Haber Detayı

Siperlerden yeşil sahalara: Modern futbolun kanlı doğumu
Spor odatv.com
21/02/2026 09:18 (3 saat önce)

Siperlerden yeşil sahalara: Modern futbolun kanlı doğumu

Dünya Savaşı döneminde futbol nasıldı... Pas oyununun dışlanan dahisi Jimmy Hogan’dan, 1914 Noel’inde silahları susturan meşin yuvarlağa ve kadınların engellenen yeşil saha ihtilaline... Futbolun az bilinen hikayelerini, İlhan Özgen "Futbol Tarihi 101" isimli kitabındaki çarpıcı detaylarla anlattı.

Bugün stadyumları dolduran on binlerce taraftar, izledikleri oyunun taktiksel temellerinin aslında 20. yüzyılın en büyük yıkımları arasında atıldığını bilmiyor.Futbol, sadece bir spor dalı olarak değil; savaşın, sanayinin ve toplumsal cinsiyet mücadelesinin tam ortasında, hayatta kalma çabasıyla şekillendi.MODERN OYUNUN "YASAKLI" MİMARI VE BİR ÇİFT YEŞİL ÇORAPModern futbolun bugün hayranlıkla izlediğimiz pas trafiği, sanılanın aksine İngiltere'nin o meşhur "vur-kaç" (kick and rush) kültürüyle doğmadı. 1900’lerin başında İngiliz takımları güç ve hızı kutsarken, Jimmy Hogan isimli bir futbol adamı, oyunun zekayla ve kısa pasla oynanması gerektiğini savunuyordu.

Kendi ülkesinde karşılık bulamayınca Hollanda ve Avusturya’ya giden Hogan, kıta Avrupası’nın futbol DNA’sını değiştirdi.Ancak bu büyük dahi, I.

Dünya Savaşı’nın ardından ülkesine döndüğünde sefaletle karşılaştı.

Federasyondan yardım istediğinde aldığı yanıt, spor tarihindeki en büyük vefasızlık örneği olarak kayıtlara geçti: Federasyon sekreteri, ona yardım etmek yerine bir çift yeşil çorap uzatarak cephedeki askerlerin bunlardan çok memnun kaldığını söyledi.

İlhan Özgen, Futbol Tarihi 101 isimli kitabında bu ana vurgu yaparak, İngiliz futbolu ile Hogan arasındaki o uzun sürecek küslüğün tam da bu noktada başladığını kaleme aldı.BİR ÇİFT ÇORAPLA GELEN İNTİKAM: 1953 WEMBLEY FACİASIHogan, federasyonun kendisine uzattığı o bir çift çorabı alıp kapıdan çıktığında sadece hayal kırıklığı değil, büyük bir öfke de taşıyordu.

İngiliz futbolu onu 'savaşta cephede olmadığı' gerekçesiyle dışlamıştı ancak Hogan, futbolun geleceğini cephede değil, sahadaki zekada görüyordu.Bu küskünlük Hogan’ı Avrupa’nın içlerine, özellikle Macaristan’a (MTK Budapeşte) geri itti.

İşte tarihin cilvesi burada devreye girdi.

Hogan, Macar futbolculara kendi deyimiyle 'İngilizleri yenecek' o pas oyununu öğretti.1953 Hogan’ın temellerini attığı o Macar ekolü, 1953 yılında Londra’daki Wembley Stadyumu'nda İngiltere’ye 'Yüzyılın Maçı' olarak tarihe geçen o meşhur 6-3’lük mağlubiyeti tattırdı.

İngilizler ilk kez kendi evlerinde kıta Avrupası'ndan bir takıma yeniliyorlardı.

Maçtan sonra Macarların efsanesi Sandor Barcs şu tarihi cümleyi kuracaktı: 'Biz futbol adına ne biliyorsak hepsini Jimmy Hogan’dan öğrendik.'SİPERLERDE SİLAHLARI SUSTURAN MEŞİN YUVARLAKTarihin en kanlı çatışmalarından biri olan I.

Dünya Savaşı'nın Batı Cephesi'nde, 1914 Noel'inde mucizevi bir olay yaşandı.

