Haber Detayı
Yemen’de taziye değil öfke hâkim: ‘Hamaney’in kanı zalimlerle mücadelenin yakıtı olacak’
Yemen’deki Ensarullah Hareketi (Husiler), İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in şehadeti sonrası sert bir açıklama yayımladı. ABD ve İsrail’i doğrudan hedef alan Husiler, Hamaney’in kaybının direnişi zayıflatmayacağını, aksine büyük bir intikam ateşini körükleyeceğini ilan etti.
İran’ın en önemli bölgesel müttefiklerinden biri olan Yemen’deki Husiler, Ayetullah Ali Hamaney’in ABD-İsrail saldırısında şehadeti üzerine "topyekûn dayanışma" mesajı verdi.
Husilere bağlı Al Masirah televizyonu aracılığıyla duyurulan Ensarullah Siyasi Büro açıklamasında, Hamaney’in "mustazafların devrim lideri" olduğu ve ömrünü Kudüs davasına vakfettiği vurgulandı.
ŞER EKSENİNE KARŞI TAVİZSİZ MÜCADELE Ensarullah Hareketi, yayımladığı taziye mesajında ABD’yi "istikbar" (kibir) ve "şer ekseni" olarak tanımlayarak, Hamaney’in bu güçlere karşı yürüttüğü mücadelenin bir sembol haline geldiğini belirtti.
Açıklamada, İran’ın her zaman ezilenlerin yanında durduğu ve İslami değerleri ihya ettiği ifade edilirken, Husilerin İran İslam Cumhuriyeti ile omuz omuza olduğu hatırlatıldı. ‘ZALİMLERLE MÜCADELENİN YAKITI OLACAK’ Açıklamanın en dikkat çekici ve sert bölümü ise "intikam" vurgusu üzerine kuruldu.
Hamaney’in kanının bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu savunan Husiler, “Hamaney’in kanı, zalimler ve saldırganlarla yürütülen mücadelenin yakıtı olacaktır” ifadelerini kullandı.
Bu söylemle, düzenlenen suikastın bölgedeki direniş grupları için bir motivasyon kaynağına dönüştürüleceği ve İsrail ile ABD hedeflerine yönelik operasyonların vites büyüteceği mesajı verildi.
DİRENİŞ EKSENİNDE ‘KUDÜS’ VURGUSU Husiler, Hamaney’i "Kudüs yolunda bir şehit" olarak niteleyerek, mücadelenin odağının Filistin davası olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Açıklamanın sonunda, saldırganlara karşı yürütülen savaşta hiçbir şekilde taviz verilmeyeceğinin altı çizildi.
Yemen’den gelen bu keskin çıkış, İran’ın yaşadığı lider kaybı sonrası bölgedeki müttefiklerinin boş durmayacağını ve "direniş halkasının" Tahran’ı yalnız bırakmayacağını tüm dünyaya ilan etmiş oldu.