Haber Detayı

Piyasalarda ‘İran’ baskısı
Yazarlar hurriyet.com.tr
01/03/2026 06:28 (4 saat önce)

Piyasalarda ‘İran’ baskısı

Yaklaşık bir aydır piyasalar her hafta sonu İran’a saldırı bekledi. Bir bakıma paranoyak oldu. Tam Viyana görüşmelerine dikkat kesilmişken İsrail, İran’a ‘önleyici’ saldırı başlattı. İran da sert karşılık verdi. Fırlatılan füzeler bölgesel bir savaşa dönüşür mü, ne kadar sürer soruları önemli. Haftaya piyasalar daha da gergin olacak. Borsalarda satış, petrolde tırmanış, altın ve gümüş fiyatlarında yükselişi tahmin etmek zor değil.

İRAN piyasaların gündeminde ilk sıralardaki yerini koruyor.

Cumartesi sabah İsrail’in İran saldırısı başladı.

İran da İsrail’i ve bölgedeki ABD üslerini kapsayacak şekilde karşılık verdi.

İsrail “Dört günlük saldırı planladık” derken ABD de saldırıya katıldı.

Karşılıklı saldırılar devam eder, savaş uzarsa piyasalara etkileri daha derin olur.

Riskli varlıklardan kaçış, güvenli limanlara ilgi artar.

Ancak kısa süreli hava saldırısı şeklinde kalırsa daha zayıf bir etkiden söz etmek mümkün.

Savaşın süresi ve şiddeti önemli olacak.

Yaklaşık bir aydır piyasalar her hafta sonu İran’a saldırı bekledi.

Bir bakıma, paranoyak oldu desek yeridir.

Her hafta sonuna gergin girildi.DIŞ PİYASALAR GERGİNÖnümüzdeki hafta piyasalar daha da gergin olacak.

Borsalarda satış, altın ve gümüş fiyatlarında yükselişin devamını tahmin etmek zor değil.

Döviz kurlarına yansımaları daha sınırlı kalabilir.* Piyasa parametrelerinde yönü bir süre İran olayı belirleyecek.

Geçtiğimiz perşembe günkü ABD-İran görüşmelerinden sonuç alınamadı.

Aslında saldırının ilk sinyalleri perşembe günü gelmiş, piyasalar gardını almaya başlamıştı.

Cuma günü borsalarda düşüş, altın ve gümüş fiyatlarında yükseliş görülmüştü.

Cumartesi sabahı ise saldırılar başladı.

Bu olanlara rağmen önümüzdeki hafta zor tabii ki ama Viyana’da yapılması planlanan görüşmeler gerçekleşecek mi sorusu cevap bekliyor.* Uzun sürecek bir savaş, sadece piyasalar için değil küresel ekonomi için de tahrip edici birçok gelişmeyi beraberinde getirebilir.

Sonuçlarını tahmin etmek zorlaşır.

Venezuela olayından farklı etkileri olabilir.

İran dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz üreticilerinden.

Ayrıca Rusya ve Çin’in müttefiki.

Geçtiğimiz günlerde Hürmüz Boğazı’nda ortak tatbikat yaptılar.* Savaşla birlikte ilk akla gelen İran Hürmüz Boğazı’nı kapatacak mı sorusu elbette.

Kapatırsa petrol fiyatlarındaki yükseliş ivme kazanabilir.

Brent petrol fiyatında 78-80 dolar ilk önemli direnç noktaları olarak görülüyor.

Bu seviye geçilirse 95-100 doların önü açılabilir.* Altının ons fiyatı ocak sonunda 5.598 dolar seviyesini test etmişti.

Tekrar o seviyeler dillendirilebilir.* Gümüşte ise 92 dolar direnci geçildi.

Bu seviyenin üzerinde ilk önemli direnç olarak 100 dolar öne çıkıyor.* Dünya pandemiden bu yana yüksek enflasyon ile mücadele ediyor.

Çok önemli kazanımlar da elde edildi.

Savaş can kayıplarının yanı sıra petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesi, ticaret ve tedarik yollarındaki aksamalar, ticaretin yavaşlaması gibi birçok olumsuzluğu barındırıyor.* Piyasalarda diğer gündem konularına ise duyarsızlık var.

ABD’de yayını devam eden bilançolar ve ABD Merkez Bankası (Fed) kaynaklı gelişmeler fiyatlamalarda bu aşamada çok baskın değil.

Parametrelere bakıldığında; ABD tahvil faizlerinde gevşeme, Euro’da zayıflama, dolarda ise değer kazanımı söz konusu.

Geçen hafta cuma günü; ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3.95, Euro/dolar paritesi 1.1813, dolar endeksi 97.60, altının ons fiyatı 5.279 dolar, gümüş 93.77 dolar, brent petrol ise 73.00 dolar seviyelerinden kapanış yapmıştı.

DİKKATLER ENFLASYONDA OLACAKİç piyasaların dikkati 3 Mart Salı günü açıklanacak şubat ayı enflasyon verilerinde olacak.

Beklentiler aylık bazda yüzde 2.9-3.0 civarında.

Yıllık ise yüzde 31 olarak şekilleniyor.

Bu oranlar gerçeklik kazanırsa piyasalar olağan seyrine devam edebilir.

