Haber Detayı

Öcalan'ın İkinci Aşama Mesajları Paylaşıldı
Gündem haber.com
27/02/2026 16:32 (1 saat önce)

Öcalan'ın İkinci Aşama Mesajları Paylaşıldı

PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın "Terörsüz Türkiye" sürecinin ikinci aşamasına yönelik mesajları, Dem Parti tarafından düzenlenen geniş katılımlı bir toplantıda açıklandı.

27 Şubat 2025 tarihinde terör örgütü PKK’ya yapılan "fesih" çağrısının yıl dönümünde, Ankara Yılmaz Güney Sahnesi önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları’nın yanı sıra Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Ahmet Türk gibi isimlerin katıldığı programda, sürecin geleceğine dair kritik bir projeksiyon sunuldu. "Silah Değil Siyaset Dönemi" Toplantının açılışında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 27 Şubat çağrısının Türkiye siyaseti için açık bir program olduğunu vurguladı.

Hatimoğulları, "Mücadelenin silahla değil, siyasetle yürütüleceğinin güçlü ve net beyanıdır.

Çatışmadan beslenen korkuların arkasına sığınma dönemi artık kapanmalıdır," diyerek siyaset kurumuna somut adımlar atma çağrısında bulundu.

Öcalan’dan "Cumhuriyet ile Barışma" Vurgusu TBMM Başkan Vekili Pervin Buldan tarafından okunan Abdullah Öcalan’ın mesajında, geride kalan bir yıllık süreçte siyasi liderlerin çabalarına atıf yapıldı.

Mesajda şu ifadeler dikkat çekti: "Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ortaya koymuştur.

Bu aynı zamanda Cumhuriyet ile zihnen barışmanın da ilanıydı.

Sayın Erdoğan’ın iradesi, Sayın Bahçeli’nin çağrısı ve Sayın Özel’in katkılarını kıymetli buluyorum." İkinci Aşama: Demokratik Entegrasyon Mesajda, sürecin "negatif" aşamadan "pozitif inşa" aşamasına geçmesi gerektiği belirtilerek, Türkiye’nin geleceği için "Demokratik Entegrasyon" kavramı önerildi. "Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz" vurgusunun yapıldığı metinde, çözümün temel taşları şöyle sıralandı: Vatandaşlık ilişkisinin etnik veya dini aidiyet üzerinden değil, devletle kurulan hukuki bağ esas alınarak kurulması.

Din, dil ve milliyetin empoze edilmediği, her kimliğin kendini özgürce ifade edebildiği bir yapı.

Demokratik topluma ve siyasete alan açacak güçlü hukuksal güvencelerin oluşturulması. "Ortadoğu İçin Bir Model" Mesajın son bölümünde, bu demokratik dönüşümün sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağı, Ortadoğu’daki kronikleşmiş "bir arada yaşama" sorunlarına da bir çözüm modeli sunacağı ifade edildi. "Demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır" denilerek, devletin demokratik dönüşüme duyarlı olmasının önemi hatırlatıldı.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırlayacağı rapor doğrultusunda, yasal zeminde atılacak adımlar şimdi tüm siyaset dünyasının yakın takibinde.

İlgili Sitenin Haberleri