Haber Detayı

Masumiyet Müzesi’nde detaylara gizlenen biyografi: Kim bu Basmacı Ailesi
Gözde sula odatv.com
25/02/2026 09:04 (2 saat önce)

Masumiyet Müzesi’nde detaylara gizlenen biyografi: Kim bu Basmacı Ailesi

Orhan Pamuk, yazdığı romanlarda oluşturduğu karakterlere kendini yüklemesiyle tanınıyor. Masumiyet Müzesi’nin Kemal Basmacı karakterinin de bu otobiyografik izleri taşıdığına dair çok sayıda işaret var.

Orhan Pamuk, 2008 yılında yayımlanan romanı Masumiyet Müzesi’nin bir dijital platform için hazırlanan dizi uyarlaması ile yeniden Türkiye’nin gündeminde… Roman yayınlandığında başlayan çok sayıda polemik de böylelikle tekrar alevlendi.

Bu polemiklerin bir kısmı, Kemal Basmacı karakterinin saplantıları hakkında.Orhan Pamuk, romanlarındaki karakterlerde kendisinden yola çıktığını daha önce verdiği bazı röportajlarda anlatmıştı. ‘Cevdet Bey ve Oğulları’ndaki Refik, ‘Beyaz Kale’deki İtalyan Köle ve Hoca, ‘Benim Adım Kırmızı’da Orhan, Kara ve Katil’in kendisine benzediğini söyleyen Pamuk, en çok ‘Kara Kitap’taki Galip’in kendisine en yakın olduğunu anlatmıştı.

Galip ile karısı Rüya’nın ilişkisinin, o dönem eşi olan Aylin Türesin ile olan ilişkisi üzerine kurulduğunu dahi belirtmişti.Orhan PamukMasumiyet Müzesi, Pamuk’un bu açıklamalarından yıllar sonra yayımlandı.

Uzmanlar, Kemal Basmacı’nın ‘takıntılı’ bir karakter olduğu fikrinde yoğunlaşıyor.

Kendinden yaşça küçük birine saplantılı biçimde tutulan bu karakterin Pamuk’un hayatından nasıl izler taşıdığına beraber bakalım:MERHAMET APARTMANI Romanın (ve dizinin) ana mekanı olan Merhamet Apartmanı, Orhan Pamuk’un yıllarca annesiyle yaşadığı Pamuk Apartmanı ile büyük benzerlikler taşıyor.Harita: Masumiyet MüzesiApartmanın dördüncü katında, adeta bir ‘müze’ye benzeyen cam vitrinleri olan bina, eserin dizi uyarlamasındaki sarmal merdivenleriyle de ön plana çıkıyor - ki Pamuk bu merdivenleri 2005 yılında The New Yorker’a yazdığı bir makalede de belirtiyor.BASMACI AİLESİMasumiyet Müzesi, Kemal Basmacı karakteri, ailesi, arkadaşları ve en çok da iç dünyasında yaşadıklarını konu alan bir eksende ilerliyor.

Basmacı soyadı aslında Orhan Pamuk için kurgu değil.Pamuk’un ağabeyi Şevket Pamuk, ailenin Kaptan-ı Derya İbrahim Paşa’ya uzandığını söylüyor.

İstanbul Ticaret Odası kurucularından Basmacızade Ferit Bey, Orhan Pamuk’un anne tarafından dedesinin dedesi (Pamuk’un ikinci adı da Ferit’tir)Basmacızade Ferit Bey (Kaynak: İstanbul Ticaret Odası arşivi)Osmanlı’dan beri bez ve dokuma işi yapan aile bu nedenle Basmacızade olarak anılıyor.

Pamuk’u bu taraftan akrabaları arasında eski İstanbul Ticaret Borsaları Birliği Başkanı Nejat Basmacı, eski Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ferit Basmacı bulunuyor.

Ailenin bir kısmı Basman, bir kısmı ise Basmacı soyadını kullanmayı tercih etmiş.Pamuk soyadının nasıl geldiği konusunda yazar şunları söylüyor:“Dedemin ailesine açık tenleri ve sarı saçları nedeniyle Pamuk derlermiş.

Büyükannem Çerkesti”Romandaki aile yapısı da gerçeğe yakın: Orhan Pamuk’un da, Kemal Basmacı’nın da dominant birer ağabeyi olduğunu görüyoruz.Pamuk ailesi, YKY arşiviBABA MÜMTAZBabası ile mesafeli bir ilişkisi olan, onun için “Kendini hissettirmeyen, etrafta olmayan, bizi terk eden bir babayla büyüdüm ben” diyen Pamuk, Masumiyet Müzesi’nde bu açığı kapatmak istercesine daha ılımlı bir baba-oğul portresi çiziyor.

Gerçek hayatta eksik kalan baba figürü, romanda daha yumuşak bir gölgeye dönüşüyor.Orhan Pamuk’un babası Gündüz Pamuk, IBM Türkiye’nin ilk Genel Müdürü idi. 1964 yılında Koç grubuna transfer olan baba Pamuk, Aygaz ve PETKİM’de Genel Müdürlük, Arçelik ve Garanti’de Yönetim Kurulu üyeliklerinde bulundu.

Erdal İnönü ile olan tanışıklığı nedeniyle SODEP (Sosyal Demokrasi Partisi 1983 - 1985) kurucularından biri oldu.

ANNE VECİHEAnnesi Şeküre Hanım ile babası Gündüz’ün sinemada tanışmış olmaları, Pamuk’un hayatında sinemanın neden bu kadar önemli olduğunun sebeplerinden biri.

