Haber Detayı

Beni soğuk havalar hasta etti
Prof. dr. ramazan i̇nci aydinlik.com.tr
22/02/2026 16:21 (1 saat önce)

Beni soğuk havalar hasta etti

Beni soğuk havalar hasta etti

Daha henüz kış bitmedi.

Eskiler hep söyler; Mart dokuzu bitmeden kış gitmez diye.

Hatta “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır!” denir.

Kafa karıştıran bir soru ise; insan soğuktan hasta olur mu?

Olmazsa, peki neden hastalıklar kışın daha yaygın?

Hepimiz bu sözü duyarak büyürüz: “Aman evladım paltonu giy!” Sımsıkı giyinmeden dışarı çıkmak, soğuk havayı solumak, soğuk bir odada uyumak, yağmurda veya karda ıslanmak genellikle soğuk algınlığı veya gribe neden olmakla suçlanır hep.

Bu inanış birçok insana doğru geliyor, nedeni ise hastalık genellikle soğuğa maruz kalmayı takip ettiğinden.

GRİP, SOĞUK HAVADAN DEĞİL VİRÜSLERDEN KAYNAKLANIR Soğuk hava tek başına enfeksiyonlara neden olmaz.

Soğuk algınlığı ve grip, soğuk havadan değil, virüslerden kaynaklanır.

Yaygın soğuk algınlığına neden olan rinovirüsler ve grip virüsleri gibi virüsler, dışarıdaki sıcaklıktan bağımsız olarak, solunum yolu damlacıkları veya fiziksel temas yoluyla kişiden kişiye yayılır.

Bunu Kovid zamanında deneyimledik.

Bununla birlikte, dünyanın birçok yerinde soğuk mevsimlerde solunum yolu enfeksiyonu oranları sürekli olarak artmaktadır.

Bu mevsimsel durum kısmen soğuk havaların ve düşük nemin çevredeki virüsleri etkileme biçiminden kaynaklanmaktadır.

Çünkü grip virüsleri ve koronavirüsler de dâhil olmak üzere birçok solunum yolu virüsünün soğuk ve kuru koşullarda daha uzun süre hayatta kaldığını ve daha uzun süre bulaşıcı kaldığını göstermektedir.

Kuru hava ayrıca insanların nefes alırken, konuşurken, öksürürken veya hapşırırken saldığı küçük damlacıkların hızla buharlaşmasına neden olur.

Bu, havada daha uzun süre asılı kalan daha küçük parçacıklar oluşturarak başkalarının bunları soluma olasılığını artırır.

Sonuç olarak, soğuk ve kuru hava virüslerin çevrede daha uzun süre kalmasına ve başka bir kişinin solunum sistemine ulaşma şansını artırır.

VÜCUDUN SAVUNMA HATTI ZAYIFLIYOR Soğuk hava, vücudun enfeksiyonlara karşı kendini savunma şeklini de etkiler.

Soğuk hava solumak, burun ve solunum yollarının içindeki sıcaklığı düşürür ve bu da damar daralmasına neden olabilir.

Damar büzülmesi, kan damarlarının daralması anlamına gelir ve dokulara kan akışını azaltır.

Burun ve solunum yollarının iç yüzeyinde, bu azalan kan akışı, normalde virüsleri enfeksiyona neden olmadan önce tespit edip ortadan kaldırmaya yardımcı olan yerel bağışıklık tepkilerini zayıflatabilir.

Soğuğa maruz kalma ve soğukla ilgili stres, özellikle hassas solunum sistemine sahip kişilerde, solunum yollarının normal işleyişini de bozabilir.

Bu etkiler birlikte, vücudun burun ve boğazdaki ilk savunma hatlarını baskılayabilir.

Bir diğer etkili faktör de kalabalık ve yakın temastır.

İnsan davranışlarındaki ve iç mekân ortamlarındaki mevsimsel değişiklikler de büyük rol oynar.

Soğuk hava, insanların daha fazla zamanı iç mekânlarda, genellikle başkalarıyla yakın temas hâlinde geçirmelerini teşvik eder.

Yetersiz havalandırmaya sahip kalabalık alanlar, virüs içeren damlacıkların havada birikmesine ve insanlar arasında bulaşma olasılığının artmasına neden olur. ‘GÜNEŞ GİRMEYEN EVE DOKTOR GİRER’ Hep söylenir ya; güneş girmeyen eve doktor girer.

Kış aylarında güneş ışığına maruz kalmanın azalması, deriden D vitamini üretiminin düşmesine yol açar.

D vitamini bağışıklık fonksiyonunun düzenlenmesinde rol oynar ve düşük seviyeleri daha zayıf bağışıklık tepkileriyle ilişkilidir.

Ne var ki iç mekân ısıtması, konfor için gerekli olsa da, havayı kurutur.

Kuru hava, burun ve boğazın iç yüzeyini kurutarak mukusun (sümüksü madde) etkinliğini azaltabilir.

Mukus normalde virüsleri yakalar ve mukosiliyer (hücresel salgı/sümük) temizleme olarak bilinen bir süreçle solunum yollarından uzaklaştırılmalarına yardımcı olur.

Bu sistem bozulduğunda, virüslerin hücreleri enfekte etmesi daha kolaylaşır.

Soğuk hava, astım veya alerjik rinit (yaygın olarak saman nezlesi olarak bilinir) gibi mevcut solunum yolu rahatsızlıkları olan kişiler için özellikle sıkıntılı olabilir.

Soğuk hava, özellikle kış aylarında ılıman bölgelerde grip ve koronavirüsler de dâhil olmak üzere solunum yolu enfeksiyonlarının daha yüksek oranlarıyla ilişkilendiriliyor.

Virüsler soğuk ve kuru havada daha uzun süre hayatta kalır ve daha kolay yayılır.

ENFEKSİYONDAN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?

Kış aylarında iç mekân havalandırmasını iyileştirmek ve yeterli nemi korumak bulaşma riskini azaltabilir.

Halk sağlığı mesajı olarak; yalnızca soğuğa maruz kalmanın hastalığa neden olduğu efsanesini abartmak yerine, virüslerin temas ve solunum yolu damlacıkları yoluyla nasıl yayıldığı hakkında sağlık farkındalığı üzerine odaklanmak en etkilisi olur.

Aksini iddia etmez kimse; evet soğuk hava ve hastalık birbiriyle bağlantılıdır, ancak birçok insanın sandığı şekilde değil.

Soğuk hava tek başına enfeksiyonlara neden olmaz.

Bunun yerine, solunum yolu virüslerinin gelişmesine olanak sağlayan biyolojik, çevresel ve sosyal koşulları şekillendirir.

Bu karmaşıklığı anlamak, soğuk algınlığı ve grip vakalarının neden kış aylarında zirve yaptığını açıklamaya yardımcı olur ve soğuk hava ile hastalık arasındaki basit ama yanıltıcı inancı ortadan kaldırırken, önleme için daha etkili stratejileri destekler.

İlgili Sitenin Haberleri