Haber Detayı

Enerjiyi füze vurdu: Bu işten ABD zarar görür!
Ekonomi takvim.com.tr
04/03/2026 09:42 (5 saat önce)

Enerjiyi füze vurdu: Bu işten ABD zarar görür!

ABD-İsrail'in İran'ı vurmasının ardından misilleme gecilmedi. Telaviv'e ve Körfez'deki Amerikan üslerine füze yağmuru başladı. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel enerji piyasasında tam anlamıyla bir deprem etkisi yarattı. Petrol fiyatları rekor kırarken Avrupa'da doğal gaz maliyetleri ikiye katlandı. Ancak bu krizin asıl faturası, 3 Kasım ara seçimlerine hazırlanan Beyaz Saray'a kesilebilir. Sabah Yazar'ı Dilek Güngör'e göre eğer operasyon bir çıkmaza girerse, İran’da rejim değişikliği hedefleyen Trump’ın bu kumarı ters tepebilir ve bizzat kendi siyasi geleceğini tehlikeye atabilir.

ABD-İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattığı saldırıyla bölgede adeta kıyamet koptu.

FÜZE YAĞMURU ENERJİYİ VURDU İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü.

Nükleer tesisler ve donanmalar havaya uçtu.

Tahran'ın misillemesi ise gecikmedi.

Tel Aviv'e füze yağarken Körfez'deki ABD üsleri ve Suudi ARAMCO tesisleri ateş çemberine alındı.

Hürmüz Boğazı kapatıldı.

Petrol fırladı.

Avrupa'da doğal gaz fiyatları uçuşa geçti.

ENERJİ KAPIŞMASI KİMİ VURACAK?

Peki, bu alevler kimi yakacak?

Sabah Yazarı Dilek Güngör'e göre tüm yollar 3 Kasım'daki ABD seçimlerine çıkıyor.

Güngör, 'ABD Başkanı Donald Trump, kasımdaki ara seçimlerde Cumhuriyetçiler'in mutlaka galip gelmesi gerektiğini, aksi halde Demokratlar'ın kendisiyle ilgili azil sürecini başlatacağını defalarca dile getirdi.

Dolayısıyla savaşın uzun sürmesi ve ABD'nin İran'da rejimi düşürememesi dönüp kendisini de vurabilir.' ifadelerini kullandı.

Güngör, 'Enerji kapışması...

Kim nasıl etkileniyor?' başlıklı yazısında şu ifadeleri kaleme aldı: 'ABD-İsrail'in İran'a, İran'ın da ABD üsleri bulunan Körfez ülkelerine saldırıları küresel enerji piyasasını sarstı.

Küresel enerji ticaretinin en önemli geçiş noktası Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Suudi Arabistan'daki Ras Tanura'daki Suudi Aramco tesislerine İHA saldırısı, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Fujairah'ta düşürülen İHA enkazıyla çıkan yangın, Katar'ın LNG tesislerinde üretimi durdurması, İsrail'deki Leviathan gaz sahasında üretimin aksaması, Umman'ın Duqm ticari limanında bir yakıt deposunun vurulması, Irak Kürt Yönetimi'nden Ceyhan'a gönderilen Kerkük ham petrolünün yüklemelerinin durdurulmasıyla petrol ve gaz fiyatları yükseldi.

Brent petrolün varil fiyatı 83.47 doları gördü.

Avrupa'da Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası Title Transfer Facility'nde nisan vadeli kontratlardamegavatsaat başı gaz fiyatı 65.5 euroya yükseldi.

Fiyatlar, saldırılar öncesinde megavatsaat başı 31.95 euro idi.

Neredeyse yüzde 100 arttı.

Tabii, sadece enerji fiyatları değil sigorta maliyetleri ve nakliye ücretleri de rekor seviyelere çıktı.

Peki bu yaşananlardan kim etkileniyor?

Esasında Hürmüz Boğazı'nın kapatılması petrol ve gaz ithalatçılarını da ihracatçılarını da etkiliyor.

Boğazdan geçen petrolün sadece İran'ın olduğunu düşünmeyin.

Irak, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de ihracatı Hürmüz'den yapıyor.

İthalatçıların başında ise Asya ülkeleri geliyor. 2022'de Hürmüz Boğazı'ndan çıkan petrolün yüzde 82'si Asya ülkelerine gitti.

Çin tek başına İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını satın alıyor.

Çin bu petrolü küresel olarak ihraç edilecek mallar üretmek için kullandığından, herhangi bir fiyat artışını üretim maliyetlerine ve tüketicilere yansıtması kaçınılmaz.

Orta Doğu'dan Çin'e petrol taşımak için bir süper tanker kiralamanın maliyetinin 400.000 doları aştığı düşünülürse fiyat artışları illa ki yaşanacaktır!

Enerji nakliyle ilgili sıkıntı nedeniyle Ortadoğu'dan 120 milyar metreküp gaz arzının kaybedileceği beklentisi de dile getirilmeye başlandı.

Boğaz'ın alternatifi yok mu, diyebilirsiniz.

Esasında boğazın kapanma riski geçmişte de sürekli gündeme geldiği için Körfez ülkeleri boru hatları inşa etmişti.

Suudi Arabistan'ın doğusundan Kızıldeniz kıyısına günde 5 milyon varil petrol taşıyabilen 1.200 kilometrelik bir boru hattı var.

Suudi petrol şirketi Aramco'nun da petrolü boru hatlarıyla Kızıldeniz'den ihraç etmeyi hedeflediği belirtiliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri de petrol sahalarını Umman Denizi'ndeki Fujairah limanına en az 1.5 milyon varil/gün kapasiteli bir boru hattı ile bağlamıştı.

Ancak bu alternatifler olsa da küresel arzın günde 8 ila 10 milyon varil azalacağı belirtiliyor.

Bu da piyasa için sıkıntılı bir durum...

Öyleyse ne olacak?

Analistlerin tahminlerine göre, savaş hali uzarsa petrol fiyatları varil başına 100 dolar civarına çıkabilir.

Fiyatların 120 dolar seviyesinde kalması durumunda ise dünya ekonomisi hem enflasyon hem de büyüme anlamında önemli bir darbe alabilir.

Hatta bu işten savaşı başlatan ABD de zarar görür.

Şöyle ki; Malum, 3 Kasım'da ABD'de ara seçimler var.

Seçimde ABD Temsilciler Meclisi'ndeki 435 sandalyenin tamamı ve ABD Senatosu'ndaki 100 sandalyenin 35'i belirlenecek.

ABD Başkanı Donald Trump, kasımdaki ara seçimlerde Cumhuriyetçiler'in mutlaka galip gelmesi gerektiğini, aksi halde Demokratlar'ın kendisiyle ilgili azil sürecini başlatacağını defalarca dile getirdi.

Dolayısıyla savaşın uzun sürmesi ve ABD'nin İran'da rejimi düşürememesi dönüp kendisini de vurabilir.'

İlgili Sitenin Haberleri