Haber Detayı
İftarı hızlı yapanlar dikkat! Kalbini seven bu uyarıları dikkate alsın! Hızlı yemek yemek sanıldığı kadar masum değil! | Sağlık Haberleri
Ramazan boyunca süren açlığın ardından iftarda hızlı yemek yemek masum görünse de, sindirim sisteminden kalp sağlığına kadar birçok soruna yol açabiliyor. Uzmanlar, ani kan şekeri yükselmelerine ve mide rahatsızlıklarına karşı yavaş ve kontrollü beslenme öneriyor. İşte detaylar...
Ramazan’da yapılan en yaygın hatalardan biri iftarda aceleci davranmak.
Oysa yavaş yemek hem sindirimi kolaylaştırıyor hem de kan şekerinin dengede kalmasına yardımcı oluyor.
RAMAZAN’DA İFTARDA HIZLI YEMENİN OLASI ETKİLERİ Ramazan boyunca süren açlık ve susuzluğun ardından iftar saatinde hızlı yemek yeme eğilimi oldukça yaygındır.
Ancak gün boyu boş kalan mideye bir anda yüklenmek sindirim sistemini zorlayabilir, kan şekeri dengesini bozabilir ve akşamın geri kalanında çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir.
Hızlı yemek; mideyi aniden doldurarak sindirimi güçleştirir, yeterince çiğnenmeyen besinler nedeniyle gaz ve şişkinliği artırır.
Tokluk sinyali geç oluştuğu için fark edilmeden fazla yemek yenebilir.
Bunun sonucunda kan şekeri ani yükselip düşebilir; halsizlik, baş dönmesi ve çarpıntı gibi şikâyetler ortaya çıkabilir.
Ayrıca mide yanması, reflü ve iftar sonrası belirgin bir uyku hali de görülebilir.
Uzun vadede porsiyon kontrolünün zorlaşması kilo artışına zemin hazırlayabilir.
İFTARI DOĞRU ŞEKİLDE AÇMANIN ÖNEMİ İftara nasıl başlandığı, hem mide sağlığı hem de kan şekeri dengesi açısından belirleyicidir.
Amaç; sindirim sistemini yormadan vücudu beslenmeye hazırlamak ve ana öğüne kontrollü geçiş sağlamaktır.
Dengeli bir başlangıç için şu sıralama önerilebilir: - Önce birkaç yudum su ile sıvı kaybını telafi etmek - 1–2 adet hurma ile kontrollü ve hızlı bir enerji sağlamak - Ardından çorba ile mideyi yavaşça çalıştırmak - Ölçülü miktarda zeytin veya az tuzlu peynir gibi hafif besinler tüketmek Buna karşılık, çok yağlı, baharatlı ya da şekerli yiyeceklerle oruç açmak mide rahatsızlıklarını artırabilir.
KAN ŞEKERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLER Uzun süre aç kalan vücut, ilk alınan karbonhidratları hızla kana verir. Özellikle ekmek, pilav, makarna ve tatlı gibi besinler hızlı tüketildiğinde kan şekeri ani şekilde yükselir.
Kan şekerindeki bu hızlı artışa karşılık vücut fazla miktarda insülin salgılar.
Ardından kan şekeri hızla düşebilir.
Bu durum; ani acıkma, tatlı isteği, yorgunluk ve halsizlik hissine yol açabilir.
Yavaş ve kontrollü yemek ise kan şekerinin daha dengeli seyretmesini destekler.
SİNDİRİM SİSTEMİNE ETKİLERİ Oruç süresince boş kalan mide daha hassas hale gelir.
Yiyeceklerin hızlı tüketilmesi, mide kaslarının bir anda gerilmesine neden olarak hazımsızlık ve ağrı oluşturabilir.
Yeterince çiğnenmeyen besinler sindirimi zorlaştırır.
Ayrıca hızlı yemek sırasında daha fazla hava yutulur ve bu da şişkinliği artırır.
Mide asidinin artması yanma ve rahatsızlık hissine yol açabilir.
Yavaş yemek ve iyi çiğnemek bu şikâyetlerin azalmasına yardımcı olur.
KALP VE DOLAŞIM SİSTEMİNE ETKİLERİ Ani ve yoğun besin alımı kan basıncını ve kan şekerini kısa sürede yükseltebilir.
Bu durum kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Özellikle tuzlu ve yağlı yiyeceklerin hızlı tüketimi kalp üzerinde ek yük oluşturabilir.
Bazı kişilerde çarpıntı ve nefes darlığı hissi ortaya çıkabilir.
Kalp-damar hastalığı bulunan bireylerde bu etkiler daha belirgin olabilir.
Bu nedenle küçük lokmalarla, yavaş ve ölçülü yemek daha güvenli bir yaklaşım sağlar.
KİLO KONTROLÜNE ETKİSİ Beynin doydum sinyalini algılaması zaman alır.
Hızlı yemek, bu sinyal oluşmadan fazla kalori alınmasına neden olabilir. Özellikle hamur işleri, tatlılar ve beyaz unlu gıdalar hızlı tüketildiğinde kilo artışı daha kolay gerçekleşir.
Ayrıca kan şekerinin hızlı düşmesi iftar sonrası atıştırma isteğini artırabilir.
Bu alışkanlık sürdüğünde günlük kalori alımı yükselir ve kilo kontrolü zorlaşır.
İftarda yavaş yemek, iyi çiğnemek ve porsiyonları kontrol etmek hem sindirim sağlığını korur hem de kilo artışını önlemeye yardımcı olur.
Görsel Kaynak: istockphoto