Masumiyet Müzesi’nde Füsun’un bir yönetmenle evlenmesi, yazlık sinemalarda geçen geceler ve bir film şirketi kurulması, bu detayın yazar üzerindeki önemine atfedilebilir.

Romanın kurgusundaki ‘Mutlu anları sabitleme’ motivasyonu üzerinden okunduğunda Pamuk’un ebeveynlerinin evliliğinden de sahneler yansıttığı izlenimi de oluşuyor.

Kemal’in kaybetme korkusu ile Orhan’ın kaybetme korkusu bir sinema koltuğunda buluşuyor.Orhan Pamuk’un ebeveynleri 1978 yılında resmen boşandı.Füsun karakterinin de romanın/dizinin ilerleyen bölümlerinde eşinden boşandığını görüyoruz.Almanya’da hukuk okuyan Cevdet Ferit Bey ile Nikfal Hanım’ın 3 kızından biri olan Şeküre ailenin ortanca kızıydı.

Ablası Türkan gazeteci / şair Şevket Rado ile, kardeşi Gülgün dönemin İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ’ın oğlu Üstün’le evlendi.

Şeküre Hanım, Gündüz Pamuk ile 1949’da evlendi; Çift, 1978’de boşandı.Şeküre Hanım ve oğlu OrhanOrhan Pamuk ile annesi uzun yıllar Teşvikiye’deki Pamuk Apartmanı’nda yaşadı. (Kemal Basmacı karakteri Merhamet Apartmanındaki dairenin anahtarını annesinden almaktadır) Büyükannesinin kendisine sürekli ‘Dik oturun’ ikazı yaptığını New Yorker’a 2005 yılında yazan Pamuk, bu uyarıyı romanda Kemal Basmacı’ya uyarlamış: Sürekli ‘dik dur’ uyarı yapılan bir baş karakter.Annesinin ‘para getiren bir iş bul’ baskıları nedeniyle zor anlar yaşadığını da yazarın verdiği röportajlardan öğreniyoruz.

Resim çizmeyi seven Pamuk’un romana yönelmesinde etkisi olanlardan biri de annesidir.

Ancak anne Şeküre’yi romancılık da memnun etmez ve oğluna ‘Bir baltaya sap olamadın’ eleştirileri yöneltir.PELÜR BARFüsun’un evlendiği yönetmen ve Kemal Basmacı’nın bir film şirketi kurmasına giden süreçte, özellikle dizi versiyonunda ön plana çıkan mekanlardan biri Pelür Bar.

Pelür Bar’ın 1972 yılında Ertuğrul Bora tarafından Beyoğlu'nda Ses Sineması’nın üstünde açılan 'Papirüs' olduğunu düşünenlerin sayısı bir hayli fazla.1977 yılında çıkan bir yangınla küle dönen mekan daha sonra Ayhan Işık Sokak’taki yerini almış.

Film afişleri ile dolu olan bu mekan Yaşar Kemal, Cemal Süreya gibi yazarlar ile hemen hemen tüm sinema sektörünün ve tiyatrocuların uğrak yeri olmuş.

Papirüs’ün, dönemin entelektüel çevresi için ilk kez 'kültürel bir atmosfer' sağladığı söyleniyor.SİBELGelelim diğer karakterlere: Romanda Kemal’in nişanlısı Sibel’in inşasında, Pamuk’un ilk eşi Aylin Türegün’den esinlenildiği hissi belirgin.Aylin Türegün, Rüya Pamuk, Orhan PamukPamuk ilk eşi hakkında "Romanlarımı yazarken sadece karım olacak kişi vardı yanımda.

Onun dışında çok yalnız hissediyordum kendimi” diyor ve bu süreci ‘en sıkıntılı sürecim’ olarak tanımlıyor.Benzer karanlık, romanda Kemal’in Füsun’dan ayrı kaldığı dönemde var: Sibel’in verdiği sabırlı destek, Pamuk’un ilk evlilik dönemine dair anlattıklarıyla benzer bir duygusal zemin sunuyor.Dizideki oyuncu seçimlerine bakıldığında ise Sibel’i canlandıran Oya Unustası ile Pamuk’un ikinci eşi Aslı Akyavaş ile olan benzerliği dikkat çekiyor.FÜSUNRomanın Kemal’le birlikte merkezindeki karakter, hayallerini yaşayamayan hüzünlü bir kadın hikayesinin yüzü.

Üniversite çağında çalışmak zorunda kalan, aşk sandığı bir yanlışın içinde kalan, çok da istemediği bir evlilik içinde hapsolan bir kadın…Füsun karakterinin resim çizmesi, yazarın ilk gençlik yıllarındaki resim tutkusunu yansıtıyor.

Orhan Pamuk’un 22 yaşında gelene kadar çizim yaptığını, daha sonra kararını değiştirerek roman yazmaya başladığını, kendi sözlerinden biliyoruz.Pamuk’un eski sevgilisi ressam Karolin Fişekçi’nin Füsun karakteri olabileceği yönündeki iddialar kronolojik açıdan tutarsız.

Zira roman 2008 yılında yayımlandı, Pamuk’un Fişekçi ile olan ilişkisi ise 2011 yılında haberlere konu olmuştu.Peki sahiden, Füsun kimdir?‘Beni eve kapattın’ diye haykıran Füsun, Orhan Pamuk’un hayatına giren kadınların gözlerden uzak bir yaşamda kalmasının bir yansıması mı?Erkek bir anlatıcının inşa ettiği, hayallerine ket vurulup ‘müze’ye dönüştürülen bir başka kadın mı?Gözde SulaOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri