Haber Detayı
Ankara’da 4 İslami derneğin mühürlenmesine HÜDA PAR’dan tepki
HÜDA PAR, Ankara’da dört derneğin mühürlenmesine tepki göstererek kararların inanç ve örgütlenme özgürlüğü açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti ve idareye “hukuk içinde, ölçülü ve adil hareket edin” çağrısı yaptı.
HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı, Ankara’da faaliyet gösteren dört dernek hakkında verilen mühürleme kararlarına tepki gösterdi.
Açıklamada, söz konusu kararların örgütlenme özgürlüğü ile din ve vicdan hürriyeti açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu ifade edildi.
Mühürlenen derneklerin; Akyurt Gençlik Kültür Merkezi Dayanışma Derneği, Nebevi Davet İlim, Eğitim ve Yardımlaşma Derneği, Nasihat İlim ve Yardımlaşma Derneği ile Çağrı İlim, Eğitim, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olduğu belirtildi.
Açıklamada, Anayasa’nın 24. ve 33. maddelerinin inanç ve örgütlenme özgürlüğünü açık şekilde güvence altına aldığı hatırlatılarak, dernek merkezlerinde halı bulunması, çay ikram edilmesi veya namaz kılınması gibi hususların “lokal işletmeciliği” kapsamında değerlendirilerek kapatma gerekçesi yapılmasının hukuki tartışma doğurduğu kaydedildi.
HÜDA PAR, söz konusu uygulamaların inanç temelli faaliyetlerin kriminalize edilmesi anlamına gelebileceğini belirtti.
Derneklerin gençleri uyuşturucu, alkol ve toplumsal yozlaşmadan korumaya yönelik çalışmalar yürüttüğü, afet dönemlerinde sahada yer aldığı ve sosyal dayanışmayı güçlendirdiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda idareye çağrıda bulunularak, işlemlerin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde, şeffaf, ölçülü ve adil şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulandı; keyfî ve orantısız uygulamalardan kaçınılması talep edildi.
HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle; Ankara’da faaliyet gösteren; •Akyurt Gençlik Kültür Merkezi Dayanışma Derneği, •Nebevi Davet İlim, Eğitim ve Yardımlaşma Derneği, •Nasihat İlim ve Yardımlaşma Derneği, •Çağrı İlim, Eğitim, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği hakkında verilen mühürleme kararları, örgütlenme özgürlüğü ve din ve vicdan hürriyeti bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Anayasa’nın 24. ve 33. maddeleri inanç ve örgütlenme özgürlüğünü açık biçimde güvence altına almıştır.
Dernek merkezlerinde halı bulunması, çay ikram edilmesi veya namaz kılınması gibi hususların “lokal işletmeciliği” sayılarak kapatma gerekçesi yapılması; inanç temelli faaliyetlerin kriminalize edilmesini hedefleyen zihniyete su taşımaktır.
Gençleri uyuşturucu, alkol ve her türlü yozlaşmadan korumaya çalışan; afetlerde sahada yer alan; toplumsal dayanışmayı güçlendiren yapılar üzerinde idari baskı oluşturulması kabul edilemez.
Çağrımız nettir: İdare hukuk içinde kalmalı, şeffaf, ölçülü ve adil şekilde hareket etmeli; keyfî ve orantısız uygulamalara son verilmelidir.