Haber Detayı

Yankı Bağcıoğlu: Savunma Sanayisini İktidar Olmamız Halinde 10 Kat Daha İyi Hale Getireceğiz
Güncel haberler.com
21/02/2026 19:21 (1 saat önce)

Yankı Bağcıoğlu: Savunma Sanayisini İktidar Olmamız Halinde 10 Kat Daha İyi Hale Getireceğiz

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, savunma sanayi politikalarına ilişkin "Yüz milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşan bu alanda etkin, şeffaf ve denetlenebilir bir proje yönetimi şarttır. Siyasi referansla atamalar yapılmamalı; liyakat esas alınmalıdır. İhaleler adil olmalı, hiçbir firma siyasi yakınlığı nedeniyle avantaj elde etmemelidir. Denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir; savunma sanayii sosyal medya paylaşımları üzerinden değil, kurumsal ve şeffaf bir yapıyla yönetilmelidir. Savunma sanayisini, iktidar olmamız halinde şu anki durumundan 10 kat daha iyi hale getireceğiz, tabiri caizse uçarcağız” dedi.

(İZMİR)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, savunma sanayi politikalarına ilişkin "Yüz milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşan bu alanda etkin, şeffaf ve denetlenebilir bir proje yönetimi şarttır.

Siyasi referansla atamalar yapılmamalı; liyakat esas alınmalıdır.

İhaleler adil olmalı, hiçbir firma siyasi yakınlığı nedeniyle avantaj elde etmemelidir.

Denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir; savunma sanayii sosyal medya paylaşımları üzerinden değil, kurumsal ve şeffaf bir yapıyla yönetilmelidir.

Savunma sanayisini, iktidar olmamız halinde şu anki durumundan 10 kat daha iyi hale getireceğiz, tabiri caizse uçarcağız" dedi.CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Milli Savunma Politikaları Paneli, Kültürpark'taki İzmir Sanat'ta gerçekleştirildi.

Panele CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, il ve ilçe yöneticileri, partililer, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) İzmir Şubesi üyeleri ile şehit aileleri ve dernekleri katıldı. "Toplum kavga değil, çözüm üreten siyaset istiyor" Panelin açılış konuşmasını yapan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Türkiye'nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan zor bir dönemden geçtiğini belirterek, şunları söyledi:"Türkiye Cumhuriyeti sıfırdan kurulmuş, 2000'li yıllara kadar dünya ekonomisinde 16. sıraya kadar yükselmiş, bölgenin en güçlü ülkelerinden biriydi.

Ancak gelinen noktada AKP iktidarıyla birlikte hem ekonomi hem de devlet yapısı anlamında zayıflamış bir ülke haline geldik.

Bu durum doğal olarak ekonomiye de yansıyor.

Bugün dünya sıralamasında yirmi beşinciliğe kadar gerilemiş bir ekonomiden söz ediyoruz.

Bu da hem dış politikada hem de iç dengelerde bizi güçsüz kılıyor.

Tek adam rejiminin yarattığı bu dengesizlik toplumda ayrışmaya ve mutsuzluğa neden oluyor.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak güçlü bir örgüte sahibiz ve ülkeyi nasıl yöneteceğimize dair parti politikalarımız doğrultusunda adımlar atıyoruz.

Toplum bizden sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin adını değil, ne yapacağımızı, nasıl ilerleyeceğimizi duymak istiyor.

Bu nedenle genel başkan yardımcılarımız ve Cumhurbaşkanlığı sürecinde görev alan milletvekillerimiz sahada, partili-partisiz ayrımı yapmadan vatandaşlarla bir araya gelerek politikalarımızı anlatıyor; toplumu nasıl bilinçlendireceğimizi, ülkeyi nasıl yöneteceğimizi paylaşıyor."Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir ankete göre AKP, yüzde 20 bandına gerilemiş durumda, MHP ise yüzde 4-5 bandında.

Yani toplamda yaklaşık yüzde 24 oy oranına sahip bir siyasi anlayış, toplumun geri kalan büyük çoğunluğunu yönetiyor.

Bu tablo aslında bizim daha güçlü durmamız ve kendimize güvenmemiz gerektiğinin göstergesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi ise yüzde 35'in üzerinde, yüzde 40 bandında Türkiye'nin birinci partisi konumundadır.

Bunu önce partililer olarak içselleştirmemiz, ardından politikalarımıza yansıtmamız gerekiyor.

