Haber Detayı

Bilim dünyasında yeni dönem: Kardan adam şeklindeki uzay cisimlerinin gizemi çözüldü
Dünya takvim.com.tr
24/02/2026 15:55 (1 saat önce)

Bilim dünyasında yeni dönem: Kardan adam şeklindeki uzay cisimlerinin gizemi çözüldü

Güneş Sistemi'nin derinliklerinde, milyarlarca yıldır neredeyse hiç değişmeden varlığını sürdüren gizemli gök cismi sırlarını açığa çıkarıyor. Arrokoth'un dikkat çekici 'kardan adam' benzeri çift loblu yapısının nasıl oluştuğuna dair yürütülen yeni araştırmalar, erken Güneş Sistemi'ndeki oluşum süreçlerine ışık tutuyor.

Bilim insanlarının geliştirdiği gelişmiş simülasyonlar, bu sıra dışı şeklin şiddetli çarpışmalarla değil, yavaş ve nazik bir yerçekimsel çökme süreciyle meydana geldiğini ortaya koyarak, gezegen oluşumuna dair mevcut teorileri güçlendiriyor.

KARDAN ADAM ŞEKLİNDEKİ UZAY CİSİMLERİNİN GİZEMİ AYDINLANIYOR Güneş Sistemi'nin en uzak ve en ilkel cisimlerinden biri olan Arrokoth'un sıra dışı 'kardan adam' benzeri şeklinin nasıl oluştuğuna dair yeni bulgular ortaya çıktı.

Bilim insanları, yapılan bilgisayar simülasyonlarının, Arrokoth'un iki loblu yapısının yerçekimsel çökme süreciyle meydana gelmiş olabileceğini güçlü şekilde desteklediğini açıkladı.

ARROKOTH: KUİPER KUŞAĞI'NIN İLKEL TANIĞI Arrokoth, Kuiper Kuşağı'nda yer alıyor.

Neptün'ün yörüngesinin ötesinde bulunan bu geniş ve buzlu halka cüce gezegenler, kuyruklu yıldızlar ve gezegenlerin yapı taşları olarak kabul edilen gezegenimsileri barındırıyor.

Arrokoth, Dünya'dan gönderilen bir uzay aracı tarafından ziyaret edilen en uzak cisim olma özelliğini taşıyor. 2019 yılında New Horizons uzay aracı tarafından yakından incelenen cisim, iki loblu yapısıyla dikkat çekmişti.

Gökbilimciler, Kuiper Kuşağı'ndaki cisimlerin yaklaşık %10 ila %25'inin Arrokoth gibi iki loblu, yani fıstık ya da kardan adam şeklinde olduğunu tahmin ediyor.

YERÇEKİMSEL ÇÖKME TEORİSİ GÜÇLENİYOR Daha önce yapılan çalışmalar, Arrokoth'un şekli, bileşimi ve yüzeyindeki az sayıdaki kraterin, iki lobun aynı anda ve şiddet içermeyen bir süreçle oluştuğuna işaret ettiğini ortaya koymuştu.

Bu sürecin 'yerçekimsel çökme' olarak bilinen mekanizma ile gerçekleşmiş olabileceği öne sürülüyordu.

Ancak sürecin ayrıntıları net değildi.

Michigan Eyalet Üniversitesi'nden araştırmanın baş yazarı Jackson Barnes ve ekibi, bilgisayar simülasyonlarıyla bu sürecin detaylarını modelledi.

Çalışma, Michigan State University araştırmacıları tarafından yürütüldü ve sonuçlar Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlandı. 54 SİMÜLASYON, 10 PARÇACIK Araştırmacılar, her biri yaklaşık 2 kilometre yarıçaplı 10 parçacık içeren bir çakıl bulutunu temel alan 54 ayrı simülasyon gerçekleştirdi.

Gerçek çakıl bulutlarının yaklaşık 10 milimetre boyutunda parçacık içerebileceği düşünüldüğünde, bu model düşük çözünürlüklü bir temsil olarak değerlendiriliyor.

Simülasyonlar, bazı durumlarda iki küçük gezegenimsi cismin birbirinin etrafında dönmeye başladığını ve yaklaşık 5 metre/saniye ya da daha düşük hızlarla temas ederek birleştiğini gösterdi.

Bu süreç sonunda 'temas ikili sistemi' adı verilen çift loblu yapılar oluştu.

Barnes, bazı simülasyon sonuçlarının Arrokoth'a oldukça benzediğini belirterek, 'Bu süreci baştan sona doğrulayan bir modeli ilk kez net biçimde görebiliyoruz' dedi.

ÇARPIŞMA FİZİĞİ HESABA KATILDI Araştırmacılar, önceki yerçekimsel çökme simülasyonlarında parçacıkların temas ettiklerinde birbirleri üzerinde nasıl dengede kaldıklarının hesaba katılmadığını vurguladı.

Bu nedenle eski modeller, çarpışmaların tek ve küresel bir cisimle sonuçlanacağını öne sürüyordu.

Yeni çalışmada ise temas fiziği de modele dahil edildi.

Böylece iki loblu yapıların oluşabileceği ortaya kondu.

UZMANLARDAN DEĞERLENDİRME Southwest Research Institute'nden gezegen bilimci ve New Horizons misyonunun baş araştırmacısı Alan Stern, çalışmanın önceki bulgularla örtüştüğünü belirterek Arrokoth'un yavaş ve sakin oluşum süreçlerinin ürünü olduğu görüşünü desteklediğini söyledi.

Öte yandan Queen's University Belfast'ten emekli astronomi profesörü Alan Fitzsimmons, simülasyonların yalnızca %4 oranında temas ikili sistem oluştuğunu gösterdiğine dikkat çekti.

Teleskop gözlemlerinin ise daha yüksek oranlara işaret ettiğini belirten Fitzsimmons, bu farkın gelecekte daha karmaşık simülasyonlarla giderilebileceğini ifade etti.

GÜNEŞ SİSTEMİ'NİN KÖKENİNE IŞIK Araştırma, gezegenimsilerin büyük ölçüde yerçekimsel çökme yoluyla oluştuğu yönündeki uzun süredir savunulan görüşü güçlendiriyor.

Kuiper Kuşağı'nın, Güneş Sistemi'nin ilkel protoplanet diskinden kalan bir kalıntı olması nedeniyle, bu tür çalışmalar gezegen oluşum süreçlerini anlamada kritik önem taşıyor.

Bilim insanları, gelecekte yapılacak daha ayrıntılı simülasyonların ve gözlemlerin, kardan adam şeklindeki bu gizemli uzay cisimlerinin oluşumuna dair tabloyu daha da netleştireceğini belirtiyor. (The Guardian, AA, Takvim Foto Arşiv)

İlgili Sitenin Haberleri