Haber Detayı

Bakan Şimşek: Sürdürülebilir büyümenin ön koşulu fiyat istikrarıdır
Ekonomi dunya.com
02/03/2026 00:00 (2 saat önce)

Bakan Şimşek: Sürdürülebilir büyümenin ön koşulu fiyat istikrarıdır

DÜNYA Gazetesi’nin kuruluşunun 46’ncı yılını kutlayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin güçlü bir zemine oturduğunu belirterek, “Fiyat istikrarı sürdürülebilir büyümenin ön koşulu; mali disiplin ise makroekonomik istikrarın temel dayanağını oluşturur” dedi.

Küresel ekonomide belirsiz­liklerin yüksek seyrettiği bir dönemden geçildiğine vurgu yapan Hazine ve Maliye Ba­kanı Mehmet Şimşek, uyguladık­ları program sayesinde ekonomi­nin daha dengeli, daha öngörülebi­lir ve şoklara karşı daha dirençli bir yapıya kavuştuğunun altını çizdi.

DÜNYA Gazetesi'nin kuruluş yıl­dönümü nedeniyle değerlendirme­lerde bulunan Bakan Şimşek, “Ön­celiğimiz; fiyat istikrarını kalıcı olarak tesis etmek, kamu maliyesi­ni güçlendirmek, dış kırılganlıkları azaltmak ve ekonomimizi yüksek katma değerli üretim yapısına dö­nüştürmek olmalı” diye konuştu.“Para politikasındaki kararlı duruşa devam” Bugün itibarıyla makroekono­mik göstergelerde belirgin bir iyi­leşme sağladıklarına atıfta bulu­nan Mehmet Şimşek, şu bilgileri verdi: “2023’te yüzde 65 seviyesin­de olan yıllık enflasyon 2026 Ocak itibarıyla yüzde 30,7’ye geriledi.

Dezenflasyon süreci genele yayı­lan bir nitelik kazandı.

Para politi­kasındaki sıkı ve kararlı duruş, ma­liye ve gelirler politikalarıyla güçlü bir eşgüdüm içinde sürdürülüyor.

Beklentilerdeki iyileşme, finansal istikrarın güçlenmesi ve politika çerçevesine duyulan güven; fiyat­lama davranışlarının daha sağlıklı bir zeminde oluşmasına katkı sağ­lıyor.

Arz yönlü tedbirlerle destek­lenen bu bütüncül yaklaşım, fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edil­mesini hedeflemektedir.”Dış dengede ise önemli kaza­nımlar elde edildiği tespitini pay­laşan Mehmet Şimşek, brüt dış fi­nansman ihtiyacı belirgin biçimde azalırken, finansman kompozis­yonunun da iyileştiğini iletti.

Uzun dönem ortalaması yüzde 20,3 olan brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranının 2025’te yak­laşık yüzde 15’e gerilediğini kayde­den Şimşek, “Enerjide artan yerli ve yenilenebilir kapasite, hizmet ihracatındaki güçlü performans ve ihracatın teknoloji yoğunluğunun artışı dış dengeyi daha dayanıklı bir yapıya kavuşturuyor.

Böylece küresel oynaklıklara karşı ekono­mimizin direnci artıyor” değerlen­dirmesini yaptı.“Döviz pozisyonunda toplam 280 milyar dolar iyileşme sağlandı” Türkiye ekonomisi için dikkat çeken önemli bir hususun da fi­nansal istikrar tarafında yaşan­dığına işaret eden Bakan Mehmet Şimşek, risk priminin önemli öl­çüde gerilediğini, rezerv pozisyo­nunun ise güçlendiğini bildirdi.

Merkez Bankasının brüt rezervle­rinin 206,1 milyar dolara ulaştığı­nı, swap hariç net rezervlerin ise program döneminde 136,1 milyar dolar artış gösterdiğini kaydeden Şimşek, şöyle devam etti: “Türk li­rası varlıklara duyulan güven ar­tarken TL mevduatların toplam mevduat içindeki payı yaklaşık yüzde 59’a ulaştı.

Önemli bir ko­şullu yükümlülük olan Kur Koru­malı Mevduat (KKM) bakiyesi 144 milyar dolar azaldı ve KKM’den çıkış büyük ölçüde tamamlandı.

Rezervlerdeki artış ve KKM’deki azalmayla birlikte değerlendirildi­ğinde, döviz pozisyonunda toplam 280 milyar dolar iyileşme sağlan­dı.” Öte yandan, cari fiyatlarla 3,6 trilyon liraya ulaşan deprem harca­malarına rağmen bütçe disiplinini koruduklarını, harcamalarda ön­celiklendirme ve tasarruf politika­larıyla mali dengeyi güçlendirdik­lerini vurgulayan Mehmet Şimşek, “Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadele­ye yönelik adımlar sayesinde gelir performansını kalıcı biçimde iyi­leştirdik.

Sağlam bir mali çerçeve; borç dinamiklerini güçlü tuttuğu gibi risk primini düşürüp, finans­man maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesine katkı sağladı” dedi.

Bununla beraber, 2023’te yüzde 5,1 ve 2024’te yüzde 4,7 olan mer­kezi yönetim bütçe açığının milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 2,9 seviyesine gerilediğini aktaran Mehmet Şimşek, iki yılın ardından geçen yıl faiz dışı fazla vermeleri­ni ise uygulanan programdaki ba­şarıya bağladı.

Bu sayede borçlan­ma ihtiyacını azalttıklarını anlatan Şimşek, şunları kaydetti: “Deprem harcamalarının da etkisiyle son 3 yılda yüzde 135 olan iç borç çevir­me oranını bu yıl yüzde 100’ün altı­na indirmeyi hedefliyoruz.

Böylece kamunun özel sektörü dışlama et­kisi azalacak, reel sektörün finans­manı için alan açılmış olacak.

Tüm bunların yanı sıra artan jeopolitik riskler, ticarette korumacılık eği­limleri ve finansal piyasalardaki oynaklık küresel konjonktürü zor­laştırıyor.

Ancak güçlenen rezerv­ler, azalan dış finansman ihtiyacı, sağlam bankacılık sektörü ve kamu maliyesi yapımız sayesinde Türki­ye ekonomisi bu şoklara karşı geç­mişe kıyasla çok daha dayanıklı.

Öngörülebilir ve kural bazlı politi­ka çerçevemiz, güveni artıran te­mel çıpamız.”"DÜNYA, sağlıklı piyasa işleyişine katkı veriyor"Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: 'DÜNYA Gazetesi’nin 46’ncı kuruluş yıl dönümünü içtenlikle tebrik ediyorum.

Ekonomi gazeteciliğinde şeffaflık, veri temelli analiz ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi sağlıklı piyasa işleyişi ve makroekonomik istikrar açısından önem arz ediyor.

DÜNYA Gazetesi, 46 yıldır iş dünyasına, yatırımcılara, politika yapıcılara ve vatandaşlara sağladığı nitelikli içerikler ve güvenilir yayıncılık anlayışıyla önemli bir misyon üstlendi.

Bu vesileyle emeği geçen tüm çalışanlarını ve yazılarıyla değer katan yazarlarını kutluyor, yayın hayatlarında başarılarının devamını diliyorum."“Yapısal dönüşüm için güçlü bir zemin var”2026’nın ekonomide reform yılı olacağına atıfta bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek; yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zekâ temelli üretim kapasitesinin geliştirilmesinin programlarının öncelikleri arasında yer aldığını bildirdi.

Aktif sanayi politikalarıyla üretimde teknoloji yoğunluğunu artırmayı, küresel değer zincirlerindeki konumu daha ileriye taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekleyen Şimşek, “Enerjide dışa bağımlılığı azaltan yatırımlar, üretken altyapıyı güçlendiren projeler ve lojistik kapasiteyi artıran adımlar büyümenin niteliğini yükseltiyor.

Programımız; para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların eşgüdümüne dayanıyor.

Elde ettiğimiz kazanımları kalıcı hale getirerek fiyat istikrarını tesis etmeyi, mali alanı güçlendirmeyi ve Türkiye ekonomisini daha dayanıklı, daha rekabetçi ve daha müreffeh bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri