Haber Detayı

Gençler sıcak bakıyor, 60 yaş üstüyse huzurevinde yaşamak istemiyor
Kelebek hurriyet.com.tr
22/02/2026 00:00 (12 saat önce)

Gençler sıcak bakıyor, 60 yaş üstüyse huzurevinde yaşamak istemiyor

Eskiden kimsenin aklına ebeveyninin huzurevinde yaşaması ihtimali gelmezdi. Çoğumuzun büyüklerimizle güzel anıları var. Fakat Türkiye hızla yaşlanıyor. Bunun yanı sıra yaşam şartları değişip zorlaştı. Bu koşullar altında yaşlı kişiler için huzurevleri bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor. 60 yaş altı ve 60 yaş üstü 100 kişiye görüşlerini sorduk.

Biz ebeveynlerine sahip çıkan, onlara özen gösteren bir toplumuz.

Çoğumuz dedemizle, büyükannemizle aynı evin içinde büyüdük.

Fakat özellikle büyük şehirlerdeki zorlu yaşam koşulları birçoğumuzu huzurevi gibi çözümlere yöneltiyor.

Bakılanlar ve bakım verenler için bu kurumlar artık önemli bir seçenek.

Elbette sorunlar da yaşanıyor.

Devlete bağlı kurumlarda ücretsiz kalanlar da var, imkânı olup ödeme yapanlar da.

Özel olanların ücretleri hayli yüksek.

Yapılan son yüzde 35’lik zamla özellerde 100 bin, devlet kurumlarındaysa 20 bin lirayı aşan rakamlar söz konusu.

İşin bir başka boyutuysa yaşlıların büyük bölümü evinde kalmak istiyor; çiçeklerinden, kedilerinden ayrılmak istemiyor.

Fakat ihtiyaç duydukları bakıma da hepsi ulaşamıyor.

Üstelik Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye artık ‘çok yaşlı ülkeler’ kategorisinde.

Yaşlı nüfus kabul edilen 65 yaş ve üzerindeki kişi sayısı 2019’da 7 milyon 550 bin 727 kişiyken son beş yılda yüzde 20,7 artarak 2024’te 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaştı.

TÜİK’in tahminlerine göre yaşlı nüfusun oranının 2030 yılında yüzde 13,5 olacağı öngörülüyor.60 yaş altındaki 65 kişi ‘Ebeveyninizin huzurevinde yaşamasına nasıl bakıyorsunuz, siz böyle bir kurumda kalır mısınız’, 60 yaş üstü 35 kişi ‘Huzurevinde kalmak ister misiniz’ sorumuzu cevapladı. 60 yaş altında olanlardan güvenli ve konforlu olması şartıyla huzurevlerine sıcak bakanların sayısı epey fazla. 60 yaş üstü olanların çoğuysa evlerini tercih ediyor.

İşte aldığımız yanıtlardan bazıları...Kaç kurum var?◊ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 Eylül ayı itibariyle bakanlığa bağlı 17 bin 885 kişi kapasiteli 172 huzureviyle, bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde 15 bin 4 yaşlıya hizmet veriliyor.

Özel sektöre ait 19 bin 80 kişi kapasiteli 280 huzurevinde de 13 bin 633 kişiye bakım hizmeti sunuluyor.

Ayrıca kamu kurumlarına ait 1.647 kapasiteli 16 huzurevinde 1.119 yaşlıya daha hizmet veriliyor.

İnşaatı devam eden 710 kişi kapasiteli 6 huzurevinin 2026 yılında tamamlanması hedefleniyor.‘Ailemi göndermem ama kendim düşünüyorum’◊ Mustafa N. (44), makine mühendisi: Anne-babama kendim bakarım.

Bana gelince, kimseye yük olmak istemem, bu yüzden ilerleyen zamanlarda huzurevine gidebilirim.◊ Fatma B. (52), emekli: Annem, babam için doğru bulmuyorum.

Ama ben ve eşim eğer birbirimize bakamayacak duruma gelirsek birlikte huzurevinde yaşamayı düşünüyoruz, tabii ki emekli maaşımız yeterse.◊ Tülay B. (51), emekli: Annemi huzurevine bırakmam ama benim çocuğum beni bıraksın isterim.

Tek çocuğum var ve onun yaşlılığım için bir yatırım olduğunu düşünmesini istemem.◊ Zeynep Göllü (45), emekli: Olanaklarım ve gücüm elverdiği sürece ailemin alışık olduğu yuvasında olmasını isterim.

Kendi adımaysa vakti gelince uygun bir huzurevini kesinlikle tercih ederim.◊ Fulya S. (50), öğretmen: Kesinlikle arayıp sormak, ilgilenmek şartıyla sıcak bakıyorum.

Allah aşkına bana çocuklarım nasıl bakacak!

Huzurevleri arttırılmalı, şartları daha iyi hale getirilmeli.

Ben sağlıklıysam anneme bakarım.

Her mahallede bir yaşlı evi olmalı.◊ Şerif Yaşar (43), sanat tarihçisi: Çekirdek aile yapısının yaygınlaşması, ekonomik zorunluluklar ve zaman yetersizliği, evde yaşlı bakımını hem fiziksel hem de psikolojik açıdan son derece zor bir hale getiriyor.

Yaşlandığımda bir huzurevinde kalmayı kesinlikle düşünürüm. ‘Anne-babamı iç huzuruyla yatırırım’◊ Çisel Aşula (38), ekonomist: Huzurevinde yaşamak, yaşlı bireyler için doğru ve sağlıklı bir tercih olabilir.

İki çocuk annesi biri olarak yaşlanınca bir bakıcıya emanet edilip eve hapsedilmiş bir yaşam sürmek yerine; nitelikli bir bakımevinde yaşamımı sürdürmeyi daha sağlıklı ve insani buluyorum.◊ Dilara Akyol (28), eczacı: Kültürle, nesille ve ekonomik imkânlarla çok alakalı bir konu.

Belli bir yaştan sonra huzurevine yatmayı da yatırmayı da çok mantıklı buluyorum.

Kendi anne-babamı da iç huzuruyla yatırırım.◊ İpek I. (27) İşsiz: Toplumda çoğu zaman kötü bir yer ya da kötü bir fikir gibi görülse de bence huzurevleri gerekli ve yararlı.◊ Çisel Karacebe (33), sosyolog: Huzurevlerinin Türkiye’de ve dünyada çok iyi örnekleri var.

Büyüklerin hem toplumla kaynaşmasını sağlayacak, onların kendini tecritteymiş gibi hissetmeyecekleri ve iyi bir bakım aldıkları huzurevleri mümkün.60 yaş altı%54: “Büyüklerimizin huzurevinde yaşamasına olumlu bakıyorum.” %46: “Büyüklerimizin huzurevinde yaşamasını doğru bulmuyorum.”‘Mecbur kalınan yer değil, iyi bir yaşam alanı olmalı’◊ Devrim S. (43), sağlık teknisyeni: Önemli olan bunun bir ‘terk edilme’ gibi değil, kişinin hayat kalitesini arttıran bir tercih olarak görülmesi.

Bence esas yapılması gereken şey bu algıyı kırmak ve huzurevlerini ‘mecbur kalınan yer’ değil, iyi bir yaşam alanı haline getirmek.◊ Ş.

T. (56), iletişim danışmanı: Ülkemizde huzurevi algısının düzeltilmesi gerekiyor.

Huzurevi deyince yaşlıların baştan savılmak için götürüldüğü yer algısını kırmak çok önemli.

Aslında tam tersine kendi başına yaşamakta zorlanan yaşlılar için çok daha pratik ve sosyal bir ortam olduğunu anlatmak için uzun bir yol kat etmek lazım.

Ama bu yapılabilir.◊ Özge A. (39), kalite kontrol uzmanı: Hepimiz ailemizden uzakta yaşıyoruz.

Otel gibi bir huzurevinde kalsalar içimiz daha rahat etmez mi?

Tabii şartlar sebebiyle bu onlara o kadar da rahat söylenemiyor.

Huzurevine gitmek sanki kötü bir şeymiş gibi lanse ediliyor.

Adı kesinlikle huzurevi olmamalı.◊ Aslı Akyüz (45), planlama yöneticisi: Adının huzurevi olması bizim toplumumuzda yanlış anlaşılıyor.

Fakat bunun düzgün bir PR çalışmasıyla aşılacağını düşünüyorum.‘Şefkat aile üyelerinden alınmalı’◊ Meral Erdoğan (49), illüstratör: Huzurevleri bana bakım kadar terk edilişi de çağrıştırıyor.

Toplum olarak yaşlıları sevmekten söz ediyoruz ama onlarla yaşamaktan kaçıyoruz.◊ Selda M. (50), öğretmen: İlerleyen yaşta ihtiyaç duyulan şefkatin ancak aile üyelerinden alınabileceğini düşünüyorum.◊ Gökçe D. (42), şehir plancısı: Sadece aynı yaş grubundaki insanların bir arada yaşamasının çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.

Yaşam enerjisinin kuşaklararası etkileşimle canlı kaldığına inanıyorum.◊ Mustafa Gezer (45), emekli: “Anne ve babasına veya onlardan sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip de cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun.” Hz.

Muhammed’in bu hadisi benim konuya bakış açımı çerçeveliyor.

Annem sağ ve yanımda.60 YAŞ ÜSTÜ NE DÜŞÜNÜYOR?‘Yuvamdan ayrılma fikri mutsuz eder’◊ Sedef Akkaya (60), emekli otel işletmecisi: Eğer sağlıklıysam, evimi tercih ederim.

İhtiyaç duyduğum bir durumda olursam huzurevini isterim ama lüks bir huzurevi isterim.

Modern olsun, her imkânı olsun isterim.◊ Zafer Ünal (80), emekli: İnsan evinde olmalı, bakıcısı, bakacak kimsesi de varsa.

Belki imkânları olmayanlar huzurevine gidiyor.

O da paralı.

Tek başına kalırsam, o zaman huzurevine gitmek zorunda kalırım.

Çünkü insan tek başına yaşamaz.◊ Hüsne Ünal (73), ev kadını: Herkes orada mutlu olamıyor.

Evimde, tek odada yaşayayım.

Çocuklarıma “Sakın beni huzurevine göndermeyin” dedim.

Tanımadığım bir kişiyle beraber aynı odada kalmak falan bana çok zor gelir.◊ Gülhan Gezer (72), emekli: Büyük konuşmak istemiyorum ama yaşlandığımda tek bir oda da olsa, yalnız yaşamak istiyorum.◊ Nermin K. (69), emekli: Yaşlılarımız kendi kendine bakamayacak duruma geldiğinde, tüm kardeşler olarak bir şekilde onlara baktık.

Emekliydik ve böyle bir şansımız vardı.

Onları bir huzurevine vermeyi hiç düşünmedik.

Annem kendi evinde kalmak istiyordu.

Bahçesinde bir kedisi vardı ve onun aç kalacağından korkuyordu.

Annen ve baban da olsa insanın yükü ağır oluyor.

Çocuklarıma yük olmak da huzurevine gitmek de istemem.◊ Ali A. (72), emekli öğretmen: Evimde olmayı, bahçemdeki meyve ağaçlarıyla ve sebzelerimle ilgilenmeyi çok seviyorum.

Yuvamdan ayrılma fikri beni çok mutsuz eder.◊ Vildan Ö. (70), ev kadını: Allah muhtaç etmesin ama elden ayaktan düşersem itilip kakılmaktansa huzurevinde kalırım.◊ Emine E. (72), emekli: Ne huzurevi isterim ne çocuklarımın yanını.

Kendi evimde idare edebildiğim kadar edeceğim.

Yük olmak istemem ama destek olmaları gereken konularda da yanımda olmalarını bekliyorum.

Bazen bir pili bile değiştiremiyorum; takılacak yeri açamadığım için.◊ Özgül Ö. (63), emekli: Huzurevinde çok mutlu olan, arkadaşlıklar kuran, hatta evlenenler bile var.

Yaşlıların kimsesi yoksa güvende oldukları bir yer ama şartlar gerektirmiyorsa tercih etmem.◊ Rezzan Kitapçı (78), ev kadını: Çocuklarımdan ayrı yaşıyorum.

Evim, düzenim, çiçeklerim, mahallem var.

Başkasının evinde kalıyormuşum gibi hissettirir, rahat edemem.

Çocuklarım böyle bir şey teklif etse kızmam ama darılırım.60 yaş üstü%40: “Huzurevinde kalmak isterim.”%43: “Hayır istemiyorum.”%17: “Mecbur olursam, kalırım.” ‘Kimseye yük olmayayım’◊ İbrahim A. (60), emekli gazeteci: Devlet değil de özel yaşlı bakımevlerini tercih ederim.