Alman ve İngiliz askerleri, gayriresmi bir ateşkes yaparak siperlerinden çıktı, birbirlerine hediyeler verdi ve bir futbol topunun peşinde koşturdu.

Bu an, futbolun ideolojiler ve savaşlar üstü gücünün en büyük simgesi kabul edildi.I.

Dünya Savaşı.

Savaş Bakanlığı'nın 1915'te yayımladığı İngiliz asker posteri.Savaş alanını bir spor alanına benzetiyor ve gençleri 'Futbol taburuna Katılın' diye teşvik ediyor.Ancak bu efsanevi maçın gerçekliğine dair tartışmalar hâlâ sürüyor.

Özgen, kitabında o gün orada bulunan askerlerin mektuplarına ve tarihçi Mark Connelly’nin şüphelerine yer veriyor.

Connelly, bu maçın kesin olarak oynandığına dair bahse girmeyeceğini söylerken; Özgen, bir maçın gerçekleştiğini iddia etmeyi bir nevi "2 + 2 = 5" demek gibi görenlerin de olduğunu hatırlatıyor.

Gerçek ne olursa olsun, o gün o siperlerde dönen top, tarihin en kanlı cephesinde silahları susturan yegane güçtü.FABRİKA KIZLARINDAN YEŞİL SAHALARA: KADINLARIN ALTIN ÇAĞIErkekler cephede savaşırken, İngiltere’deki fabrikalarda mühimmat üreten kadınlar ("Munitionettes"), boş vakitlerinde futbol oynamaya başladı.

Bu hareket kısa sürede bir fenomene dönüştü ve Dick, Kerr Ladies gibi takımlar 50 binin üzerinde seyirciyi stadyumlara çekmeyi başardı.

Dönemin en büyük yıldızı, 1.81'lik boyuyla rakiplerine korku salan Lily Parr idi.Dick, Kerr'in kadın futbol takımıAncak bu yükseliş, savaş bittiğinde erkek egemen otoriteleri rahatsız etti. 1921 yılında İngiltere Futbol Federasyonu, "futbolun kadınlar için pek uygun olmadığını" iddia ederek bu oyunu kadınlara yasakladı.Özgen’e göre bu yasak, futbol tarihinin en büyük toplumsal kırılmalarından biri ve kadınların sahalardaki ihtilalini on yıllarca geriye götürdü:"Bu yasak, kadınların sahalardaki ihtilalini on yıllarca geriye götürse de onları tamamen durduramadı.

Dünyanın dört bir yanında gösteri maçlarına devam eden kadınlar, 1969'da kendi federasyonlarını kurarak başlattıkları hukuk savaşını kazandılar.

Takvimler 1971'i gösterdiğinde, futbolun kadınlara 'uygun olmadığı' yönündeki o meşhur yasak, tarihin tozlu raflarına kaldırıldı."İNGİLİZLERE 'FENER' TOKADIFutbolun bir bağımsızlık bildirisine dönüştüğü en etkileyici sahnelerden biri de işgal altındaki İstanbul’da yaşandı. 29 Haziran 1923’te Fenerbahçe, işgal kuvvetlerinin en güçlü futbolcularından oluşan karma takımıyla karşı karşıya geldi.

Kazananın General Harington adına verilen kupayı alacağı bu maç, bir spor müsabakasından çok daha fazlasıydı.Zeki Rıza Sporel’in iki golüyle gelen 2-1’lik galibiyet, sadece sahada değil, o sırada Lozan’da barış görüşmeleri yapan Türk heyetinde ve tüm İstanbul halkında büyük bir sevinç dalgası yarattı.

Özgen, kitabında bu tarihi zaferin bir şehre ve bir heyete nasıl moral verdiğinin altını çizerken; bu gollerin aynı zamanda Türk Milli Takımı'nın gelecekteki başarılarının da müjdecisi olduğunu yazdı...30 Haziran 1923 tarihinde İstanbul'da yayımlanan Vatan gazetesinde Harington Kupası maçının haber fotoğrafi.

Kupürdeki yazı ise şu şekilde: *Fenerbahçe'nin parlak bir galibiyeti.

En kuvvetli Ingiliz oyuncularından mürekkep muhtelit takıma (1)e karşı (2) sayıyla galip geldi."Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri