Haber Detayı
Tolgahan Erdoğan'dan Ağbaba ve Karabat'a hodri meydan! İşte CHP'deki 500 bin dolarlık rüşvetin belgesi:...
Tolgahan Erdoğan, 500 bin dolarlık "sus" rüşvetinin arka planını ve belgelerini ilk kez Takvim.com.tr ile paylaştı. Özgür Karabat'ın daha önce de kendisine "aylık 15 bin dolar" ve "yeni açılacak Koza TV'de iş" şeklinde siyasi rüşvet teklif ettiğini söyleyen Erdoğan, CHP'yi karıştıracak bomba bir itirafta bulundu. Veli Ağbaba - Karabat ikilisinin CHP'deki bir genel başkan yardımcısı ve bir grup başkanvekiline operasyon çektiğini "Dosyaları el altından bize de gönderdi" diyerek anlattı. Bakırköy'de çalınan 30 milyon dolar ile İmamoğlu'nun kurduğu "SİSTEM"in bağlantısını Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin üzerinden deşifre etti. Küskün CHP'lilerin Ankara'daki gizli toplantısı için ise "Kılıçdaroğlu haberdar, kendisine rapor sunulacak. Görevden kaçmayacak" dedi.
CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38.
Olağan Kurultay ve 21.
Olağanüstü Kurultayına ilişkin yargı süreci devam ediyor. 'Mutlak Butlan' ve kurultayın iptaliyle ilgili davanın istinafta olduğu bilinirken; Ankara 26.
Asliye Ceza Mahkemesi'nde üçüncü kez ceza duruşması görüldü. 'Tanık' sıfatıyla ifade veren Tolgahan Erdoğan ise Veli Ağbaba ve Özgür Karabat'ın gönderttiği bir iş insanından tanık olmaması karşılığında 500 bin dolar para teklifi aldığını anlattı.
Erdoğan iddiasını destekleyen belgeleri ve fotoğrafları mahkeme heyetine sundu.
Takvim.com.tr, kurultay davasının seyrini değiştiren beyanlarda bulunan eski CHP üyesi Tolgahan Erdoğan'a ulaştı.
Erdoğan kendisine yapılan 500 bin dolarlık siyasi rüşvet teklifinin yanı sıra CHP'den susması karşılığında aylık 15 bin dolar ve yeni kurulan Koza TV'de iş teklif edildiğini ilk kez Haber Sorumlumuz Ahmet Zeren'e anlattı.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın Malatyalı iş insanı Turgut Koç'u aracı kılıp 500 bin dolar teklif ettiğini söyleyen Tolgahan Erdoğan, Koç'la 2025'te 3 kez görüştüğünü dile getirdi.
Bu görüşmelerde hem Özgür Karabat'la hem de Veli Ağbaba ile temas kurduğunu anlattı. 500 bin dolarlık siyasi rüşvetin kendisine teklif edildiği görüşmenin belgesini de Takvim.com.tr aracılığıyla paylaştı.
Bakırköy'de çalınan 30 milyon dolar ile Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu 'SİSTEM'in bağlantılı olduğunu belirten Tolgahan Erdoğan, Büyükçekmece Belediye Başkan vekili Ahmet Şahin'in şirketinin paravan olarak kullanıldığını belirtti.
Bahse konu şirketin Laleli dövizcileriyle ve 'SİSTEM'le bağlantısına dikkat çekti.
İşte Takvim.com.tr'nin soruları ve Tolgahan Erdoğan'ın kurultay davasının seyrini değiştirecek itiraf ve beyanları: - Öncelikle dünkü duruşmayla başlamak istiyorum.
Delegeler tanık olarak ifade verdi.
Erzurum delegesinin anlattığı pavyondaki para trafiği tekrar mahkeme tutanaklarına girmiş oldu.
Ne söylemek istersiniz?
Tolgahan Erdoğan: Özellikle Erzurum İl Delegesi Sayın Yusuf Göğerkaya, kendisi eski bir emniyet mensubu.
Kendisinin beyanları zaten herhalde bu dosyada en somut, en ortada olan ifadedir.
Çünkü kendisi pavyonun önünde, Erzurum İl Başkanı'nın kendisine önce 500 Euro, sonrasında işte 1000 Dolar daha bir para aldığından bahsediyor ve bu belki de dosyada en somuttu. - O arada dosyada çarpıcı bir detay var.
İstanbul ekibinden Erzurum'a 300 bin dolar para gittiği söyleniyor.
Tolgahan Erdoğan: Evet, onunla ilgili iki tane o dönem iddia vardı; 130 bin dolar ve 300 bin dolar.
Bununla ilgili ben dönemin Erzurum İl Başkanı'na, kendisiyle daha önce bir mahkememiz vardı, mahkeme neticesinde bana bir ödeme yapması gerekiyordu.
Bununla ilgili beni aradığında kurultay sonrasında, işte pazarlık yapmaya çalıştığında ben kendisine şunu söyledim: 'Ya Beşiktaş'tan ve İstanbul'dan 130 bin dolar para almışsınız, daha neyin pazarlığını yapıyorsunuz?' Kendisi de bana, dün mahkemede de kayıtlara geçtiği için rahatlıkla söyleyebilirim, 'Vallahi aldığım 130 bin doların hepsini dağıttım' dedi.
Bu ifadeyi kullanmıştı. - Yani bir ikrar var burada. 'Ben parayı aldım' diyor.
Tolgahan Erdoğan: Evet, burada 130 bin olabilir, 300 bin olabilir, rakamın tam net rakamını bilmiyoruz.
Bu da muhtemelen önümüzdeki günlerde Beşiktaş dosyasında ortaya çıkacaktır.
Çünkü geçen hafta ilginç bir şekilde Beşiktaş Belediyesi Özel Kalem Müdürü Emirhan Akça da ifadelerinde ilginç bir şey söyledi: 'Verdiğim her parayı tek tek not aldım.' Eğer gerçekten burada bir para verildiyse, Beşiktaş Belediyesi üzerinden çünkü bir para alındığı ifade ediliyor, bence önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır. - Dünkü duruşmadaki ifadenizde CHP'den iki önemli ismin, bir iş adamını araya sokarak size konuşmamanız karşılığında 500 bin dolarlık bir rüşvet teklifinde bulunduğunu açıkladınız.
O isimler Veli Ağbaba ve Özgür Karabat olduklarını söylediniz.
Hangi iş insanını araya soktular?
Tolgahan Erdoğan: İş insanı da kim?
CHP'de hem kurultay delegesi olan, Veli Ağbaba'ya, Özgür Özel'e ve Özgür Karabat'a yakınlığıyla bilinen, aynı zamanda Beşiktaş Spor Kulübü'nde Başkan Yardımcısı olan Turgut Koç'tu.
Kendisi aynı zamanda Veli Ağbaba'nın hemşerisi olan ve gün içerisinde sürekli görüştükleri, Özgür Özel'in jetine binebilen, Özgür Karabat ve Özgür Özel İstanbul'a geldiğinde kendisinin arabasıyla gezen bir kişidir.
Bakılabilir; Turgut Koç'un arabasında milletvekili çakar tahsisi var mıdır?
Daha önce biz bunu Ali Mahir Başarır'da da gördük.
Hangi milletvekilinin tahsisini kullanmaktadır, varsa bunlara bir bakılabilir.
Tam bu konuyu bir detaylı açmadan önce şuna geleceğim: Ya biz sizle daha önce bir yıl öncesinde bir yayın yaptık ve orada birçok iddiada bulunduk.
Döviz bürosu iddialarından tutun işte birçok yolsuzluk iddiasına ve geçirdiğimiz bir sene üzerinden, özellikle o röportajımız çok ses getirmişti ve insanlar birçoğu tepkiyle karşılamıştı, işte bu iddialarımızı yalanlamışlardı.
Ama şu anda bugün geldiğimiz noktada bakıyoruz ki söylediklerimizin aslında birçok büyük bir kısmı doğru çıktı.
Ve şimdi bugün yine sabah yayına gelmeden bakıyorum, özellikle CHP'ye yakın yandaş kanallara diyorum artık, topyekün bir inkar politikasına girişmişler.
Şimdi nedir bu konuya özel bilgiyi ben size vereyim.
Evet, bu iş insanı benim yeni tanıştığım bir insan değil, daha önceden de tanıdığım arkadaşım olan bir kişiydi ama siyaseten bu kişilere yakındı.
ÖZGÜR KARABAT'I YALANLADI: TURGUT KOÇ ONU ARADI BENİMLE GÖRÜŞTÜRDÜ Geçtiğimiz sene üç tane farklı görüşmemiz oldu yakın zamanlarda.
Bir tanesinde Karaköy'de yaptığımız görüşmede Özgür Karabat'ı bizzat kendi telefonundan doğrudan aradı, benimle görüştürdü.
Şimdi bugün Özgür Bey, İsmail Saymaz'a açıklama yapmış: 'Ben kendisini tanımam etmem, görüşmedim' demiş. 'Görüşmedim' demesi doğru değil.
En azından şunu dese belki anlayacağım: 'Ben doğrudan bir para teklifi yapmadım.' Ama bizim görüşmemizde özellikle kendisi tenkitlerde bulundu; işte benim bu süreçteki mücadelemi saygıyla karşıladığını, aynı yörenin insanları olduğumuzu, siyaseten önümün açık olduğunu, hatta kanalın bir partinin bir kanal kurma aşamasında olduğunu, buralarda görev yapabileceğimi, gelen arkadaşın teklifini değerlendirmem hususunda bazı telkinlerde bulundu. - Size dolaylı olarak Koza TV'de iş imkanı sunacaklarını mı beyan ettiler?
Tolgahan Erdoğan: İş imkanı beyan ettiler.
Daha öncesinde zaten buna benzer teklifler yine olmuştu.
Sonrasında arkadaş öncelikle aylık Özgür Bey'in teklifini iletti bana; aylık bununla ilgili bir 15 bin dolar katkı sağlayabileceklerini belirttiler.
Ben bu teklifi kibarca reddettim.
Aradan geçen bir süre sonra şu anda bulunduğumuz bölgede gece saat 11'de yanıma gelerek bir görüşme sağladılar.
Görüşmemizde de yanımda şahidim vardı ve ben o görüşmede fotoğraf alarak bunu da mahkeme heyetine sundum.
Bu arkadaş gecenin 11'inde benim yanıma geldi.
Bana o gün yaptığı teklif neydi?
Davadan çekilmem için 500 bin dolar para teklifi yaptı.
Yani ben daha önce savcılıkta verdiğim ifadeleri tam aksi yönünde... - Tam olarak ne zaman oldu?
Tolgahan Erdoğan: Tam olarak 8 Aralık 2025 tarihinde oldu.
Yani yaklaşık iki ay önce.
Yanımda şahidim de vardı.
Şahidimi mahkemeye de zaten belirttim, dinlenebilir dedim.
Geldi 500 bin dolar teklifte bulundu.
Ben hatta resmini de mahkemeye sundum geldiğine dair.
Zaten MOBESE kayıtlarımız hepsi mahkeme heyeti istediğinde ortaya çıkartacaktır.
Ben hatta bu işin nasıl olacağını söylediğimde, bununla ilgili dün bir yayında da anlattım; hani bir ortak aracı vasıtasıyla...
Çünkü benim amacım burada bir gazeteci olarak bu işi ortaya çıkarmak için mahkemeye bir delil sunabilmek.
Bununla ilgili de işte bir ortak dostu emanetçi belirleyip ona verip ifade sonrası ondan almak...
Ben kendisini yine kibarca reddettim ve gönderdim. '26 OCAK'TA VELİ AĞBABA İLE GÖRÜŞTÜM' Ve son olarak da 26 Ocak, yanlış hatırlamıyorsam Bakırköy'de bir görüşmemiz oldu.
Bu görüşme sırasında da yanımda yine Veli Ağbaba'yı bizzat aradı.
Ben de kendisiyle selamlaştım.
Orada kısa bir görüşmemiz oldu.
Evet şu konuda ben zaten demiyorum ki Veli Ağbaba ve Özgür Karabat bana doğrudan 'Sana şu parayı verelim' diye; ama yönlendirmeleriyle bu konuyu yaptılar.
Peki şimdi inkar ediyorlar hani bugün özellikle Veli Ağbaba çok ağır sözlerle, Özgür Karabat çok ağır sözlerle...
Peki ben kendilerine o zaman şu mesajını vereyim, bunu da daha sonra ilerleyen belki bir programda da detaylıca anlatırız: Özgür Karabat ve Veli Ağbaba, partide hangi genel başkan yardımcılarıyla ilgili dosyaları bu arkadaş aracılığıyla bana defaatle gönderdiniz?
TOLGAHAN ERDOĞAN: ÖZGÜR KARABAT VE VELİ AĞBABA EL ALTINDAN BANA DOSYA GÖNDERDİ Özellikle diyorum Özgür Karabat ve Veli Ağbaba...
Partide şu anda mevcut başka hangi genel başkan yardımcılarının parti içindeki yolsuzluk, İBB dosyalarında adı geçen bazı isimlerin dosyalarını el altından bana kaç defa gönderdiniz?
Ben bunların hepsi haberlerde hala durur.
Diyorum ki Özgür Karabat sen hangi genel başkan yardımcılarının dosyalarını, Veli Ağbaba sen hangi genel başkan yardımcılarının yolsuzluk dosyalarını bizlere gönderdin, servis ettin?' - Peki, Karabat ve Ağbaba bahsettiğiniz kaç genel başkan yardımcısının dosyalarını gönderdi?
Tolgahan Erdoğan: Bir genel başkan yardımcısı, bir de grup başkanvekili hakkında dosyaları çokça kez servis ettiler.
Beni madem tanımıyorlar, beni bilmiyorlar...
Peki yine keza, hangi kendileriyle ilgili sosyal medyada yazmamamla ilgili, yine bazı kendilerine yakın belediye başkanlarıyla ilgili ricalarda bulundular mı, bulunmadılar mı?
Yani hani beni tanımıyorlar, Tolgahan Erdoğan'ı hiç tanımıyorlar.
Yine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır; ekranlarda esiyor gürlüyor ama şunu söylüyorum: Tolgahan Erdoğan ile görüşmek için kaç defa eski belediye başkan yardımcılarını aracı kıldın ve her seferinde reddettim bu görüşmeleri?' BAKIRKÖY'DE ÇALINAN 30 MİLYON DOLAR İLE 'EKO'SİSTEMİN BAĞI - Malumunuz, kurultayda 50 milyon dolarlık bir para trafiğinden bahsetmiştik.
Bu olaydan bir yıl sonra Laleli'deki dövizcilere, Kapalıçarşı'daki dövizcilere yapılan operasyonlarla güne merhaba dedik.
Sonrasında takip eden süreçte Bakırköy'den 30 milyon dolarlık bir soygun haberi geldi.
Ve dönüp baktığımızda bağlantılar o kadar girift, birbirine içine karışmış ki...
Laleli'deki kurultaya para gönderdiği iddia edilen dövizciyle, Bakırköy'de otoparkta 30 milyon dolarını kaptıran dövizci aynı aile mensubu çıktı.
Şimdi bu noktada çarpıcı bir soru sormak istiyorum: Paralar sistemin parası mı?
Sistem bu paraları bir şekilde geri mi aldı?' Tolgahan Erdoğan: 'Atilla Durmaz, döviz bürosunun sahibi tutuklandı.
Ne dedi? 'Evet, o gün orada bu para sistemin parası' dendi.
Çünkü kendilerinin sermayesi, güçleri bu parayı döndürecek bir şey değildi ve biz bunu yayında da anlatmıştık bu paranın nasıl bir sistem çarkıyla geldiğini.
Ve bundan yaklaşık bir 15 gün önce biliyorsunuz Bakırköy'de bir otoparkta bir arabada, iki arabanın bagajında 30 milyon dolar...
Ve kimdi bu 30 milyon dolar?
Yine aynı döviz bürosu tutuklanan (sahibinin) oğluydu.
Ve ne dedi? '3 aydır bu para ihtiyacım yoktu, arabadaydı' dedi.
Yani nasıl bir paradır ki 30 milyon dolara ihtiyacınız yok?
Aynı daha önce Meclis'te unutulan 250 bin dolar gibi, çok hani demek ki küçük paralar.
Ama ilginç bir şey var; Bilal Durmaz'ın savcılık ifadesinde diyor ki 'bu paranın 1 milyon doları benim, 2-3 milyon doları başka sistemin, 25,5 milyon dolar Sumo Global diye bir firmadan bahsediyor.
Yani Sumo Global, öyle bir ifade...
Siz de bulabilirsiniz.
Peki baktığımız zaman bu firma kimin çıkıyor?
Ahmet Şahin isimli birinin çıkıyor.
Ahmet Şahin ismini biz nereden hafızalarımıza getiriyoruz?
Ahmet Şahin, tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün başkan yardımcısı ve tutuklu.
Ve biz bunu yayında anlatmıştık; 4 tane döviz bürosundan bir tanesinin damadı olduğunu yayınımızda söylemiştik.
Ve şimdi bakıyoruz o Ahmet Şahin burada yine döviz bürolarıyla ilişki içerisinde. 30 milyon doların 25,5 milyonu onun.
Şimdi bu para ekosistemin mi değil mi, artık bunun takdirini izleyicilerimiz versin diye düşünüyorum.' - Ankara'da CHP'yi ilgilendiren çok önemli bir toplantı yapıldı.
CHP kulislerini de hareketlendiren bir toplantıydı. 13 aktif milletvekili, aralarında eski belediye başkanları ve parti meclisi üyelerinin de olduğu söylenen 42 kişilik bir grup Ankara'da görüştüler.
Partinin gidişatından memnun olmadıklarını dile getirdiler ve orada ortak bir görüş çıktı: Dediler ki 'Kılıçdaroğlu tecrübesine ihtiyaç var'.
Bu toplantıyla ilgili ne söylemek istersiniz?' Tolgahan Erdoğan: Toplantıyı yakinen takip ettiğim katılan birçok kişiyle de konuştum.
Dediğiniz gibi 13 aktif milletvekili, 13 eski milletvekili, parti meclisi üyeleri, iki eski belediye başkanı ve buna rağmen katılmak isteyip de aktif milletvekili olarak da işte şehir dışında olan, yurt dışında olan birçok kişi de gelemedi. 6,5 saate yakın bir toplantı sürdüğünü belirttiler.
Evet, burada partinin son gidişatı; özellikle CHP'nin sürekli yolsuzluklarla, hırsızlıklarla anılıyor olması ve işte son dönemde biliyorsunuz bazı taciz vakaları oldu, bunlarla ilgili partinin hiçbir işleyiş gösterememesi, bunları koruyan bir mekanizma gütmesi...
Bu sadece o gün toplanan 42 kişi içinde değil, CHP'nin en alt tabanında dahi çok büyük rahatsızlık yarattı.' 'Çünkü artık insanlar şunu söylüyor: 'Bakın' diyor 'evet bu bütün partilerde yaşanabilir ama MHP'de bir olay yaşandığında daha bir saat geçmeden parti bu adamı görevden alıyorken, bizim parti yetkililerimiz Giresun Görele'deki belediye başkanını almak için günlerce niye bekledi?'' Aziz Aktaş'ı eleştiren Yazıhan Belediye Başkanı Abdülvahap Göçer -kendisi o da toplantıya katılmıştı, çok da güzel bir konuşma yapmış- takdir ediyorum ama kendisi ihraç edildi.
İşte bu artık hem partinin daha önce emek vermiş insanların da ve emekçilerin de ciddi rahatsızlık yaratıyor.
Sonuç olarak Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir tecrübeye ihtiyaç var.
Bununla ilgili partinin bir mutlak butlan kararı beklenmeden, gerekirse Özgür Bey'le konuşulup bu süreci doğrudan selamete erdirmesi lazım.
CHP gibi bir 100 yıllık bir partinin mutlak butlanla, tedbirle, geçici kurullarla değil gerçekten bir ortak akılla yönetilmesi için bir fikir birliğine vardıklarını düşünüyorum, edindiğim izlenimler o yönde.
Ama geldiğimiz noktada şu anda ne yazık ki parti yöneticileri bunu göremeyecek kadar önlerinde bir perde inmiş ve tünelin ucundaki ışığı da göremiyorlar.
Ve korkarım ki yani şu anda partiyi önümüzdeki günlerde çok daha büyük skandallarla baş başa bırakacaklar.' KILIÇDAROĞLU TOPLANTIDAN HABERDAR, GÖREVDEN KAÇMAYACAK - 'Parti içi muhalefetin toplanıp Ankara'da böyle bir toplantı yapması muhakkak ki genel merkezde de bazı taşları yerinden oynatmıştır.
Kemal Kılıçdaroğlu'nu sormak istiyorum; kendisi bu toplantıdan haberdar mıydı?
Ve kendisiyle ilgili son zamanlarda köşe yazılarında da, gündemde de olan bazı durum var; 'mutlak butlan çıkarsa çare heyeti olarak partiyi devralacağı' söyleniyor.
Bu yönde bir hazırlık var mı?' Tolgahan Erdoğan: 'Bu toplantıdan mutlaka haberdardı ama toplantıya katılmamıştı.
Toplantıdaki arkadaşlar zaten toplantı notlarından kendisine bir rapor sunup vereceklerini, hem genel merkeze hem Kemal Bey'e ileteceklerini özellikle belirttiler.
Kemal Bey'in dediğim gibi böyle bir şeyi yok ama önümüzdeki günlerde partinin gerçekten zorda kaldığını hissederse de Kemal Bey görevden kaçmayacaktır.
Çünkü partinin şu anda geldiği durum Kemal Bey'i de rahatsız etmektedir.
Çünkü bugün Sayın Cumhurbaşkanımız bile muhalefetin şu halinden bırakın memnun olmayı, çok rahatsız.
Çünkü her seferinde ne diyor? 'Dişimize göre bir muhalefet bulamadık.' Çünkü iktidarı ayakta tutan muhalefetin varlığıdır.
Ve bu açıdan da baktığımızda Kemal Kılıçdaroğlu böyle bir görev geldiği takdirde bunu zaten reddetme gibi bir şansı, imkanı olamaz, bir görevden kaçamaz.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin derhal bir anda acil kurucu kodlarına dönmesi ve ihtiyacı olan birliği, dirliği sağlaması gerekmekte.'