Haber Detayı
Gümrük diplomasisinde Irak ile ‘resmi’ adım atıldı
Türkiye, Irak’ta derinleşen bankacılık ve gümrük krizini çözmek amacıyla başlattığı diplomasi atağında ikinci aşamaya geçti. Dijital gümrük sistemi ASYCUDA’ya geçişte yaşanan aksaklıklar ve kur farkı mağduriyetini gidermek için düğmeye basan Türk tarafı, çözüm taleplerini Başbakan Sudani’ye iletti.
Nurdoğan A.
ERGÜNTürkiye, ikinci büyük ihracat pazarı Irak’ta yaşanan bankacılık ve gümrük sistemindeki sıkıntıları aşmak için diplomasi atağını hızlandırdı.
Türkiye tarafı, Irak’ın dijital gümrük sistemi ASYCUDA’ya geçiş süreci ve beraberinde getirdiği kur farkı mağduriyetini gidermek amacıyla iş dünyasının taleplerini içeren resmi yazıyı Türk Büyükelçiliği üzerinden Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’ye iletti.
Geçtiğimiz hafta DEİK Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Irak Merkez Bankası Başkanı Ali el-Allak ile görüşerek, Türk iş dünyasının taleplerini içeren üç ana başlıktaki acil çözüm paketini sunmuştu.Görüşmeye ilişkin DÜNYA’ya bilgi veren Halit Acar, ASYCUDA sistemine geçiş sürecinin 6 ay ertelenip bir süre daha barkod sistemiyle devam edilmesi, 1 Ocak öncesine ilişkin firma alacaklarının tamamlanması ve Irak’taki bankalardan Türkiye’deki şubelere dolar cinsinden doğrudan havale işlemlerinin gerçekleştirilmesi taleplerini ilettiklerini açıklamıştı.
DEİK tarafından “Türk-Irak İş Konseyi ve İş Dünyasının Taleplerini İçeren Bilgi Notu” başlığıyla Irak Başbakanı Sudani’ye Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak gönderilen resmi yazıda, “kritik üç başlık” detaylı bir şekilde ele alındı.“Ödemeler bankacılık kanalından yapılabilsin”Resmi yazıda ele alınan ilk başlıkta Türkiye’den giden ürünlerin ödemelerinin durduğuna atıfta bulunularak, “Bu da önümüzdeki günlerde ikili ticareti tamamıyla durma noktasına getirebilecek önemli bir sorunu teşkil ediyor.
Türkiye Irak’ın en önemli 3’üncü ticaret ortağıdır.
Aylık 1 milyar dolarlık ihracat söz konusu.Özellikle gıda, giyim, temizlik ve tüketim, mobilya gibi ürünlerde Türkler önemli bir pazar payına sahip. 1 Ocak 2026’da ASYCUDA ön gümrük beyannamesi ile ilgili tedbirin devreye alınması ve IKBY ile bu alanda mutabakat sağlanamaması nedeniyle, Türkiye’den ithalatla ilgili yurtdışı ödemeler bankacılık üzerinden yapılamıyor.
Bankacılık kanalı dışında para transferi yapmak üzere piyasadan döviz temin etmeye çalışan ithalatçılar, piyasadaki döviz talebini artırıyor.2026 öncesi alacaklar için çözüm istendiÖte yandan, Türkiye’den gelen sevkiyat akışı ciddi ve hızlı şekilde bozulmaktadır.
Bu da ürün stoklarında azalmaya veya belirsizliğe yol açıyor.
Bunun da Irak’taki gıda, giyim, temizlik ürünleri ve benzeri alanlarda fiyatlarda yukarı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Ramazan ayına girdiğimiz bu günlerde, tedarik zincirlerinde böylesine ciddi bir problemi biran önce ortadan kaldırmamız gerekiyor” ifadeleri yer aldı.2026 öncesinde iletilen ürünlerin ödemelerinin yapılmadığına vurgu yapılan ikinci başlıkta ise, “ASYCUDA ön gümrük beyannamesine ilişkin tedbir 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe girmiş olmasına rağmen, Aralık 2025 ve öncesi gerçekleşen ihracat sevkiyatlarının ödemeleri de Gümrükler Genel Komisyonu ve Irak Merkez Bankası tarafından bekletiliyor.
Söz konusu sevkiyatlar Gümrükler Genel Komisyonu tarafından ayrı bir Komite denetimine tabi tutuldu.Bu Komite henüz işlemlere başlamamış olup, komite inceleme süreçlerinin uzun zaman alacağından endişe etmekteyiz.
Komitenin işlemleri mümkün olan en pratik şekilde ve acilen yerine getirmesine ihtiyaç duyuluyor” denildi.
Suriye rotasının Türkiye-Irak arası mal taşımaları açısından henüz yeterince güvenli olmadığına dikkat çekilen üçüncü başlıkta da “ASYCUDA ile ilgili çözümü aşmak adına Türk ihracatçılarına ürünlerini Irak’a Suriye üzerinden teslim etmeleri önerilse de, Suriye’deki güvenlik durumu bu tür taşımalar için henüz belirsizliğini koruyor.Halihazırda bu güzergah kullanılarak, çok istisnai durumlar haricinde, transit taşıma yapılamıyor.
Bu çerçevede, Suriye rotası bugün için alternatif bir rota olarak görülmemeli.
İleriki zamanlarda, güvenlik durumunun netlik kazanması ile ayrıca değerlendirilebilir” denilerek, bu problemin Türkiye ve Irak arasında oluşmuş tedarik zincirine, her iki ülke ekonomisine, tüccarlara, tüketici ve vatandaşlara daha fazla zarar vermeden ivedi çözümünün beklendiği vurgulandı.