Haber Detayı

İran’ın füze gölgesi masada: İşte balistik füze kapasitesi
Dünya cumhuriyet.com.tr
26/02/2026 13:44 (3 saat önce)

İran’ın füze gölgesi masada: İşte balistik füze kapasitesi

İran ile ABD arasında Cenevre’de başlayacak yeni nükleer görüşmeler öncesinde Tahran’ın geniş balistik füze envanteri yeniden gündeme geldi. Batılı ülkeler füze programını bölgesel güvenlik tehdidi olarak görürken, İran ise sistemlerin savunma ve caydırıcılık amacı taşıdığını savunuyor.

İran ile ABD arasında Cenevre’de yapılacak yeni nükleer görüşmeler öncesinde, Tahran’ın balistik füze envanteri müzakerelerin en tartışmalı başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Batılı ülkeler İran’ın füze kapasitesini bölgesel istikrar açısından tehdit olarak değerlendirirken, Tahran yönetimi programın savunma ve caydırıcılık amacı taşıdığını savunuyor.

Balistik füzeler, kalkış aşamasında yönlendirilen ancak uçuşun büyük bölümünü serbest düşüş yörüngesinde tamamlayan roket motorlu silahlar olarak tanımlanıyor.

Bu füzeler, menziline bağlı olarak konvansiyonel ya da nükleer, kimyasal veya biyolojik başlık taşıma kapasitesine sahip olabiliyor.

Batılı ülkeler, İran’ın balistik füze cephaneliğini hem bölgedeki askeri dengeleri etkileyen bir unsur hem de olası bir nükleer silah programı için taşıyıcı sistem olarak görüyor.

İran ise nükleer silah geliştirmeyi amaçlamadığını belirtiyor.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi’ne göre İran, Orta Doğu’daki en büyük balistik füze stokuna sahip ülkelerden biri.

İranlı yetkililer, füze menzilinin kendi belirledikleri sınır gereği yaklaşık 2 bin kilometreyle sınırlı olduğunu ve bunun ülkenin savunması için yeterli olduğunu savunuyor.

İran’ın füze altyapısının önemli bölümü Tahran çevresinde bulunurken, Kermanşah ve Semnan gibi bölgelerde en az beş yeraltı “füze şehri” olduğu belirtiliyor.

ÖNE ÇIKAN FÜZE SİSTEMLERİ Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’ne (CSIS) göre İran envanterinde İsrail’e ulaşabilecek menzile sahip birçok füze bulunuyor.

Bunlar arasında 2 bin kilometre menzilli Sejil, 1700 kilometre menzilli Emad, 2 bin kilometre menzilli Ghadr, 1300 kilometre menzilli Shahab-3 ve Hoveyzeh gibi sistemler yer alıyor.

İran basınında yayımlanan bazı grafiklerde Sejil, Kheibar ve Haj Qasem gibi füzelerin İsrail’i hedef alabilecek kapasitede olduğu öne sürülüyor.

Washington merkezli Arms Control Association ise İran’ın kısa ve orta menzilli farklı füze sistemleri geliştirmeye devam ettiğini belirtiyor.

İran, Haziran 2025’te İsrail ile yaşanan 12 günlük çatışma sırasında İsrail’e balistik füze saldırıları düzenledi.

Açık kaynak analizlerine göre bu çatışmada İran’ın füze fırlatma kapasitesinin bir bölümünün İsrail saldırılarıyla zarar gördüğü ileri sürüldü.

Tahran ayrıca ABD’nin İsrail’e verdiği destek sonrasında Katar’daki El Udeyd ABD üssünü füze saldırısıyla hedef aldı.

İran önceden uyarıda bulunduğu için saldırıda can kaybı yaşanmadı.

İran Devrim Muhafızları daha önce Irak’ın kuzeyinde ve Suriye’de çeşitli hedeflere yönelik füze saldırıları gerçekleştirdiğini açıklamış, Pakistan sınırındaki bazı militan grupları da hedef aldığını duyurmuştu.

FÜZE STRATEJİSİ VE YENİ TEKNOLOJİLER İran yönetimi, balistik füzelerin ABD, İsrail ve bölgedeki diğer rakiplere karşı caydırıcılık sağladığını ifade ediyor.

Uzman raporlarına göre Tahran, yer altı füze depoları, üretim merkezleri ve mobil fırlatma sistemlerine yatırım yapmayı sürdürüyor.

İran, 2023 yılında kendi geliştirdiğini açıkladığı hipersonik balistik füzesini tanıtmıştı.

Hipersonik füzeler, ses hızının en az beş katına ulaşabilmeleri ve karmaşık uçuş rotaları nedeniyle savunma sistemleri açısından daha zor hedefler olarak değerlendiriliyor.

Arms Control Association, İran’ın füze programının büyük ölçüde Kuzey Kore ve Rus tasarımlarına dayandığını, Çin’den de teknik destek aldığı yönünde değerlendirmeler bulunduğunu belirtiyor.

İran’ın balistik füzelerin yanı sıra, 3 bin kilometreye kadar menzile sahip Kh-55 gibi hava platformlarından atılabilen seyir füzelerine de sahip olduğu belirtiliyor.

İran’ın genişleyen füze kapasitesi, Cenevre’deki nükleer görüşmelerde güvenlik ve bölgesel istikrar tartışmalarının merkezinde yer almayı sürdürüyor.

İlgili Sitenin Haberleri