Sahada güçlü olduğumuzu bilerek, eleştirileri kabullenerek ve bu eleştirilere nasıl çözüm üreteceğimizi anlatarak ilerlemeliyiz.

Kimin nereden geldiği değil, nasıl bir insan olduğu önemlidir.

Bunun işvereni yok; ahlaklı insanı ve ahlaksız insanı var.

Biz ahlaklı ve iyi insanlarla birlikte ülkemizi yönetmeye talip bir parti olarak bunu topluma doğru şekilde yansıtmalıyız.

Aramızdaki kavga kültürünü mutlaka bitirmemiz gerekiyor.

Toplum kavga eden değil, çözüm üreten bir siyaset görmek istiyor.

Bu çok kıymetli.

Biz önümüze bakacağız, iktidara geldiğimizde neler yapacağımızı net bir şekilde anlatacağız ve her yerde bunu güçlü biçimde ifade edeceğiz." "Milli güvenlik politika belgesi hazırladık" CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, konuşmasında milli savunma alanında belirledikleri 7 temel başlığı kamuoyuyla paylaştı.

Bağcıoğlu, şunları söyledi:"2023 Aralık ayındaki kurultaydan sonra yeni yönetimin oluşmasıyla birlikte Milli Savunmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevi yeniden yapılandırıldı ve Merkez Yönetim Kurulu'nda bu görev açık şekilde tanımlandı.

Daha önce farklı unvanlar altında yürütülen bu sorumluluk ilk kez bu şekilde kurumsal bir çerçeveye oturtuldu.

Bu süreçte kapsamlı bir Milli Güvenlik Politika Belgesi hazırladık.

Bu belge, parti programı ya da hükümet programından bağımsız olarak 'ne yapılacak' sorusundan çok 'nasıl yapılacak' sorusuna cevap veren yaklaşık 130–140 sayfalık ayrıntılı bir çalışmadır.

Emekli asker derneklerinden, savunma sanayii temsilcilerinden, şehit aileleri ve gazilerden, TSK'dan ayrılmış personelden görüşler aldık.

Örneğin parti programında 'askeri eğitim sistemi revize edilecek' ifadesi yer alıyorsa, bu revizyonun nasıl yapılacağına dair yol haritasını bu belgede ortaya koyduk.

İl ve ilçe örgütlerimizden gelen katkılar da değerlendirilerek bu belge son haline getirildi.

Son kurultaydan sonra ayrıca Cumhurbaşkanı Aday Ofisi oluşturuldu.

Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun liderliğinde, farklı kurullardan oluşan bir yapı hükümet programını hazırlamakla görevlendirildi.

Bu yapı 18 disiplin alanında çalışıyor; dış politikadan hukuka, enerjiden ekonomiye kadar geniş bir yelpazede.

MYK'da bu alanların üç ana başlıkta karşılığı var: Milli savunma, hukuk ve ekonomi."Biz hem hükümet programının hazırlanmasına katkı sunuyor hem de günlük politik gelişmelerde gerekli bilgilendirmeleri ve değerlendirmeleri iletiyoruz.

Emekli askerlerimizin 'süreç nasıl işleyecek' sorusu doğal; ancak aday ofisi ile parti yönetimi arasında tam bir uyum vardır.

Bu çalışmalara milletvekillerimizden oluşan bir kurul da destek veriyor.

Bununla sınırlı değil; emekli askerlerden, uzman erbaşlardan ve farklı alanlarda uzman birçok gönüllü isim hiçbir beklenti olmadan katkı sunuyor.

Örneğin lojistikle ilgili bir konu gündeme geldiğinde o alanda uzman arkadaşlarımıza danışıyoruz.

Milli savunma konuları diğer politika alanlarından farklıdır.

Yanlış bir açıklama hem siyasi hem de milli güvenlik açısından zarar doğurabilir; istihbarat anlamında kullanılabilir, moral motivasyonu etkileyebilir.

Bu nedenle özellikle son iki yıldır bu alanda yüksek düzeyde koordinasyon ve istişareyle hareket ediyoruz.

Ayrıca şunu da açıkça söylemek gerekir: Milli savunma konusunda bugünden kesin ve bağlayıcı kararlar açıklamak mümkün değildir.

Örneğin askerlik sistemiyle ilgili 'süre şu olacak, bedelli bu olacak' demek doğru olmaz.

Çünkü asker ihtiyacı, tehdit durumu, birliklerin yapısı gibi bilgiler şu an Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'ndadır.

İktidar sorumluluğu alındığında kurumlarla yapılacak değerlendirmeler sonrası nihai kararlar verilecektir" "TSK siyasetten ayrıştırılacak" TSK'nın tekrardan siyasetten ayrıştırılacağını ve personelin eğitimine de ağırlık vereceklerini vurgulayan Yankı Bağcıoğlu şunları kaydetti:"Temel hedeflerimize gelince; birincisi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yeniden tamamen siyaset dışı bir yapıya kavuşturulmasıdır.

İkincisi 'barışta caydırıcı, savaşta kazanan' bir TSK'nın güçlendirilerek sürdürülmesidir.

Üçüncüsü, personel temini, eğitimi, atama ve terfi süreçlerinin anayasa ve kanunlara uygun, liyakat esaslı, objektif ve adil biçimde yürütülmesidir.

Karar süreçleri keyfi olmamalı; Atatürk ilke ve inkılaplarına ve anayasal düzene sadakat temel alınmalıdır. 15 Temmuz sonrası yapılan yapısal değişikliklerin gözden geçirilmesi de bir diğer başlıktır.

Askeri sağlık sistemi, askeri eğitim sistemi, askeri yargı, komuta birliği gibi konular yeniden ele alınmalıdır.

Kuvvet komutanlıklarının Genelkurmay Başkanlığı ile ilişkisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik'in TSK ile koordinasyonu, doğal afetlerde TSK'nın rolü gibi alanlarda düzenleme gerekmektedir. 6 Şubat depremlerinde TSK'nın sahip olduğu imkan ve kabiliyetlerin daha etkin kullanılabilmesi gerektiği görülmüştür.

Ancak bu bir '14 Temmuz'a dönüş' değildir; geçen on yılın tecrübesi ışığında revize edilmiş bir yapı hedeflenmektedir. "Personel konusu hayati önemdedir.

En modern silah ve sistemlere sahip olsanız bile onları etkin kullanacak liyakatli, eğitimli ve motivasyonu yüksek personel yoksa başarı mümkün değildir.

Bugün ekonomik kriz herkes gibi TSK personelini de etkilemektedir.

Emekli personelin büyük bölümü yoksulluk sınırında maaş almaktadır; bazı rütbelerde aktif personel açlık sınırına yakın gelir elde etmektedir.

Emekli astsubaylar, uzman erbaşlar geçim sıkıntısı yaşamaktadır.

Zorlu coğrafi ve iklim koşullarında görev yapan, hayatını ortaya koyan personelin emeklilik sonrası yeniden çalışmak zorunda kalması kabul edilemez.

Özlük haklarının, sosyal hakların ve barınma imkanlarının iyileştirilmesi gerekmektedir.

İstanbul gibi yerlerde lojman sorunu ciddi boyuttadır; askeri alanların farklı amaçlarla değerlendirilmesi personeli mağdur etmektedir." "Savunma sanayisinde uçacağız" Savunma sanayini ayrı bir başlık olarak ele alınması gerektiğini belirten Bağcıoğlu, "Savunma sanayii de ayrı bir başlıktır.

Yüz milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşan bu alanda etkin, şeffaf ve denetlenebilir bir proje yönetimi şarttır.

Siyasi referansla atamalar yapılmamalı; liyakat esas alınmalıdır.

Genç mühendislerin yurt dışına gitmek zorunda kalması ülke için kayıptır.

Aynı projelerin farklı firmalara kayırmacı şekilde verilmesi kabul edilemez.

İhaleler adil olmalı, hiçbir firma siyasi yakınlığı nedeniyle avantaj elde etmemelidir.

Denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir; savunma sanayii sosyal medya paylaşımları üzerinden değil, kurumsal ve şeffaf bir yapıyla yönetilmelidir.

Savunma sanayisini, iktidar olmamız halinde şu anki durumundan 10 kat daha iyi hale getireceğiz, tabiri caizse uçarcağız" dedi.

Şehit aileleri ve gaziler vurgusu Konuşmasının son bölümünde şehit aileleri ve gazilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bağcıoğlu, bu konunun siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini ifade etti.

Bu alanda çeşitli kanun teklifleri hazırladıklarını belirten Bağcıoğlu, şehit yakınları ve gazilerin haklarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.Panel, katılımcıların yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından tamamlandı.

İlgili Sitenin Haberleri