Haber Detayı
Alüminyumda ikame baskısı
ABD’nin uyguladığı tarifelerin gölgesindeki alüminyum piyasası iki zıt kuvvet arasında sıkışmış durumda: Özellikle Kuzey Amerika’da tarifelerle yükselen primler sanayide alternatif arayışını hızlandırıyor. Kısa vadede oynaklık sürecek gibi görünse de, uzun vadeli güçlü talebin korunması bekleniyor.
EVRİM KÜÇÜK ABD’nin alüminyum ithalatına uyguladığı yüzde 50’lik gümrük vergisi sonrası fiyatlarda görülen sert yükseliş, Kuzey Amerika sanayisinde “ikame” tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Orta Batı primi son bir yılda neredeyse dört katına çıkarken, alüminyumun çelik, plastik ve hatta bazı uygulamalarda bakır karşısındaki rekabet gücü sorgulanmaya başladı.
Ancak sektör temsilcilerine göre tablo tek yönlü değil.
İnşaat ve otomotivde baskı artarken, yapay zekâ destekli veri merkezleri ve elektrik altyapısı yatırımları talebi canlı tutuyor.
S&P Küresel Alüminyum Sempozyumu’nda konuşan sektör yöneticileri, rekor prim seviyelerinin özellikle ambalaj ve dayanıklı tüketim tarafında maliyet baskısını artırdığını vurguladı.
Londra’da vadeli fiyatlar ton başına 3.000 doları aşarken, ABD Orta Batı alüminyum işlem primi şubat başı itibarıyla pound başına 1 doların üzerine çıkarak tarihi zirveleri test etti.
Bu artışta hem tarifelerin etkisi hem de ülke içi stokların kritik seviyelere gerilemesi belirleyici oldu.
Çelik ve plastik alternatifi masada Wells Fargo’dan Timna Tanners, fiyat makasının açılmasının bazı son kullanıcıları alternatif malzemelere yöneltebileceğini belirtiyor.
Özellikle içecek ambalajında alüminyum kutu ile plastik arasında maliyet farkının büyümesi, tüketici tercihlerinde değişime yol açabilir.
Otomotiv tarafında da benzer bir risk gündemde.
ABD’de otomotiv sacı tedarikinin önemli bölümünü sağlayan Novelis’in Oswego tesisindeki yangın sonrası arz daralırken, bazı üreticiler çelik kullanımını artırmaya başladı.
Kalıcı bir eğilim olması beklenmiyor Bununla birlikte sektör oyuncuları, geniş çaplı bir ikamenin kısa vadede sınırlı kalacağı görüşünde.
Emirates Global Aluminium Americas CEO’su Jake Skelton’a göre, özellikle otomotivde malzeme değişimi iki ila üç yıllık mühendislik ve tedarik süreci gerektiriyor.
Rio Tinto temsilcileri de alüminyumun hafiflik, yakıt verimliliği ve titreşim azaltma gibi yapısal avantajlarının devam ettiğini vurguluyor.
Bakır pahalılaştıkça alüminyum fırsat yakalıyor Öte yandan yükselen bakır fiyatları, bazı uygulamalarda alüminyum için yeni alanlar açıyor.
ABD’de bakır fiyatları yıllık bazda yüzde 30’un üzerinde artarken, HVAC ve elektrik uygulamalarında bakır yerine alüminyum kullanımının hızlandığı belirtiliyor.
Sektör tahminleri, bu eğilimin yıllık yüz binlerce tonluk ek talep yaratabileceğine işaret ediyor.
Yani alüminyum bir yandan ikame riskiyle karşı karşıyayken, diğer yandan başka metallerin yerini alma potansiyeli taşıyor.
Talep, gücünü yapay zeka ile veri merkezlerinden alıyor 2025’te ticaret gerilimleri ve fiyat şokları nedeniyle dalgalı bir seyir izleyen piyasa, 2026’ya karmaşık bir görünümle girdi.
İnşaat ve otomotiv siparişlerinde zayıflık sürerken; elektrik iletim hatları ve özellikle veri merkezleri güçlü kalmaya devam ediyor.
Yapay zekâ yatırımlarıyla hızlanan veri merkezi projeleri, yüksek iletkenlik ve hafiflik avantajı nedeniyle alüminyuma olan talebi destekliyor.
Sektör temsilcileri, veri merkezleri ve elektrik altyapısının önümüzdeki yıllarda en dinamik talep kalemleri olacağını, bu alanların fiyat dalgalanmalarına karşı görece daha dirençli seyrettiğini belirtiyor.
Buna karşın mevcut prim seviyelerinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığı konusunda görüş birliği var.
Kanada alüminyumu Avrupa’da rota değiştiriyor ABD’de stokların 150-175 bin ton aralığına kadar gerilemesi ve Orta Batı priminin rekor kırması, küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendirdi.
ABD’nin tarifeleri sonrasında Kanada menşeli düşük karbonlu alüminyum Avrupa’da güçlü talep buldu. 2025’in ilk 11 ayında 326 bin tonun üzerinde Kanada P1020 kalite metal Rotterdam’a ulaştı.
Ancak bazı Kanada metal sahipleri yüksek ABD primi nedeniyle yükleri yeniden batıya yönlendirmeyi değerlendiriyor.
LME fiyatındaki dalgalanma ve tarife maliyetinin belirsizliği ise fiziksel ticarette temkinli davranılmasına yol açıyor.