Haber Detayı

Emekli, öğrenci evsiz aynı masada
Ekonomi nefes.com.tr
22/02/2026 05:00 (1 saat önce)

Emekli, öğrenci evsiz aynı masada

İftar çadırlarındaki uzun kuyruklar, emekli, öğrenci ve ihtiyaç sahiplerini aynı sofrada buluştururken, çaresizliği gözler önüne seriyor...

İLKE ÇITIR / NEFESRamazan ayının başlamasıyla iftar çadırlarının önünde uzun kuyruklar oluşmaya başladı.

Kimi vatandaşlar mübarek ayda kalabalıkla iç içe olmak için çadırların yolunu tutarken çoğunluk ise maddi yetersizlik nedeniyle karnını doyurmak için uzun kuyruklara girdi.

Kimisi bir öğün ücretsiz yemek yiyebilmek için kilometrelerce yolu aştı.

Emeklinin, öğrencinin, evsizin yan yana oturduğu masalar, Türkiye’nin ulaştığı yoksulluk seviyesini gözler önüne serdi.Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) verilerine göre, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarı 31 bin 224 liraya ulaştı.

Yıllık mutfak enflasyonu ise ortalama yüzde 39.79 oldu.

Enflasyon karşısında çaresiz kalan dar gelirliye Ramazan ayında kurulan iftar çadırları fırsata dönüştü.Karnını dahi doyurmakta zorlanan vatandaş, bir öğün yemek için gerekirse kilometrelerce yolu aşıp iftar çadırlarına geldi.

Burada karnını doyuran dar gelirli, yanlarında getirdikleri yemek kaplarına artan yemekleri doldurup evlerine götürdü.

NEFES, Ankara’nın Cebeci semtinde bulunan ve Çankaya Belediyesi tarafından kurulan iftar çadırının nabzını tuttu.'AÇLIĞIMIZ YATIŞIYOR'Yaşlı annesiyle beraber yaşayan 50 yaşındaki Suna Özsoy, dul maaşıyla geçinmeye çalışıyor.

Özsoy, “17 bin lira dul maaşı alıyoruz.

Yeni yılla birlikte dul maaşlarına bin lira zam yaptılar.

Bir kilo kıyma parası zam.

Ben buraya gelip karnımı doyuruyorum.

Porsiyonlar küçük geliyor, karnımız doymuyor ama açlığımız yatışıyor” diye konuştu.‘UZUN YOLU AŞARAK GELDİM’İşçi emeklisi 68 yaşındaki Kartal Gazi, oturduğu semtte iftar çadırının kurulmaması üzerine kilometrelerce, uzun yolu aşarak Cebeci’de kurulan iftar çadırına geldi.

En düşük emekli maaşıyla eşiyle beraber geçinmeye çalışan Gazi, “Milletvekillerine bile 450 bin lira maaş yetmiyormuş. 20 bin lira emekli maaşı alan bizler ne yapacağız?

Pazara bile gidemez olduk.

Pancarın kilosu 100 lira olmuş, elma 80 lira.

Soğan, ekmek bulursak karnımızı doyuruyoruz.

Ucuz olduğu için tarihi geçmiş gıdalara yöneliyoruz.

Ramazan ayında çadıra gelip karnımızı doyuruyoruz” ifadelerini kullandı.‘PEYNİR İÇİN PARAMIZ YOK’Bir diğer işçi emeklisi Mustafa Başparmak, “Kahvaltıya peynir almamız için para biriktirmemiz lazım.

Dün menüde etli yemek vardı, çok sevindik.

Bolca patates, ekmek yiyerek karnımızı doyurmaya çalışıyoruz.

Tavuk bile artık alamıyoruz.

Ucuz şinitzel alıp tavuğa olan hasretimizi gideriyoruz.

Zenginler bizim yediğimiz yemekleri kediye, köpeğe veriyor” dedi.‘KYK’DA YEMEKLER KÖTÜ OLUYOR’Ankara Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi 23 yaşındaki Ercan Yardım, “KYK’da kalıyorum.

Yurtta çıkan yemekler çok kötü olduğu için dışarıda yemek zorunda kalıyorum.

Aylık yemeğe 15 bin lira para gidiyor.

Buraya verdiğim parayı kitaplarıma harcamayı isterdim.

Hiçbir öğrenci yemek yemek için sıra beklememeli” diye konuştu.‘ÇARESİZLİK YEMEĞİ ZEHİR EDİYOR’Bahattin Özdemir, 62 yaşında evsiz.

Şuan derma çatma bir yerde barındığını söyleyen Özdemir, “Erzincan’da çiftçilik yapıyordum.

Tarımın sonu geldiği için 30 sene önce büyük şehire geldim, gelmez olaydım.

Bir kaşık yemek yemek için sıra bekliyoruz.

Yemek yiyoruz ama çaresizlik yediğimiz yemeği zehir ediyor” dedi.‘65 YAŞINDA KUYRUKTAYIM’Memur emeklisi 65 yaşındaki Ahmet Demir, “Biz mecburen buralarda sıraya giriyoruz.

Aç kalıyoruz, buralarda doyuyoruz.

Şu sırada beklerken ‘yolumuzu kesenlerin yolu kapansın’ diyerek dua ediyorum.

Ben 35 yıl prim yatırdım, aldığım maaş 30 bin lira.

Primlerimi versinler emekliliğimi iptal etsinler” ifadelerini kullandı.‘DOĞAL GAZIM KAPALI ÇADIRA GELİYORUM’Ramazan ayının ikinci gününde Ankara’da Mamak Belediyesi tarafından kurulan iftar çadırında birçok vatandaş aynı sofrada orucunu açtı.

Yaşadığı sıkıntıları dile getiren bir vatandaş, “Doğal gazım kesildi.

Mansur Yavaş’ın verdiği 750 liralık karta üstüne para ekleyeyim dedim.

Karta 800 lira daha ek vergi geldi ve ben şu an evimde yemek yapacak, tencereye koyacak bir şeyim yok değil, var ama doğal gazım kapalı olduğu için buraya gelmek zorunda kaldım” dedi.63 yaşında işitme engelli bir kadın, eşinin de görme ve işitme engeli olduğunu, 88 yaşındaki yatalak babasına baktığını belirterek, “Ben buradan eve tek tek yemek götürüyordum.

Yetkili biri ‘saklama kabı getir’ dedi bak saklama getirdim yarım saattir burada bekliyorum” diyerek sitem etti.

İlgili Sitenin Haberleri