Emekli maaşımla kira gelirimi vermeye razı olurum bu tarz merkezlere.◊ Gül Akyüz (75), emekli muhasebeci: Eğlenceli bir huzurevi olursa şu anda bile gidip yerleşmeye hazırım.

Ekmek elden su gölden, bol bol gezeyim.

Cam silme veya temizlik derdi de yok!

Köhne bir yerse tabii kimse oraya gitmek istemez.

Ama bunun için çok para tutmak lazım kenarda.◊ Haldun Akyüz (81), emekli gazeteci: Eğer düzgün bir huzureviyse hemen giderim, neden olmasın?

Elim ayağım tutsun, kimseye dert olmayayım.◊ Şenay Uğursal (85), ev kadını: İhtiyaçlarımı karşılayamayacak duruma gelirsem huzurevini tercih ederim ama çok pahalı.

Bu konu çok önemli.

Emekli maaşları çok düşük.‘Bir insanın bakımı teknik bir mesele değildir’Prof.

Dr.

İsmail Tufan, Akdeniz Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı◊ Huzurevleri belirli bir yaşa gelmiş insanların, geçmişteki deneyimleriyle geldikleri eğitim ve rehabilitasyon merkezleridir.

Bu merkezlerin, yaşlılara onurlu bir yaşamla sunulan imkânlar vasıtasıyla, bir nevi ‘tazelenme’ işlevi olmalı.◊ Huzurevleri, yaşlıların tek başına odalarında oturtulduğu, günlerini televizyon seyrederek ve boş oturarak geçirdikleri, belirli bir yaşa gelmiş bireylerin yerleştirildiği depolar değildir.◊ Dünya Sağlık Örgütü, 65 yaş üzerini yaşlı kabul eder.

Ülkemizde, huzurevine kabul edilmek için bazı kurallar vardır; 60’tan gün almış olmak, yoksul veya kimsesiz olmak gibi… Fakat biz huzurevine şu yaşta, bakımevine bu yaşta girilir diyemeyiz.

Kendi işlerini gören, bağımsız yaşayabilen birini de sırf yaşından dolayı huzurevine koyamayız.◊ Huzurevlerini ülkeler bağlamında karşılaştırmak zordur, hatta imkânsızdır.

Gayri safi milli hasıladan tutun, yaşlanma ve yaşlılığa bakış konseptlerine varıncaya kadar pek çok faktörün rol oynadığı kurumsal bir yapıdan söz ediyoruz.

Türkiye’de huzurevleri yetersizdir ve ülkemizde huzurevleriyle ilgili olumsuz bir önyargı vardır.

Yakın zamanda yaşanan bir örnek, bu olumsuz bakış açılarının nedenini gözler önüne sermiştir.

Söz konusu olumsuzluk, İstanbul’daki Özel Gözlem Engelli Bakımevi’nde bir bakıcının bakmakla yükümlü olduğu engelliye işkence ettiği video görüntülerinden açıkça görüldü.

Bu ilk defa yaşadığımız bir olay da değil.◊ Bir insanın bakımı, engelli veya yaşlı olsun, hiçbir zaman bir teknik mesele değildir.

İnsanın insana bakımı, daima ‘insanlık’ dediğimiz ve bunun altında vicdan, sorumluluk, empati, anlayış, hoşgörü gibi erdemleri anladığımız bir meseledir.◊ Türkiye’de iyi işleyen bir model anlamında, huzurevi/bakımevi örneği olarak Darülaceze konseptini gösterebiliriz.

Bu kurumlar, beşeri sermayeyle yürütülür.

Bir başka iyi örnek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Narlıdere Huzurevi’dir.

Özel huzurevleri, sosyoekonomik durumu yüksek düzeydeki kişilere uygulamalı gerontoloji hizmetleri vermektedir.◊ Bir huzurevinin kalitesini anlamak için personelin niteliğine bakmak gerekir.

Bir huzurevinde gerontolog olmaması bir eksikliktir.

Gerontolog, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, hemşire mutlaka bulunmalı.

Yaşlılara uygun mekânsal düzenlemeler yapılmış olmalıdır.◊ Huzurevlerinde, bilgi birikimini içeren beşeri sermaye önemli.

İnsanlarla çalışmak sabır ister, herkesin yapabileceği bir iş değildir.

İlgili Sitenin Haberleri