Haber Detayı

Artan riskler TCMB’nin pas geçeceğini işaret ediyor
Ekonomi ekonomim.com
04/03/2026 00:00 (2 saat önce)

Artan riskler TCMB’nin pas geçeceğini işaret ediyor

İran’a yönelik saldırılar ve artan jeopolitik gerilimler petrol üzerinde büyük baskı oluştururken şubat ayında yüzde 2,96 gelen veri ile birlikte ilk iki ayda tüketici enflasyonu yüzde 7,95’e yükseldi. Uzmanlar Merkez Bankası’nın riskleri göz önünde bulundurarak 12 Mart toplantısında indirimi pas geçmesini hatta faiz koridoru üst sınırını artırmasını bekliyor.

ŞEBNEM TURHAN Türkiye’de enflasyon şubatta yüzde 2,96 yükseldi ve yılın sadece ilk iki ayında yüzde 7,95 tüketici enflasyonuna ulaşıldı.

Savaş ortamı, petrol fiyatlarındaki yükseliş, artan riskler ve iki ayda yüksek gelen enflasyon verisi sonrasında uzmanlar Merkez Bankası’nın 12 Mart toplantısında faiz indirimine yönelik beklentilerin çok zayıfladığına dikkat çekti.

Yıllık enflasyon da şubatta yüzde 31,53’e yükselerek Eylül 2025’ten bu yana ilk kez yıllık olarak yönünü yukarıya çevirdi.

Gıdanın etkisiyle yükselen enflasyonda önümüzdeki aylarda düşüş beklentisi artarken en büyük risk ise enerji fiyatları olarak öne çıkıyor.

Meyve ve sebzede iki ayda yüzde 43,44 enflasyon Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dün şubat ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı.

Aylık yüzde 3 olan beklentilerin hafif altında yüzde 2,96 olarak gerçekleşen şubat enflasyonu yıllıkta ocaktaki yüzde 30,65 seviyesinden yüzde 31,53’e yükseldi.

Şubatta enflasyonu en fazla artıran grup gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

Özellikle taze meyve ve sebze fiyatlarında aylık yüzde 17,54 artış ve yılın ilk iki ayında taze meyve ve sebzede gerçekleşen yüzde 43,44’lük yükseliş gıda ve içecek grubunun manşet enflasyonu 1.71 puan artmasına neden oldu.

Taze meyve ve sebzenin gıda grubu ve manşet enflasyona etkisinin mart ayından itibaren gerilemesi hatta yaz aylarında negatife dönerek dezenflasyona destek vermesi bekleniyor. 10 dolarlık artış 1.6 puan katkı İçki ve sigara grubu yüzde 3,86 artarak 0.1 puanlık etki yaparken manşet enflasyona giyim ve ayakkabı indirim sezonunun etkisiyle yüzde 5,31 fiyat düşüşüyle manşet enflasyonu 0.38 puan geriye çekti.

Ancak marttan itibaren giyim ve ayakkabıda yeni sezonla manşet enflasyona artırıcı etki görülmesi muhtemel.

Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda kirada ve su fiyatlarındaki artış etkili oldu.

Grupta yüzde 2,4 artan enflasyon manşet enflasyonu 0.27 puan yukarı çekti.

Kira artışı ocaktaki yüzde 5,26 seviyesinden şubatta yüzde 3,46’ya geriledi.

Mobilya, ev bakım ve onarımında yüzde 0,9 artış, sağlıkta yüzde 1,62, ulaştırma grubunda ise yüzde 2,58 artış yaşandı.

Ulaştırma grubunun manşet enflasyona etkisi 0.43 puan oldu ve bu katkıda benzin ile yolcu taşımacılığı hizmetlerine yapılan zamlar etkili oldu.

Savaş ve petrol fiyatlarına olası etkisi mart ayında bu grubun manşet enflasyona negatif katkıyı artırma ihtimali bulunuyor.

Uzmanlar Brent petroldeki her 10 dolarlık artışın enflasyonu 1.6 puan yukarıya çektiğini hatırlatıyor.

Bilgi ve iletişimde yüzde 3,77 artış ve manşet enflasyona 0.12 puan katkı, lokanta ve konaklama grubunda ise yüzde 2,82 yükselişle 0.32 puanlık yükseltici etki yaşandı.

Eğitimde yüzde 3,97, sigorta ve finansta yüzde 8,02, çeşitli mal ve hizmetler grubunda ise yüzde 1,81’lik aylık enflasyon hesaplandı.

