Haber Detayı

Mitoloji ve müzik
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
25/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Mitoloji ve müzik

“Müzik” sözcüğü baş tanrı Zeus’un kızları “Musalar”dan türemiştir.

“Müzik” sözcüğü baş tanrı Zeus’un kızları “Musalar” dan türemiştir.

Tanrıların tanrısı Zeus ile bellek tanrıçası Mnemosyne’nin birbirinden yaratıcı dokuz tane ilham perisi kızıdır Musalar (Müzler).

Müzik de “Müz’e yaraşır bir sanat dalı” anlamındadır.

Her birisi dans edip şarkı söyler, yaratıcı düşünceyi sunar, hastaları iyileştirir, karanlık düşünceleri uzaklaştırır.

Tanrı Apollon da onların piridir.

Esin perileri sırasıyla: Klio (tarih), Erato (lirik aşk şiiri-korolu şiir), Terpsikore (dans), Euterpe (flüt), Thalia (komedi), Melpomene (trajedi ve bellek tanrıçası), Polimnia (Pantomim), Urania (Gökbilim) ve hepsinin başı sayılan Kalliope (destan şairi) lirik şiirin temsilcisidir.

Homeros ’un iki büyük destanı da (İlyada ve Odysseia) esin perileri Musalara seslenişle başlar.

Mitolojik çağlarda müzik sanatından yararlanmak için nice teori üretilmiştir: Boethius , “gezegenlerin hareketlerinde bile insan kulağının duyamayacağı kadar ulvi bir müziğin varlığını” ileri sürmüştür.

Aristo , “jimnastik beden için ne kadar gerekliyse, müziğin de ruh için o kadar gerekli olduğunu” söylemiş, ayrıca şunu da eklemiştir: “Çocukluğunuzdan başlayarak hep soylu müzik dinlemişseniz, erdemli bir karakter geliştirirsiniz.” O çağda, soylu müzikten söz edildiğine göre “soysuz müzik” nasıl bir şeydi acaba? “Mitoloji ve müzik” son derece ilgimi çekmiş bir konudur.

Her çağda mitolojik konular o çağın getirdiği yapısallık içinde işlenmiştir.

Mitoloji insanların imge gücünü çağlar boyu zorlamış, rengârenk bir esin kaynağı olmuştur.

Besteci, mitolojik öyküleri kendi çağının müzik diline göre şekillendirmiştir.

Rönesans yıllarından barok döneme geçerken ortaya çıkan ve dünyayı sarsan “opera” türü mitolojik konularla bezenmiştir.

Özellikle Orpheus ve Euridice, Odysseus, Oedipus, Elektra, Ariadne gibi karakterler daha sonraki çağlarda da operaların yanı sıra “senfonik şiir” gibi orkestra yapıtlarında çok sık işlenir.

Orpheus ve Euridice ilk çağlardan bu yana en gözde librettolara sahiptir.

Pek çok mitolojik öyküde müziksel çağın kendi özellikleri ön plandayken “Orfeo” anlatıları şiirsel ve romantik olarak korunmuştur.

Sirenler, Musaların ilham getiren perileri; kırların tanrısı Pan’ı konu alan yapıtlar bestelenmiş, Pan’ın simge çalgısı flüt ise bir sis perdesinin ardından seslenen izlenimci yapıtların başlıca anlatım yolu olmuştur.

Gerçek dünyadaki soğuk ve sıcak savaşlar, yaşanan büyük acılar, kaba saba davranışlar, yoksulluklar, gün geçtike her yeni güne uyandığımızda insanları sarsmakta.

Bazen mitolojiden esinlenmiş müzik yapıtlarını dinlemek iyi geliyor.

Masalların dünyasına sığınan çaresiz, küçük çocuklar gibi oluyoruz.

Yalnız eski yüzyıllarda değil, içinde yaşadığımız post modernizmde bile mitolojinin izlerini sürebiliriz.

Stravinsky ’nin “Kral Oedipus Oratoryosu” mitolojiyi yeni çağın çaresizliği ile birleştiren bir başyapıttır.

Philipp Glass ’ın “Orpheo Operası” , Yannis Xenakis ’in “Medea” Operası, Carter ’in “Minatours” Balesi, Henze ’nin “Orpheus” balesi gibi.

Evet, “mitoloji” derinleştikçe imge gücünü genişleten bir daldır.

Not: Bu yazıyı yazarken Necati Tosuner ’in ölüm haberini aldım.

Onunla birlikte 1978’de Türk Dil Kurumu ödülü almıştık.

Ben müzik programlarımla “radyo ve televizyon dil ödülü” ; o da “Sancı Sancı” kitabıyla “Roman” Ödülü.

Aydınlık bir yazarımızı yitirdik, üzgünüm.

İlgili Sitenin Haberleri