TCMB Başkanı Fatih Karahan 12 Şubat’ta yaptığı enflasyon raporu sunumunda, şubat enflasyonunun da ocak ayı gibi yüksek gelebileceğini, sonraki aylarda düşüş beklediklerini ve TCMB’nin faiz indirim sürecinin daha kısa adımlarla devam edebileceğini ima etmişti.

Piyasalar bu yönde hazırlandı.

Ancak yüzde 3’ü çok aşan bir enflasyon datası ortaya çıkarsa bu defa olumsuz tepkiler görebiliriz.

Tam tersi yüzde 2’ye yakın veya biraz zor ama bunun altında bir rakam ortaya çıkarsa tepkiler doğal olarak olumlu olacaktır.

MORGAN STANLEY’İN RAPORU İYİ OKUNMALIİç piyasalar geçen hafta zaten sıkıntılıydı.

İran olayının üzerine ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley’in raporu geldi.

Raporda, “Borsa İstanbul’da yılbaşından bu yana yüzde 25 yükseliş yaşandığı, yükselişin makro verilerden uzaklaştığı, Türk hisse senetlerinde aşağı yönlü düzeltme riski bulunduğu, Türk bankacılık hisselerinde ise görece daha yüksek yukarı yönlü potansiyel olduğu” görüşlerine yer verildi.

Birçok detay bulunmasına rağmen olumsuz algılanan rapor, jeopolitik risklerin etkisindeki piyasaları biraz daha gerdi.

Kâr satışları ivme kazandı.* Yabancı yatırım bankalarından gelen görüşler elbette önemli.

Dikkate almak gerekir.

Ancak geçmiş tecrübelere ve yaşanmışlıklara bakarak söylemek gerekirse, yön konusunda her zaman doğru istikamet verdiği, iyi bir pusula olduğu görüşüne de katılmak çok mümkün değil.

Geçmişte isabetler kadar yanılgılar da mevcut.

Borsanın coşkulu zamanlarında piyasa ve hisselerde daha yüksek, abartılı hedefler verildiği durumlar da görülmüştü.

Bu açıdan Morgan Stanley’in raporuna biraz temkinli bakmakta yarar var.* Rapor yayınlanmadan önce de piyasada kâr satışı ve düzeltme uyarısı yapan biz dahil bir çok görüş vardı.

Daha önceki yazılarımızda “piyasa bozucu olağan dışı bir haber akışı olmadığı taktirde” orta ve uzun dönemde dezenflasyon ve TCMB faiz indirim süreci devam ettiği sürece borsada yükseliş beklentilerinin korunduğu, bununla birlikte aralarda kâr satışları ve düzeltmeler olabileceği” görüşüne yer vermiştik.* İran olayı potansiyel olarak piyasa bozucu bir haber.

Bu açıdan boyutlarını görüp yeniden değerlendirme yapmak gerekecek.

Morgan Stanley raporunun yabancı yatırımcılar nezdinde ne ölçüde kabul gördüğünü veya Türkiye mali piyasalarına karşı tavırlarını etkileyip etkilemediğini önümüzdeki hafta perşembe günü saat 14:30’da TCMB tarafından açıklanacak verilerde göreceğiz.YABANCILAR 12 HAFTADIR ALIMDA* 20 Şubat ile biten haftaya ait TCMB verilerine göre yabancı yatırımcılar 410 milyon dolarlık hisse senedi alırken 991 milyon dolarlık tahvil ve bono satışı yaptılar.

Yabancı yatırımcılar 12 haftadır kesintisiz hisse senedi alımı yapıyorlar.

Tahvil ve bonoda ise 7 haftalık alım serisinin ardından geçen hafta satış yaptıkları görüldü.

İç gündemde BIST100 Endeksi’ni bu seviyelere taşıyan gelişmeler kısa dönem için belli ölçüde fiyatlandı.

Bunun üzerinde bir de ABD-İran arasındaki gerginlik eklenince kâr satışları kaçınılmaz oldu.* Diğer yandan, devam eden 12/2025 dönem bilançolarında 2 Mart konsolide olmayan, 11 Mart ise konsolide bilançolar için son yayınlanma tarihi.

Bilançolar bu aşamada piyasa şartları gereği fiyatlamalar üzerinde çok etkili olmasa da genelde iyi.

Bilanço dönemleri araştırma bölümlerine çok fazla işin düştüğü, yatırımcıların da araştırma bölümlerine en yakın olması gereken süreçler.

BIST100 Endeksi denge bulduğu taktirde hangi hisselere öncelik verileceğinin adresi iyi bilançolardan geçiyor.      * Savaş piyasanın tamamını etkileyecek bir gelişme elbette.

Ancak turizmdeki zayıflama riski ve petrol maliyetleri nedeniyle ilk havayolu şirketleri üzerinden okunuyor.

Jeopolitik gelişmelerin etkisindeki Borsa İstanbul’da temkinli görünüm sürebilir.

BORSADA GÜÇ KAYBI VARBorsada kâr satışları ve teknik düzeltme süreci devam ediyor.

İlk destekler 13.550 ve 13.400 seviyelerinde.

Kısa dönem için bu bant önem kazanmış durumda.

Sonraki destekler 13.000 ve 12.500-12.000 seviyelerinde bulunuyor.

Yukarı yönlü hareketlenmelerde ise ilk dirençler 14.000 ve 14.190 seviyelerinde. 14.190 daha önemli.

Endekste destek seviyelerinde tepki alımları görülse de satış baskısı sürebilir.

İlgili Sitenin Haberleri