Gecelik borç verme faizi artırılabilir Uzmanlar hem yılın ilk iki ayında yüksek gelen enflasyon verisi hem de savaşın yarattığı belirsizlik ile Merkez Bankası’nın 12 Mart’taki Para Politikası Kurulu toplantısına yönelik beklentilerinin değiştiğini vurguluyor.

Özellikle bu hafta sonu devreye aldığı 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara vermesi sonrasında gecelik referans faiz oranı TLREF’te 3 puanlık yükseliş yaşanmasına dikkat çeken uzmanlar, son gelişmelerle birlikte Merkez Bankası’nın mart ayında faiz indirimine yönelik beklentilerin de zayıfladığına dikkat çekti.

Uzmanların verdiği bilgiye göre enflasyon verisi ve savaş faiz indirimi yapmak için Merkez Bankası’nın elini hayli zayıflatmış durumda.

Hatta bazı uzmanlar jeopolitik risk artışları sonrasında alınan tedbirler çerçevesinde politika faizini bir süreliğine devre dışı bırakan Merkez Bankası’nın 12 Mart’taki toplantıda şu an yüzde 40 olan gecelik borç verme faiz oranını artırması bile gündeme gelebilir.

Uzmanlara göre 22 Nisan’daki yılın üçüncü PPK toplantısı içinse gerilimlerin biraz daha sonuçlanması ve risklerin devam edip etmediğinin görülmesi ile enerji fiyatlarının yakından izleneceği belirtildi.

UZMANLARIN POLİTİKA FAİZİNE YÖNELİK BEKLENTİSİ NE YÖNDE ŞEKİLLENİYOR Normal şartlar altında indirim yapmamalı ■ Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Hakan Kara: Son gelişmeler çerçevesinde Merkez Bankasının 12 Mart’ta faiz indirme olasılığı çok çok azaldı.

Gecelik piyasa faizlerini yüzde 40’lara çıkaran ve yüklü miktarda döviz satmak durumunda olan bir merkez bankasının normal şartlar altında bunu yapması beklenmez.

İndirime gidilmesi mümkün görünmüyor ■ Gedik Yatırım Baş Ekonomisti Serkan Gönençler: Veri öncesinde gıda enflasyonuna ilişkin yukarı yönlü riskler olabileceğini değerlendirmiştik, ki bu riskin gerçekleştiğini görüyoruz; yüzde 5,7 öngördüğümüz gıda enflasyonu %6,9 olarak açıklandı.

Ocak ve şubatta gıda enflasyonu rakamlarının çok yüksek gelmesi ileriki ayların enflasyonu için aşağı yönlü bir potansiyel yarattığı yönündeki görüşümüzü koruyoruz.

Bununla beraber, petrol fiyatlarındaki son artışlar, mart enflasyonuna yüzde 0,3 puana yakın bir katkı yapabilir.

TCMB haftalık repo ihalelerine ara vermişken, mart ayındaki PPK toplantısında faiz indirimine gidilmesi artık pek mümkün görünmüyor.

Gerilim uzarsa indirime ara gerekecek ■ Ekonomist ve stratejist Banu Kıvcı Tokalı: İran çerçevesinde artan jeopolitik gerilim ve bir sürece dönüşmesi olasılığı, başta petrol ve kur istikrarı olmak üzere, ekonomik dinamiklere yansıması açısından daha temkinli bir yaklaşım gerektiriyor.

Jeopolitik gerilimin uzaması durumunda da mart toplantısında faiz indirimine ara gereğini tahmin ediyorum.

Net görünüm kazanana kadar sıkılık devam ■ Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Dr.

Kutay Gözgör: Bu makroekonomik görünüm dahilinde, Merkez Bankası’nın mart ayı toplantısında politika faizini sabit tutulmasını bekliyoruz.

Küresel belirsizliklerin yerel dengeler üzerindeki yansımaları daha net bir görünüm kazanana kadar, mevcut sıkılık düzeyinin etkilerinin gözlemlenmesine öncelik verileceğini öngörüyoruz.

Merkez’in manevra alanı kalmadı ■ TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç.

Dr.

Atılım Murat: Veriden sonra, Merkez’in yıl sonu hedefi konusunda manevra alanı kalmadı.

Enerji fiyatlarında uzun süreli bir yükseliş, yurt içindeki dezenflasyon sürecine dair kırılgan beklentileri bütünüyle geçersiz kılabilir.

İlgili Sitenin Haberleri