Haber Detayı

SOL Parti’den laikliği hedef alan kişi ve kurumlar ile ‘Ramazan Genelgesi’ kapsamında Bakan Tekin hakkında suç duyurusu: ‘Laikliğe sahip çıkmak anayasanın gerekliliğidir’
Türkiye cumhuriyet.com.tr
25/02/2026 04:00 (1 saat önce)

SOL Parti’den laikliği hedef alan kişi ve kurumlar ile ‘Ramazan Genelgesi’ kapsamında Bakan Tekin hakkında suç duyurusu: ‘Laikliğe sahip çıkmak anayasanın gerekliliğidir’

SOL Parti, laikliği hedef alan başta Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere 11 kişi ve kurum hakkında suç duyurusunda bulundu. Partinin dilekçesinde; “Laikliğe sahip çıkmak ve laik cumhuriyet vurgusu anayasanın bir gereğidir” denildi.

SOL Parti, son dönemde yaşanan laikliğe yönelik saldırılara ilişkin önceki gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Partiden yapılan açıklamada; “Laik ve demokratik Türkiye için verdiğimiz mücadeleden dolayı 6 arkadaşımız anayasa fiilen askıya alınarak ev hapsi cezası verildi.

Laikliği savunma çağrısı karşısında; bu ülkenin aydınlarını, yurtseverlerini, devrimcilerini hedef göstermeye çalıştılar.

Anayasal güvence altındaki laikliğe ve demokratik düzene saldıranlardan hesap soruyoruz.

Tarihe not düşüyoruz; laikliğe yönelik tüm bu saldırılar Türkiye’deki demokratik düzene yönelik saldırıdır ve bu suçu işleyenler hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz” denildi.

BAŞDANIŞMAN SARAL VE BAKAN TEKİN DAHİL 11 KİŞİ VE KURUM HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU Parti tarafından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin; Yeni Akit’in haber ve yazıişleri müdürü ile diğer sorumluluları; Daily Islamist, Haber7, TVNET, Baran Dergisi, Misvak Caps’in sorumlu müdür ve diğer sorumluları; Köklü Değişim ile Akın-Güç hareketinin yetkilileri ve Büyük Doğu Akıncıları Fikir Sanat ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Ali Bayram ve diğer ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

HEDEF GÖSTERDİLER, SALDIRILARI ÖVDÜLER...

Dilekçe kapsamında; Daily Islamist’in partinin İstanbul Küçükçekmece’de açtığı “Şeriata ve faşizme karşı laik devrimci demokratik Cumhuriyet” pankartına ilişkin; parti üyelerinin İslam düşmanı olarak hedef gösterdiği belirtildi.

Aynı şekilde söz konusu pankarttan dolayı gözaltına alınan parti üyelerine yönelik Haber7’nin “3 şüpheli 2 ağır suç işledi” başlığıyla partilileri hedef gösterdiği kaydedildi.

Baran Dergisi’nin “Şeriat karşıtı pankart İbdacılar tarafından söküldü” başlıklı haberde saldırının açık biçimde övüldüğü ve “Şeriat aleyhine hiçbir pankarta müsaade etmeyeceğiz” denilerek, içeriğin tehdit niteliği taşıdığı bildirildi.

SARAL’IN PAYLAŞIMLARININ TCK GEREĞİ SUÇ OLDUĞU BELİRTİLDİ Suç dilekçesinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral’ın 29 Ocak’taki söz konusu pankarta yönelik müdahalede bulunan kişinin gösterimine ve “İnancımıza uzanan dile karşı susmayan her ses, bu ülkenin gerçek sahibinin kim olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” ifadelerine yer verdiği paylaşımına değinildi.

Söz konusu paylaşımın “Türk Ceza Kanunu”nun (TCK) “Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” geçerliliğinin bulunduğu 114. maddesi ile “Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” geçerliliğinin bulunduğu 151. maddesindeki suçları kapsadığı belirtildi.

