştu.

Jam Press/Novosibirsk Devlet Üniversitesi) Haberde kullanılan diğer fotoğraflar Takvim.com.tr grafik servisi tarafından servis edilmiştir.

İlgili Sitenin Haberleri