RAMAZAN GENELGESİ HAKKINDA DA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU Ayrıca parti tarafından dilekçe kapsamında MEB’in yayımladığı “Ramazan Genelgesi” yönünden Bakan Tekin hakkında da suç duyrusunda bulunuldu.

Söz konusu genelgenin anayasanın 2. maddesinde güvence altına alınan laiklik ilkesine aykırı olduğu, Bakan Tekin’in de TCK’nin 257. maddesi anlamında görevi kötüye kullandığı kaydedildi.

LAİKLİĞİ SAVUNAN YURTTAŞLARI HEDEF GÖSTERDİLER Akın-Güç, Köklü Değişim ve Büyük Doğu Akıncıları Fikir Sanat ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Ali Bayram’ın da partiye ve laikliğe sahip çıkan yurttaşlara yönelik toplumda kin ve düşmanlık unsurları oluşturacak paylaşımlar yaptığı kaydedildi.

CUMHURİYET DERSİ VERİLDİ! “Laikliğe sahip çıkmak ve laik cumhuriyet vurgusu anayasanın bir gereğidir” denilen dilekçede; Türkiye Cumhuriyeti’nin 29 Ekim 1923’te kurulduğu anımsatılıp, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından aydınlanma ve çağdaşlaşma yolunda adımlar atıldığı vurgulandı.

Bu adımlar kapsamında 3 Mart 1924’te hilafetin, 10 Nisan 1928’de de anayasadan “Türk Devleti’nin dini İslamdır” ifadesinin kaldırıldığı ve 5 Şubat 1937’de anayasaya laiklik ilkesinin eklendiği belirtildi.

Cumhuriyet’in laik yapısının korunması ve çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak için ise Devrim Yasalarının yürürlüğe girdiğini, anayasanın 174. maddesiyle de Devrim Yasalarının güvence altına alındığı kaydedildi. ‘FETÖ DARBE GİRİŞİMİ LAİKLİĞİNİN AYAKLAR ALTINA ALINMASININ EN SOMUT GÖSTERGESİDİR’ Anayasada Cumhuriyet’in nitelikleri arasında laikliğin sayıldığının belirtildiği dilekçede; laiklik ilkesinin kişilerin dini inancını özgürce yaşaması ve din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını ifade ettiği vurgulandı.

Karşı Devrim’in 1950’lerde başladığını, 12 Eylül 1980 faşist askeri darbesiyle de çağdaşlaşma ve aydınlanmanın tersi yönünde adımlar atıldığı anlatıldı.

AKP iktidarı döneminin ise aydınlanma ve çağdaşlaşma karşıtlığının son aşamasına ulaşıldığını belirtildiği dilekçede şu ifadeler kullanıldı: “Bugün artık laikliği savunmak bir suç haline gelmiştir.

AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana laikliğin teminat altına aldığı hak ve özgürlükler kısıtlanmıştır.

MEB eliyle tarikatlarla ve cemaatlerle protokoller yapılmakta olup okullarda bu kapsamda bilimsellikten uzak gerici seminerler verilmektedir.

Laikliğin yok sayılarak gerici güçlere alan açılmasının sonuçları daima ağır olmuştur.

AKP iktidarı döneminde gerici bir cemaat örgütlenmesi olan FETÖ eliyle tertip edilen darbe girişimi de laikliğinin ayaklar altına alınmasının en somut göstergesidir.” ÖRGÜT BAĞININ ARAŞTIRILMASI TALEP EDİLDİ Bu gerekçeler kapsamında haklarında suç duyurusu bulunan 11 kişi için TCK’nin “siyasi hakların engellenmesi”, “tehdit”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama”, “suç işlemeye tahrik” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından cezalandırılmaları ve sıralanan olaylarda örgüt bağlantısı bulunup bulunmadığının araştırılması talep edildi.

İlgili Sitenin Haberleri